Esas No
E. 2022/6455
Karar No
K. 2024/1070
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/6455 E.  ,  2024/1070 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği kesin olduğu anlaşılmış ise de; katılan vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca temyiz edilebilir olduğu,

Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli hırsızlık suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2018/158 Esas, 2019/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli hırsızlık suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/3111 Esas, 2019/3142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısının (aleyhe), katılan ... vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi özetle, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarının sübuta erdiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Maktulün evinde erkeklerle para karşılığında cinsel ilişkide bulunarak geçimini sağladığı, sanığın ise inşaat ustası olduğu, olay tarihinden 10 gün kadar önce sanığın tanık ...'den para karşılığında cinsel ilişkiye girebileceği bir kadının telefonunu istediği, tanığın da maktulün telefonunu sanığa verdiği, olay günü saat 07.21'de tanık ...'nın kendi cep telefonu ile maktulü arayıp uygun olup olmadığını sorduğu, maktulün uygun olduğunu bildirmesi üzerine tanık ...'ı maktulün evine götürdüğü, araçta kaldığı ve tanık ...'ın maktul ile 70 TL karşılığında cinsel ilişkiye girdiği, maktulün cinsel organına boşaldığı, maktulün ...'a peçete vererek cinsel organını silmesini istediği, kendisinin de banyoya gidip temizlendiği, tanık ...’ın evden çıkarak kendisini bekleyen tanık ... ile birlikte geri döndükleri, saat 10:01’de sanığın maktulü aradığı ve 100 TL karşılığında cinsel ilişkiye girmek için anlaştıkları, maktulün "... mahallesindeki pazar yerinin oraya gel" dediği, sanığın belirtilen yere aracı ile gidip saat 10:15 ve 10:17'de iki kez maktulü aradığı ve buluştukları, her ne kadar iddianame ve mütalaada bu zaman diliminde maktul ile sanığın buluşamadıkları üzerinde durulmuş ise de, sanığın baz kayıtları itibariyle maktulün evinin yakınında maktulün ise evinde olduğunun sabit olduğu, sanığın önceden arayıp maktulden randevu aldığı, buluşamadıklarına ilişkin hiç bir delil bulunmadığı, sanık savunmasına bu yönüyle itibar edilmesi gerektiği, maktul ile buluşan sanığın anlaştıkları şekilde cinsel ilişkiye girdikleri, maktulün sabah tanık ...’a yaptığı gibi sanığa da peçete verdiği ve cinsel organını temizlemesini istediği, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ısrarla maktulün evindeyken maktulün telefonda biriyle görüştüğünü duyduğunu beyan ettiği, iddianamede bu hususun sanık aleyhine bir delil olarak gösterildiği, çünkü sanığın savunmasında 10:15 itibariyle maktulün evine geldiğini, yarım saat burada kaldığını beyan ettiğini, maktulün bu zaman diliminde bir görüşmesinin olmamasının da sanığın yalan söylediğine ya da 12:38’de tanık ... ile yapılan görüşmeyi duymuş olacağı şeklinde yorumlandığı, maktulün saat 11.00'da ... ... ile 214 saniye ve saat 11.05'de aynı kişi ile 109 saniye süren görüşmeler yaptığının anlaşıldığı, sanığın olaydan iki ay sonra alınan beyanlarında saati dakikası dakikasına hatırlamasının beklenemeyeceği, 10:32 itibariyle maktul ile aynı baz istasyonundan sinyal almaları, saat 11:19 itibariylede maktulün evine nispeten yakın bir konumda (kuş uçuşu 4 km mesafede) çalıştığı inşaata yol alır şekilde sinyal aldığı da dikkate alındığında, sanığın maktulün 11:00 ve 11:05 saatlerinde tanık ... ... ile yapmış olduğu görüşmeye kulak misafiri olma ihtimalinin yüksek olduğu, bunun da sanık savunmasında bir çelişki oluşturmadığı, 12:38’deki görüşmeye şahit olabilmesinin baz kayıtlarına göre çalıştığı inşaatta bulunması nedeniyle mümkün olmadığı, saat 11:15’den sonra sanık ...’in evden ayrılmasının ardından maktulün de evden dışarı çıktığı, bilirkişi raporunda da görüleceği üzere 12:15’de evinin yakınlarında bulunan "... Mahallesi ... Bulvarı No:190 Kepez" adresindeki istasyondan baz aldığı, yine maktulün evinin yakınında kurulan pazarda pazarcılık yapan tanık...'ün hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasındaki beyanlarında özetle “olay günü maktulenin kendisinden yufka aldığını, tezgaha telefonla konuşur bir şekilde geldiğini, telefondaki kişiye ben şuan pazardayım bir saat sonra evde olacağım dediğini duyduğunu” beyan ettiği, saat 12:35’de maktulün evinin yakınlarında bulunan bir ankesörlü telefondan maktulün arandığı, bu kişinin görüntü kayıtlarına göre 55-60 yaşlarında bulunduğu, telefon ile görüştükten sonra maktulün evi istikametinde hareket ettiğinin tespit edildiği, maktul ile muhtemelen randevu için görüştükleri, maktulü son gören kişinin de bu şahıs olabileceği, ancak kimliğinin tespit edilemediği, aramanın sağlandığı telefon kartının ... Cezaevinden alındığının tespit edildiği, bunun üzerine ... cezaevinde kalıp ...’da yaşayan Tanık Orkun’a görüntüler izlettirildiğinde görüntüdeki kişinin cezaevinde aynı dönem beraber kaldıkları tanık ... olabileceğini beyan ettiği, bunun üzerine tanık ...’in alınan ifadesinde görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını ifade ettiği, olayla ilgili başka bir bağlantısının da tespit edilemediği, görüntülerdeki şahsın kim olduğunun da belirsizliğini koruduğu, bu şahsın 55-60 yaşlarında olduğunun değerlendirildiği, sanık ...’in ise olay tarihinde 40 yaşında olduğu ve yaşından büyük olmadığı dolayısıyla görüntüdeki kişinin sanık olmadığı, saat 12:38’de tanık ...’in maktul ile cep telefonu aracılığıyla 370 saniye görüştükleri, yani bu görüşmenin yaklaşık 12:45 itibariyle son bulduğu, tanık ...’nın beyanına göre “maktulenin telefonu açtığında nefes nefese olduğunu, nedenini sorduğunda pazardan yeni geldiğim, yorulduğum için bu şekilde konuşuyorum şeklinde cevap verdiğini” beyan ettiği, her ne kadar iddia makamı mütalaasında sanığın 10:30 itibariyle maktul ile buluşamadığını ve 12:30 itibariyle buluşma sağladıklarını, cinsel ilişki kurduklarını ve 12:38 itibariyle tanık ...’nın aradığını, maktulün sesinin cinsel ilişkiye girdiği için nefes nefese olduğunu, sanık ...’in de savunmasında bahsetmiş olduğu telefon görüşmesinin bu olduğunu iddia etmiş ise de, sanık ...’in sonuçta maktulün müşterisi olduğu eğer o sırada sanık ile cinsel ilişkiye giriyor olsa idi maktulün tanık ...’nın telefonunu açmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağının sabit olduğu, telefonu açsa dahi evde müşterisi varken 370 saniye yani “6 dakika 10 saniye” telefon görüşmesi yapmasının yine hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki sanığın bu süreçte maktulün evinde olduğuna ya da maktulün evinin yakınında olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, söz konusu hususların tamamen varsayıma dayalı olduğu, saat 16:40 civarında maktulün oğlu olan katılan ...’in eve geldiği, kapının aralık olduğunu gördüğü, maktulü alt tarafı çıplak ve yerde cansız yatarken bulduğu hemen akabinde kolluk kuvvetlerine durumu haber verdiği, maktulden alınan 2 adet vajinal sürüntü örneğinde sperm hücresi görüldüğü; vajinal sürüntü örneğinden erkek cinsiyetli DNA profili tespit edildiği; 2 adet anal sürüntü örneğinde sperm hücresi görülmediği; ancak, menide ve idrarda bulunan prostat spesifik antijen (PSA) tespit edildiği, anal sürüntü örneğinde birden çok kişiye ait DNA profilinin bir arada karışık elde edildiği, erkek cinsiyetli profil ile maktulün DNA profilini bir arada içerdiğinin tespit edildiği, kişinin ölümünün bağla boğmaya bağlı mekanik akfiksiden ileri geldiğinin bildirildiği, maktulün vajinal sürüntü örneğinden elde edilen DNA profilinin sanığın DNA profili ile uyum sağladığı, anal sürüntü örneğinden elde edilen birden fazla şahsa ait DNA profili bir arada karışık DNA profilinin de sanığın DNA profilini içerdiğinin belirtildiği, olay yerinde bulunan peçete parçasından elde edilen örneklerde sanığın kan örneğinden elde edilen genotipinin uyumlu olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, yapılan değerlendirmede maktulün vücudunda sanığa ait sperm hücresinin görülmesi, yine olayın gerçekleştiği evde yerde bulunan peçetelerde sanığa ait spermlerin tespit edilmiş olmasının sanığın “maktule ile cinsel ilişkiye girdiklerine ve evden çıkıp gittiğine” dair savunmasının aksine bir delil oluşturmadığı, sanığın bütün aşamalarda cinsel ilişkiye girdiklerini kabul ettiği, kaldı ki maktulün vücudunda birçok erkeğe ait DNA’nın tespit edildiği, maktulün her ilişkiden sonra yıkandığı dile getirilerek bu sebeple maktulün vücudunda sanığın sperminin çıkmaması gerektiği yönündeki iddianın yine varsayıma dayalı olduğu, sanığın maddi durumunun kötüye gitmesi nedeniyle maktulün altınlarını yağmalamak için maktulü öldürdüğü, hatta olaydan sonra altın sattığına ilişkin tanık ifadelerinin bulunduğu iddia edilmiş ise de, öncelikle olay anında maktulün üzerinde iddianamede belirtilen miktar kadar bilezik ve para olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, tanık ... Salih’in olaydan 10 ay sonra vermiş olduğu ifadesinde "eniştem ... 2017 yılı Kasım ya da Aralık ayları içerisinde kendisine altın bozduracağını, ihtiyacı olduğunu bir akrabasının evine soba alması gerektiğini, altını ablan ...’dan aldığını söylediğini, yarım altın olduğunu söyledi” şeklinde beyanda bulunduğu, olaydan yaklaşık 7 ay sonra soba için yarım altın bozduracak olmasının sanığın bu altını maktulden yağmaladığına delil olmayacağı, yine soruşturma aşamasında ... Bankalar Birliği’nin cevabi yazısında sanığın olay tarihinde bir kredisinin bulunduğu bu kredinin taksitlerini düzenli ödediği, olay tarihinden sonra bu krediyi toptan kapatmak gibi bir durumunun da bulunmadığı, yine bu olaydan sonra maddi varlığının olağanüstü arttığına ilişkin bir saptamanın ya da iddianın bulunmadığı sabit olmakla, sanığın maktulü öldürdüğü ve yağmaladığı iddialarının şüpheden ve varsayımdan öteye gitmediği, bu sebeple sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasına itibar edilmesi gerektiği vicdani kanısına varılarak sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.

2.Sanık savunması, tanıkların anlatımları, ... Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.06.2017 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.10.2017 tarihli rapor, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, tutanaklar, HTS kayıtları, görüntü izleme tutanakları, müzekkere cevapları, sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunmasında 10:01'de telefonda görüşmek suretiyle cinsel ilişkiye girmek üzere anlaştığı, maktulle evinde iki kez ilişkiye girdiğini, ikinci ilişkinin hazırlık aşaması sırasında maktulün cep telefonu ile kısa bir görüşme yaptığını duyduğunu, ikinci ilişkiden sonra banyoda duş alarak evden ayrıldığını belirtmesi, sanığın 10:32'den 10:54'e kadar aldığı mesajlar nedeni ile sinyal aldığı bazın maktulün evi olduğunun anlaşılması ve maktulün tanık ... ile 12:38'de yapmış olduğu görüşme esnasında sanığın maktulün evinde olduğuna ve üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında oluşan şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/3111 Esas, 2019/3142 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.