11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
Av. ... -
...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı Vekilinin Dilekçesinde Özetle müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile, davacıdan iki sütunluk lift satın alınıp davalıya ait dükkana kurulduğunu, liftlerin kurulumundan iki hafta sonra tanık olarak gösterdikleri ...'e ait ... plakalı aracın liftin eğilmesi nedeniyle düşmesi durumunun davacıya bildirildiğini, onun da zararı bakiye alacaktan mahsup ederek karşılayacağını kabul ettiğini, liftin düşmesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, müşterinin zararının kalan bakiyeden fazla olduğunu, zarar bedeli harici ödenmesi gereken tüm meblağı davacıya ödemesi nedeniyle müvekkilin borcunun kalmadığını, ayrıca çalışan personel ...'ın bütün bunlara tanık olduğunu, liftin arızalı çıktığına dair karşı tarafa bir tebligat veya ihtar durumu olmadığını, ancak şifahi olarak görüşme ve telefon ile çağrılması sonucu kazanın görüldüğünü bildirerek davanın reddini istediği görülmüştür.
DELİLLER
.... nolu dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... (davacı), borçlusunun ...,takip konusunun 17.09.2014 tarih ve 4.400- TL'lik faturaya dayanılarak % 11.50 faizi de 298,25-TL olmak üzere toplam 4.698,25-TL'nin tahsili olduğu,borçlu itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan raporda "... taraflara ait defter kayıtlarında 4.400-TL bakiye kaldığı, davacının yaptığı takibin defter kayıtlarındaki bakiye alacağa göre usulüne uygun olduğunu, davalının iddia ettiği hususları bildirir tutanak veya belgeye rastlanılmadığını, davalının takip tarihinden önce davacıya ayıplı bir mal teslimi veya hizmet kurulumu yaptığına ilişkin çekilen bir ihtar veya uyarı yazısının olmadığını, davalının itirazında haklı olup olmadığı husususun mahkemenin takdirinde olduğunu" belirttiği , davalı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda; f"aturada belirtilen hususların taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığını, ihtilafın meydana gelen kaza nedeniyle davalı tarafından bir bedel harcandığı ve bunun davacının bilgi/talebiyle bakiye alacağa mahsup edilmiş olmasına rağmen icra takibi yapılması hususları ile meydana gelen kazada kusurun kimde olduğu konusu olduğunu belirten davalı vekilinin söylediği bu kusur incelemesinin teknik bir konu olarak Makine Mühendisini ilgilendirdiğini ve yerinde yapılacak keşif ile incelemenin davaya bir yarar sağlayamayacağını" bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin .... sayılı ilamı ile "...Yukarıdaki deliller ile tüm dosya kapsamından, faturada belirtilen hususlar taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. İhtilaf, meydana gelen kazadan dolayı ayıplı ifa ve sözlü mahsuplaşma nedeniyle bakiye alacak olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Malın ayıplı çıktığı iddiasının kişisel def'i olup her türlü delille ispatı mümkün olduğundan tanıklar dinlenmiş, tanıkların doğruladığı gibi liftin düştüğü ve kazanın meydana geldiği, davacının iddia ettiği gibi kullanım hatası olduğu konusunun kanıtlanamadığı, sırf ihbar yapılmamasının bunu göstermeyeceği, davalı tarafın ileri sürdüğü gibi ayıplı ifa ve sözlü mahsuplaşma kanıtlandığından davacının, kurduğu faturaya konu liftin eğilmesi nedeniyle düşüp hasara uğrayan araç nedeniyle davalının yaptığı masraflardan dolayı davacıya borçlu olmadığı anlaşılmakla ...Davanın REDDİNE " karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz ilamının davacı tarafça istinafı üzerine dosyanın .... sayılı ilamı ile "... Somut olayda mahkemece satım sözleşmesine konu malın davalı yana teslim edildiği hususu ihtilafsız olduğundan ayıplı bir mal satışı olup olmadığına ilişkin bir başka ifade ile montajın davacı yanca yapılmış olması nedeniyle kusurlu olarak ifa edilip edilmediği, liftte meydana gelen kazanın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönünde teknik bir inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca ayıplı mal satışı yapıldığı hususu tespit edilir ise ayıbın niteliği de belirlenerek yukarıdaki anlatımlarda bahsi geçen muayene ve ihbar yükümlülükleri üzerinde de durularak ispat yükü üzerinde olan davalı yanca teslim edilen malın ayıplı olduğu ve muayene ve ihbar yükümlülüklerin yerine getirildiği hususunun usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiği, tanık ile ispatın mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verildiği görülmüştür. Taraf vekillerinin 29/03/2024 tarihli dilekçeleri ile sulh olduklarını davanın konusuz kaldığını, karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini belirttikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Sulh müessesi 6100 sayılı HMK'nın 313 .maddesinde " (1)Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 315.maddesinde " (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı tarafça davalıya satılan faturalı ürün (lift) bedelinin tahsili davalı sigorta tarafından ürünün ayıplı olduğunu, liftten araç düşmesi üzerine davalının daha fazla zararının bulunduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiş ise de ; yargılama safahatında ,tarafların sulh oldukları bu kapsamda davanın konusuz kaldığı, taraf vekillerinin dilekçeleri, ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla HMK 313,315 maddeleri gereği aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
1.Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2.Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 75,15-TL 'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 342,45-TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak lehlerine vekalet ücretine yer olmadığına,
4.Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi. 01/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)