1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/1962 E. , 2024/1071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2017/352 Esas, 2018/499 Karar sayılı kararı ile,
a)Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ve 1000 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)Sanık ... hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/746 Karar sayılı kararı ile katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,
a)Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 25 ... maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine,
b)Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
c)Sanık ... hakkında nitelikli tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi, sanıklar ... ve ... hakkında eksik araştırmaya, sanıkların kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, meşru savunma koşullarının oluşmadığına, sanıkların eylemi tasarlayarak işlediklerinden bahisle suç vasfına,
2.Cumhuriyet savcısının Temyiz İstemi, sanık ...'ın nitelikli tehdit suçunun sübuta erdiğine, sanık ...'ın eyleminin ağır tahrik altında kasten öldürme suçunu oluşturduğundan bahisle meşru savunma koşullarının oluşmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü sabah 09:00 sıralarında maktul ...'in, sanık ...'ın babasına ait işyerinin bulunduğu Kaptan ... Merkezi adlı binanın önüne geldiği, olay yerinde bulunan iki farklı işyerine ait kamera görüntüleri incelendiğinde, o sırada sanık ... ve kardeşleri birleşen dosyanın sanığı ... ile tanık ...'in de ... merkezinin kapısından dışarı çıktıkları ve maktulün yanına doğru yaklaştıkları, burada kısa bir süre görüştükleri, bu sırada sanık ...'ın elinde ne olduğu kesin olarak belli olmayan bir cismi (kendi beyanına göre siyah bant sarılı sopayı) maktule doğru tuttuğu ve elindeki bu cisimle maktul ile konuştukları, ne konuşulduğu bilinmemekle birlikte kamera görüntüleri incelendiğinde, sanıklar ..., ... ve tanık ...'in, maktulün yanına birlikte gitmeleri, ...'ın elindeki cisimi maktule doğru tutarak konuşması neticesinde, maktulün kendisine yönelik bu hareketleri tehdit olarak algıladığı ve bu esnada maktulün elini belinde bulunan silaha atması üzerine sanıkların olay yerinden kaçıştıkları, maktulün eline aldığı tabanca ile sanık ...'ın peşinden gittiği, bu esnada saklandığı yerden çıkan sanık ...'ın, duvarı kendisine siper edinerek maktulün arkasından seslenmek suretiyle ona doğru üzerinde bulunan ruhsatsız silahla bir el ateş ettiği, bunun üzerine maktulün geri dönerek sanık ...’ın bulunduğu yere doğru geldiği, sanık ...’ın ... yerinin duvarını kendisine siper ederek beklemeye başladığı, bu sırada maktulün sanık ...’ın bulunduğu yere doğru ateş ettiği ancak sanık ..., duvarı kendisine siper aldığından atışların isabet etmediği, kaldı ki maktulün doğrudan siper alan sanığı hedef alarak ve öldürme kastıyla ateş ettiğine dair dosyaya yansıyan her hangi bir delilin bulunmadığı, kamera görüntülerine bakıldığında maktulün siper almaksızın ... merkezi kapısını görecek şekilde durduğu, bu esnada sanık ...'ın bulunduğu yerden, açık alanda bulunan maktule doğru yaklaşık 17 metre mesafeden hedef gözeterek bir el ateş ettiği ve maktulün göğüs bölgesine isabet eden bu atış nedeniyle kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşılmakla sanık ...'ın kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
Sanık ...'ın sanık ... ile birlikte olay öncesi fikir ve eylem birliği çerçevesinde müşterek fail sıfatıyla hareket ettiğinin sabit olmadığı, bununla birlikte kamera görüntülerinin incelenmesinde maktulün olay yerine tek başına geldiği, sanık ... ile birlikte sanık ... ve kardeşleri tanık ...'in birlikte maktulün bulunduğu yere gittikleri, sanık ...’ın, elinde ne olduğu kesin olarak tespit edilemeyen bir cismi (kendi beyanına göre siyah bant sarılı sopa) maktule doğru yöneltmesi üzerine, buna tepki olarak tek başına olan maktulün elini beline atıp silahını çıkardığı, bunu gören sanıklar ... ile ... ve tanık ...'in kaçmaya başladıkları, maktulün ...'ın peşinden koştuğu da gözetildiğinde sanık ...'ın eyleminin kasten öldürme suçuna uymayıp sanıklar ve maktulün ilk konuşmaya başladıkları sırada tehdit ifadesi olarak tam olarak ne dediği sabit olmamakla birlikte, ele geçirilemeyen ve kamera görüntülerinde 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılan ve niteliği kesin tespit edilemeyen elindeki cismi silah gibi kullanmak suretiyle maktule yönelik silahla tehdit suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2.Sanık savunması, tanıkların anlatımları, görüntü izleme tutanakları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.08.2016 tarihli otopsi tutanağı, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan 29.08.2016 tarihli uzmanlık raporu, yazı cevapları, olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü sabah 09:00 sıralarında maktulün, sanıkların babasına ait işyerinin bulunduğu Kaptan ... Merkezi adlı binanın önüne geldiği, olay yerinde bulunan iki farklı işyerine ait kamera görüntüleri incelendiğinde, o sırada sanık ... ile kardeşleri ... ve tanık ...'in de ... merkezinin kapısının önünde bulundukları, sanıkların aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre, maktule "Hoşgeldin amca" dedikleri, ancak maktulün belinden bir silah çıkararak sanıklara ''babanız nerede ulan hepinizi öldüreceğim'' şeklinde söz söylemesi üzerine sanık ... ile sanığın kardeşi ...'in ... merkezine doğru, diğer sanık ...'ın ise ... sokağı tarafına doğru kaçmaya başladıkları, sanık ...'ın da kaçarken elini beline doğru atarak olayda kullandığı 7,65 çapındaki tabancayı çıkardığı ve doğruca ... merkezine girdiği, aynı şekilde sanık ...'ın da kaçarken elini beline atıp üzeri bantla sarılı bir sopa çıkardığı, maktulün elindeki silahla ...'ı kovalamaya başladığı ve arkasından bir el ateş ettiği esnada sanık ...'ın ... merkezinden çıkarak kardeşi ...'ı kovalayan ve ateş eden maktulün arkasından havaya bir el ateş ettiği, nitekim ...'ın söz konusu atışı gerçekleştirdiği yerde bir adet 7,65 çapında kovan bulunduğu, bunun üzerine maktulün ...'ı kovalamaktan vazgeçerek geri döndüğü ve ...'ın bulunduğu yöne doğru iki el ateş ettiği, maktulün ateş ettiği doğrultuda bulunan eczane camında bir adet mermi giriş deliği ve eczane içinde de deforme olmuş mermi gömlek parçası bulunduğu, yine maktulün ateş ettiği doğrultuda bulunan ... ... adlı işyerinin camında da bir adet mermi giriş deliği bulunduğu, ayrıca maktulün sözü edilen iki atışı gerçekleştirdiği yerde iki adet 9 mm çapında kovan bulunduğu, maktulün kendisine doğru ateş etmesi üzerine ...'ın tekrar ... merkezine doğru kaçtığı ve ... merkezi kapısında siper aldığı, maktulün ise kamera görüntülerine bakıldığında siper almaksızın ... merkezi kapısını görecek şekilde durduğu, bu esnada ...'ın maktule doğru yaklaşık 17 metre mesafeden bir el ateş ettiği, ...'ın bu atışı gerçekleştirdiği yerde de bir adet 7,65 çapında kovan bulunduğu, bu atışın maktulün göğüs bölgesine isabet ettiği ve mermi çekirdeğinin maktulün sırt bölgesinden çıktığı, yaralanan maktulün kaldırıldığı ... Devlet Hastanesinde vefat ettiği, sanık ...'ın olay yerinden kaçtığı, ancak aynı gün içinde kolluk kuvvetlerine teslim olduğu anlaşılan olayda; Maktulün saldırgan bir tutum takınarak sanıklar ve tanık ... ile tartıştığı, daha sonra silahını çektiği önce sanık ...'a, daha sonra da sanık ...'a silahla ateş etmek suretiyle saldırıda bulunduğu, maktulün saldırılarına ısrarla devam etmesi üzerine sanık ...'ın tek el ateş ederek maktulü öldürdüğü, somut olayın gelişimine göre maktulün saldırısının haksız olduğu, sanık ...'ın kendisinin ve kardeşinin yaşam hakkına yönelik bir saldırı olduğu, sanık ...'ın ateş etme eyleminin saldırı ile eş zamanlı olduğu, maktulün öldürme suçu yönünden etkili olan tabancayla ateş etmesi ve eylemi sürdürmede ısrarlı davranması sebebiyle sanık ... yönünden savunmada zorunluluk bulunduğu, tabanca ile yapılan saldırıya yönelik savunmanın da orantılı olacak şekilde yine tabanca ile yapıldığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 25 ... maddesi kapsamında meşru savunma koşullarının oluştuğu kabul edilerek sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında ise, her ne kadar kasten öldürme suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın maktulü öldürmeye yönelik bir eyleminin olmadığı, maktulün belinden silah çıkartıp, sanıklara ve sanıkların kardeşi ...'e doğru silahı doğrultup "Babanız nerede ulan, hepinizi öldüreceğim" demesi üzerine kendini korumak için belinden bir sopayı çıkartıp kaçmaya başladığı, bu şekilde sanık ...'ın, üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediğine dair mahkûmiyeti için elverişli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediğinden sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında 6136 sayılı Yasa'ya Aykırılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenlemede dikkate alındığında kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünde Oluşa, dosya kapsamına ve yerinde görülen gerekçeye göre tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ...
Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olay günü maktulün aralarında miras meselesi nedeni ile ihtilaf bulunan sanıkların ... yerinin bulunduğu sokağa sabah erken saatte esrar kullanmış vaziyette geldiği, orada bulunan ... ocağında oturduğu sırada tanık ...' e "... ile işim var kimi bulursam öldüreceğim, keseceğim" dediği, ... ocağından çıkıp yürüdüğü sırada sanıklar ... ve ... ile kardeşleri olan tanık ... ile karşılaştığı, tanık beyanlarına göre maktulün "babanız nerede ulan hepinizi öldüreceğim" dediği, konuşma sırasında maktulün silahını çıkarması üzerine sanık ...'ın ... Sokağı tarafına, sanık ... ve tanık ...'in ise ... merkezine doğru kaçtıkları, maktulün sanık ...'ı elindeki silahla kovaladığı, bunun üzerine sanık ...' ın önce maktule doğru koşarak havaya ateş ettiği ve sonrasında ... merkezi kapısını kendisine siper alarak ve hedef gözeterek maktule doğru ateş etmesi sonucunda maktulün göğüs bölgesine aldığı isabetle vefat ettiği anlaşılan olayda, sanık ...'ın, kardeşi ...'ın maktul tarafından silahla kovalanması nedeni ile kardeşine yönelmiş ve gerçekleşme biçimi itibariyle haklı ölüm endişesi doğuran haksız saldırıyı o anki hal ve şartlara göre, saldırıyla orantılı bir şekilde defetme zorunluluğunda bulunmasına rağmen, kapıldığı endişe ve panik duygusunun etkisi altında hareket ederek üçüncü kişi olan kardeşi ... yararına meşru savunma sınırını mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığının anlaşılması nedeni ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun' un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde meşru savunma nedeni ile beraatine karar verilmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında 6136 Sayılı Yasa'ya Aykırılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/746 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık ...
Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri kasten öldürme suçunun 5237 sayılı Kanun'un 27 ... maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşması nedeniyle yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/746 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y
Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre, olay günü maktulün aralarında miras meselesi nedeni ile ihtilaf bulunan sanıkların ... yerinin bulunduğu sokakta sanık ... ve kardeşleri olan sanık ... ve tanık ... ile karşılaştığı, tanık beyanlarına göre maktulün "babanız nerede ulan hepinizi öldüreceğim" dediği, konuşma sırasında sanık ...'ın elinde sopa bulunduğu, maktulün silahını çıkarması üzerine sanık ...'ın ... sokağı tarafına, sanık ... ve tanık ...'in ise ... merkezine doğru kaçtığı, maktulün sanık ...'ı kovaladığı esnada ateş ettiği, bunun üzerine sanık ...'ın maktule doğru koşarak havaya ateş ettiği, maktulün kendisine doğru ateş etmesi üzerine ... merkezi kapısına siper alarak ve hedef gözeterek maktule doğru 17 metre mesafeden ateş etmesi sonucunda maktulün göğüs bölgesine aldığı isabetle vefat ettiği anlaşılan olayda, maktulden kendisine ve kardeşine yönelen haksız saldırı bulunduğu anlaşılmış ise de, anılan haksız saldırıyı aralarında bulunan mesafe dikkate alındığında saldırı ile orantılı biçimde defetmek imkanına sahip olduğu halde, orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde ... bölgesi olan göğüs bölgesine hedef gözeterek ateş etmek suretiyle maktulün ölümüne sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında meşru savunma şartlarının oluşmadığı ve sanığın ağır haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu işlediği hususu gözetilmeksizin yazılı şekilde meşru savunma nedeni ile beraatine karar verilmesi yönünden hüküm usûl ve yasaya aykırı görüldüğünden sayın çoğunluğun aksi yöndeki düşüncesine katılmıyorum.