12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/311 E. , 2024/1025 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede tespit edilen hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 18.10.2023 tarihli bozma ilâmı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık sübut bulan eylemi olası kastla işlemesine rağmen suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
2.Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; sanığa kusur izafe eden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunun yetersiz olması nedeniyle kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın tam kusurlu olduğunun kabulü ile eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanığın alkollü olması biçimindeki yetersiz gerekçeye dayalı olarak yasal koşulları oluşmadığı hâlde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin ve diğer kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi hükümlerinin uygulanmamasının isabetsiz olduğuna ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; 2,36 promil alkollü sanık sürücü İsmail'in, sevk ve idaresindeki otomobil ile 06.10.2022 tarihinde gece saat 21.40 sıralarında, açık havada, aydınlatması mevcut ve azami hız limitinin 70 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş, toplam 7 metre genişliğindeki iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz, görüşe engel bir durumun ve yol sorununun bulunmadığı caddede beyanına göre 50 - 55 kilometre/saat hızla seyir hâlindeyken, gidiş istikametine göre yolun solundan sağına yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan Melisa'ya aracının ön kısımlarıyla yaya geçidi üzerinde sol şeritte önlemsizce çarpması akabinde 22 metre ileriye savrulan yayanın öldüğü, kazanın oluşumunda ilk geçiş hakkını yaya geçidi üzerinden geçiş yapan yayaya vermeyen ve mahal şartları üzerindeki mevcut hızıyla tedbir almadan yayaya çarpan sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, ayrıca, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde 2,36 promil alkollü olarak ... kullanan sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, tek bir bilinçli taksir oluşturan hâlin söz konusu olmasından dolayı bilinçli taksir artırım oranı (1/3) olarak belirlenmek suretiyle Dairemizce verilen bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafileri ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.