10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/11399 E. , 2023/11694 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile iptal edilen hizmetlerin geçerli olduğunun tespitine, kesilen aylığın kesilme tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ...'ın ... İnşaat ... ticaret ünvanlı şirkette çalıştığını, 900 günlük sürenin sahte hizmet iddiasıyla iptal edildiğini bu nedenle müvekkiline ait emekli aylığının kesilerek yapılan ödemelerin kendisinden iadesi talep edildiğini, yapılan tespitin herhangi bir dayanağı olmadığını, müvekkilinin nerede çalıştırıldığını bilmemesinin kendi kusuru olmadığını, ... İnşaat ... ticaret ünvanlı şirkete ait inşaatlarda aracıyla malzeme ve çıkan hafriyatı taşıdığını ileri sürerek davalı Kurum'un kanuna ve hukuka aykırı işleminin iptali ile müvekkilinin davalı Kurum nezdinde kayıtlı şekilde hizmet iptaline konu olan tarihler arasında sigortalılığının geçerliliğinin tespiti ve müvekkiline ödenmemiş aylıkların faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde sunulmadığı, davalı Kurum vekilinin duruşmalarda davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asilin mahkeme huzurunda dinlendiğinde sürekli çelişkili beyanlarda bulunduğu, Kurum soruşturmasında ifadesi alınan ...'ün ...'ın ...'a ait inşaatlarda çalışmadığı, ...'ın yanında kendisinin bekçi olarak çalıştığı, inşaatlarda tek bekçisinin kendisinin olduğu yine Kurum soruşturmasında ifadesi alınan ...'nın da Kurum görevlilerine ve Mahkemeye verdiği ifadesinde ...'ın ...'a ait inşaatlarda çalışmadığı, pazarcılık yaptığı yönündeki beyanları, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarih 2018/2224 E. 2019/979 K. sayılı kaldırma kararı sonrası dinlenen tanıkların davacının inşaat işlerinde çalıştığı yönünde tanıklıklarının bulunmadığı yönündeki beyanlarından davacının inşaat işlerinde çalışmadığı, davacı ile ... arasında hizmet akdinin olmadığı kanaatine varılmış, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi gereğince Kurum'un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden Kurum işleminin yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin hangi iş yerlerinde çalıştığı tespit edilerek somutlaştırma yapılmadığını, sahte hizmet nedeniyle, hizmet sürelerinin iptal edildiği dönemde ilgili şirkette, inşaatlara aracıyla malzeme ve çıkan harfiyatı taşıdığını, sadece inşaatın durduğu kış aylarında kendisine gösterilen inşaatlar ve yazıhanesinde fiili olarak çalışmışsa da asıl işinin hafriyat ve inşaat için gerekli malzemeleri kendisine ait araçla taşınmak olduğunu, Mahkemece yalnızca müvekkilini tanımayan, çalışıp çalışmadığını bilmeyen tanık beyanları dikkate alınarak karar verildiğini, ... İnşaat ... ticaret ünvanlı şirkete ait birden fazla inşaat alanı olduğu ve aradan çok uzun zaman geçmiş olması da göz önüne alındığında, müvekkilinin çalışıp çalışmadığının tam olarak bilinmemesinin ya da hatırlanamamasının gayet normal olduğunu, müvekkilimin inşaatta çalıştığı dönemden önce pazarcılık yaptığının bilinen bir durum olup, ilgili tanığın bu yönde beyanının olmasının da gayet normal bulunduğunu, taraflarınca dinletilen tanıkların ( Mustafa Kılınç, Mustafa Başyiğit vs.) beyanları dikkate alınmadan karar verildiğini, yapılan tahkikat sonucunda fiili hizmeti olan ve olmayan bir çok kişinin çok büyük mağduriyetlerine yol açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece, davacının bekçi olarak çalıştığını iddia ettiğinin kabulü ile ve dinlenen tanık ...'ün inşaatlarda tek bekçisinin kendisinin olduğu, tanık muhtar ...'nın da Kurum görevlilerine ve Mahkemeye verdiği ifadesinde davacının ...'a ait inşaatlarda çalışmadığı, pazarcılık yaptığı yönündeki beyanlarından davacının inşaat işlerinde çalışmadığı, davacının hangi işyerlerinde çalıştığı konusunda alınan beyanının çelişkili olduğu, önce Mustafa Kılıç'ın babasının traktöründe çalıştığını beyan ettiği, daha sonra Mustafa Kılıç'a ait inşaata traktöre kum, çimento gibi malzeme taşıdığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenilen ... ve ...'ın davacının çalışması ile ilgili bir beyanlarının olmadığı, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların da aynı şekilde davacının fiilen çalışmasını doğrulamadıkları gibi, aksi yönde davacının pazarcılık yaptığına dair ifadeler bulunduğu ve denetmen raporunun aksi ispatlanamadığından davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile iptal edilen hizmetlerin geçerli olduğunun tespitine, kesilen aylığın kesilme tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle denetim raporu, tanık beyanları, ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.