5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/7164 E. , 2012/10995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
sebebiyet vermek
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali ile zimmete sebebiyet vermek suçundan kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; ... beldesi PTT şubesinde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanık ...’nun, 23/08/2007–20/09/2008 tarihleri arasında kendisine teslim edilen ve bedelini tahsil edip PTT hesabına intikalini sağlamakla görevli olduğu dört adet ödemeli koliyi alıcılarına teslim ederek toplam 378.91 TL’yi tahsil ettikten sonra kasaya intikal ettirmeyerek zimmetine geçirme eyleminde ... PTT şubesi müdürü olan sanık ... ile aynı şubede şef olarak görev yapan sanık ...’un denetim görevlerini ihmal ile sanık ...’nun zimmet eylemine sebebiyet verdiklerine dair mahkümiyetlerine yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık hakkında 11/07/2007–17/08/2007 tarihleri arasında geçici olarak görev yapığı PTT Fethiye ilçesi Eşen şubesinde 16/08/2007 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan eylemi nedeniyle hakkında 05/10/2007 tarihli iddianame ile Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak, aynı mahkemenin 29/12/2008 gün ve 2007/151 Esas, 2008/245 sayılı Kararı ile zimmet suçundan mahkümiyet kararı verilip, bu dosyanın halen temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemizde bulunduğu anlaşılmakla, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetli değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak ve çok daha yüksek miktarlı zimmet olaylarında bile uygulanmadığı halde, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle, önemli bir özellik taşımayan eylemlere karşılık hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden temel cezanın asgari haddin üzerinde belirlenmesi, Hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki sıralamaya aykırı olarak 43. maddenin 249. maddeden önce uygulanması,
TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilme tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "...cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasını geçemeyeceği ve hangi hak ve yetkinin kötüye kullanıldığının gösterilmesi gerektiği gözetilmeden 5 yıl süreyle 53/1. maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmaya hükmedilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden zimmet konusu olan para hakkında TCK’nın 55/2. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine hükmedilmesi,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkümiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu avukatlık ücretinin sanıklara yükletilmesi gerektiği gözetilmeyerek katılan ... Genel Müdürlüğü yararına dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması, Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.