3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/738
- Karar No
- 2024/220
- Karar Tarihi
- 26.03.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Almanya'da ikamet eden Müvekkil ...'ın '...” plakalı araç, Türkiye'de tatil amaçlı bulunduğu sırada Dava Dışı ...'ın sevk ve idaresindeyken, Davalı Şirket ... A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalı Davalı Araç Sahibi ...'e ait, Davalı ...'in sevk ve idaresindeki '...' plakalı aracın, Müvekkil'in aracına arkadan çarpması neticesinde 13/02/2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı Sürücü, '...' plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken önünde seyreden Müvekkil'e ait Dava Dışı ... " arkadan çarpmıştır. Kazanın meydana geliş şekli 13/02/2020 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Ile sabit olup, Davalı Sürücü, Dava Dışı ...'ın kontrolündeki araca arkadan çarpma hususunu ve 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c. maddesini Ihlal ettiği durumunu dolayısıyla kusurlu olduğunu kabul ederek tutanağı imzalamıştır. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkeme'nizce re'sen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile ve yargılamanın seyri sırasında tanzim edilecek bilirkişi raporu doğrultusunda HMK 107. Maddesi uyarınca talep artınm dilekçesiyle artırılmak üzere; Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak a hela ... ve Davalı üksel Alacakları ın 257/1 İ nca Zi -Ti. İle Sınırlı Kal, Alacaklannın İlin 25211. Maddesi Uyanınca 0.0001. İle Sit Kalmak Kai İhtiyaten Hacine, Müvekkil'i 'in Kaza Sebebiyle Oluşan Zararına Yönelik Olarak Şimdilik 1 RO'nun a İçin Temi rihinden 20 Diğer | lılar İçin ihinden İtibaren . Kanun'un ...(Kısmi Ödemenin Mahsubu Sonrası 26.384-TL) Sınır Kalmak Kaydıyla Davalılar'dan Alınarak Müvekkil'e Verilmesine, Ekspertiz Ücreti Olarak Ödenen 1.912,33-EURO'nun Karar Tarihindeki Kur Üzerinden Hesaplanacak TL Karşılığının ve 915,76-TL Tercüme Giderinin de Yargılama Giderleri Kapsamında Değerlendirilmesi Suretiyle, Yargılama Giderleri ve Ücreti Vekaletin Davalılar'a Tahmlline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı bulunmamaktadır.
Davacı taraf davasında alacağına dayanak olarak almanyadan alındığını iddia ettiği bir faturaya dayanmaktadır. Söz konusu fatura ve bedelinei hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber dava değerinin fatura bedeli olması gerekmektedir. Öncelikle kolluk tarafından tutulan kusur raporuna itiraz ediyoruz. Salt arkadan çarpma tek başına tüm kusurun müvekkiklde olduğuna delil olarak gösterilemez. davacı yanın hesaplama yöntemi hatalıdır. Davacı yan arasın muhtemel bedelinden (bu bedeli hiç bir şekilde kabul etmiyoruz.) sovtaj değerini düşürmek suretiyle zararını tespi ettiğini iddia etmekte olup böyle ufak hasarlı bir kaza için bu hesaplamanın yapılması mümkün değildir. davacı yan, seçimlik hakkını kullanırken kötü niyetli davranmıştır. türk medeni kanunu kötü niyeti korumadığı gibi, hakların açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeninin korumadığını açıkça belirtmiştir.
davacı tarafın zararalarının 24.458,75 euro olduğunu iddia etmelerine rağmen bu zararın tazminine yönelik talepte bulunmak yerine farklı bir hesaplama yönetmi kullanarak daha az bir tazminat talep etmeleri davacı tarafın sundukları faturaya güvenmediklerini açık bir şekilkde göstermektedir.
Davacı tarafın sunduğu ekspertiz raporunu, faturayı ve faturadaki bedeli çok fahiş olup hiç bir şekilde kabul etmiyoruz. böylesine hafif bir kazadan böylesine bir fatura düzenlenmesi ancak kötü niyetle açıklanabilir.
Davacı taraf dava dilekçesinde bir takım whatsapp yazışmaları sunmuştur. Bu whatsapp yazışmalarında müvekkilim kaza anında aracın da şoförü olan ve aynı zamanda davacını da abisi ...'la görüşmektedir. Esasen bu davada gerçek taraf davacı ...'ın da abisi olan ...'dır müvekkilim ...'ı hiç tanımamaktadır. Ancak araç ... adına kayıtlı olduğu için dolayısıyla onun adına ikame edilmiştir. Ama aracın fiili sahibinin ... olduğunu davacı taraf kendi sunduğu whatsapp yazışmalarıyla ispat etmiştir.
Davacı tarafın sunduğu fatura dikkatle incelendiğinde tamiri yapan firmanın adı ''...'' dir. Bu firmanın sahibi ise ...'dır. Bu hususa ilişkin kazadan hemen sonra zararın tazmini adına müzakerelerde bulunulması için aracın şoförü ...'ın verdiği kartvizittir.
Davacı tarafın belirttiği gibi dava konusu aracın piyasa değeri 32.000 euro değildir. davacı taraf hasarı mümkün olduğunca arttırabilmek için aracın değerini son derece yüksek göstermiştir. Bu değer kabul etmiyoruz. diğer davalı ... a.ş ekspertizleri tarafından kazadan hemen sonra kazalı araç bizzat incelenmek üzere hasar tespiti yapılmış ve bu hasar bedeli davacı tarafa ödenmiştir. Dolayısıyla davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmamaktadır. Hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle beraber ödemenin ödeme zamanındaki kur istenmesi yargıtay içtihatlarına açık bir şekilde aykırılık teşkil etmektedir. Huzurdaki dava mesnetsiz ve açıkça kötü niyetlidir. Sigorta şirketi tarafından sadece 14.616 tl olarak tespit edilen bir hasarın, almanya'da tamamen bu davadaki asıl muhatap olan ... tarafından tamir ettiği iddia edilen ve yine ... tarafından faturalandırılan bedelin 24.458,75 euro çıkması mümkün değildir.
Öncelikle aracın kaza tarihindeki gerçek değerinin tespit edilebilmesi için ...adresinde faaliyet göstern ... A.Ş 'ye müzekkere yazılmasını; Dosyanın bilirkişiye tevdi ile sigorta ekspertiz raporu, aracın kazalı fotoğrafları, aracın kaza anındaki gerçek değeri, davacı yan tarafından sunulan ekspertiz raporu ve davacı tarafından sunulan faturalar birbiriyle kıyaslanarak, davacı tarafın iddia ettiği gibi bu kadar parça değişimine gerek olup olmadığı, sunulan faturanın gerçek hasar bedelini yansıtıp yansıtmadığı değişmesi gereken parça var ise gerçek fiyatının ne kadar olabileceği, tamir süresi ve işçilik ücretinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespit edilmesinin yer almasını talep ediyoruz. Haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile yargılıma giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa tahmilini arz ve talep ederiz.." savunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: "Müvekkilimiz Şirket’in poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlıdır. Müvekkilimiz Şirket, azami poliçe limiti ile sınırlıdır. Zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortasıdır. Kısaca açıklamak gerekirse, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esastır. Delillerin tarafımıza tebliğini talep ederiz:müvekkilimiz şirket’e ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerekmektedir.yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirilmiştir. haliye başvurunun tam yapılması gerekmektedir.
Net bir şekilde görüldüğü üzere, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerekecektir. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkilimiz şirket, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükelleftir.
Kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz etmektedir. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle sayın mahkemenizin bir an için huzurda görülen davanın haklılığına karar vereceği düşünülse dahi sigortalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın tespiti uzman sigorta eksperi tarafından tespit edilmelidir.
Dava tarafından dosyaya sunulmuş olan evrakların hiçbiri araçta meydana gelen hasar tutarını kanıtlar nitelikte olmadığından hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerekmektedir. Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek üzere sayın mahkemeniz tarafından huzurda görülen davanın haklılığına karar verilmesi halinde müvekkilimiz şirket’in poliçe teminatları kapsamında ekspertiz ücretine ilişkin herhangi bir teminatı bulunmadığı gibi herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilimiz şirket aleyhine değer kaybı tazminatına ilişkin hüküm kurulamayacağı izahtan varestedir. Müvekkilimiz Şirket nezdinde tanzim edilen poliçe, trafik poliçesi olup bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde, sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararlar karşılanmaktadır. Bunun tipik örneği araç hasarı olup araçta meydana gelen hasarlar, şartlar dahilinde karşılanmaktadır. Ekspertiz ücreti ise hasar değildir. Genel Şartlar’ın A.3.maddesi ile dolaylı zararlar teminat dışı bırakılmış olup Müvekkilimiz Şirket’in olası ekspertiz ücretinden herhangi bir sorumluluğu olmayacağı izahtan varestedir. Kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkilimiz şirket’in faizden sorumluluğu sınırlıdır. O bakımdan, yukarıda açıklanan nedenler ile; Öncelikle zamanaşımı def’imiz ve kesin hüküm itirazımız dikkate alınarak Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarına ve değer kaybına ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, Aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamıza, Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine.." savunmuştur.
GEREKÇE VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen, araç hasar bedelinin tazmini ekspertiz gideri ile tercüme masraflarının davalılardan tahsili isteğine ilişkindir.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamındaki mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu; 13/02/2020 tarihinde meydana gelen olayda; a) Dava konusu ... plaka sayılı maserati ghibli ...markaltip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) otomobil sürücüsü dava dışı ...'ın kusursuz olduğu, b) Davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in 99100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Cc Kolluk Görevlileri tarafından hazırlanan 519 Kaza Sıra Nolu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen