Esas No
E. 2023/2966
Karar No
K. 2024/74
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/2966 E.  ,  2024/74 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2017/239 esas, 2017/549 sayılı kararının 10.10.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 29.07.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hükmün açıklanması ile birlikte basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli ve 2020/772 esas, 2021/280 karar sayılı hükmün, itiraz edilmeksizin 13.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli ve 94660652-105-06-13448-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24067 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24067 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre,

1.Sanık hakkında basit yargılama usülü uygulanmasına karar verilmesine rağmen, sanığa duruşma günü tebliğ edilirken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/2. maddesi uyarınca beyan ve savunmalarını 15 gün içinde bildirmesi gerektiğine dair ihtaratlı davetiye çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesinde,

2.Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 18 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun'un ''Basit Yargılama usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin inceleme konusu birinci ve ikinci fıkraları; ''(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir....'' Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin üçüncü fıkrasının; “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” Şeklinde düzenlenmiştir.

4.İncelenen dosyada; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2017/239 esas, 2017/549 sayılı kararının 10.10.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 29.07.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hükmün açıklanması ile birlikte sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli ve 2020/772 esas, 2021/280 karar sayılı hükmün duruşmalı inceleme sonucu verildiği, tensipte de basit yargılama usulünün uygulanmasına dair karar verilmediği ve sanığa ihbar yazısı ekleri ile birlikte duruşma gününe ilişkin davetiyenin gönderildiği, hüküm fıkrasında da sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki indirimin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla; (1) numaralı kanun yararına bozma talebi sonuca etkili olmaması nedeniyle yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

5.Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 18 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin birinci fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

6.Daha önce hapis cezası bulunmayan, sanığın mahkum edildiği 18 gün hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli ve 2020/772 esas, 2021/280 karar 2.Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli ve 2020/772 esas, 2021/280 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

2.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendin üçüncü paragrafın devamına,“Sanığa verilen 18 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL'den sanığın neticeten 360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.