Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/498
Karar No
K. 2022/273
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/498 Esas
KARAR NO: 2022/273
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...

Av. ... - ...

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/07/2019
KARAR TARİHİ: 17/03/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili aleyhine Adana 9 İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyasında bulunan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu ... Bank. ... Şb'ne ait 28/02/2019 tanzim tarihli, ... çek nolu, 42.000,00 TL. Bedelli çek dayanak gösterilerek takip başlatıldığını, davalı tarafın çekin karşılıksız olduğunu bu sebepten Adana 6. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/...

E. Sayılı dosyasında karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, davalı tarafın mağduriyetini gidermek amacıyla müvekkilinin iki adet 20.000,00'şer TL'lik çek daha düzenleyerek davalı tarafa "dönen çeke istinaden çekin aslını teslim aldım" şerhi düşülüp imzalanarak teslim alındığını, alacaklının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilini icra tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını, 2019/... dosya numarası ile arabuluculuk anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı icra takibinin durdurulmasını, alacağın %20 'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça sunulan belgeyi kabul etmediklerini, imza itirazında bulunduklarını, kaldı ki çeklerin illetten mücerret olduğunu, ticari defterlerle aksinin ispatlanamayacağını, neticede davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

YARGILAMA USULÜ :

Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 46.329,06 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya ve Adana 9. İcra Müdürlüğü 2019/... sayılı takibe konu ... Bankasına ait 28/02/2019 keşide tarihli 42.000,00 TL meblağlı ... seri numaralı çek için davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.

Adana 9. İcra Müdürlüğü 2019/... sayılı takip dosyasının tetkikinden; davalının davacı aleyhine icra takibi başlattığı, icra takibine konu olarak; ... Bankasına ait 28/02/2019 keşide tarihli, 42.000,00 TL meblağlı, ... seri numaralı, keşidecisinin davacı lehtarının davalı olduğu çeke istinaden davacı .... Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz talebinde bulunduğu belirlenmiştir.

Davacı vekili davaya konu takipteki çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davacıya iki adet çek verdiklerini bu çeklerin ödenmiş olması nedeniyle borçlarının kalmadığını iddia etmiştir.

Takip konusu çekin incelemesinden; ilgili çekin ... Bankasına ait 28/02/2019 keşide tarihli, 42.000,00 TL meblağlı, ... seri numaralı, keşidecisinin davacı lehtarının davalı olduğu çeke istinaden davacı .... Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır. İşbu çekin ibraz bilgisinin sorulmasında çekin karşılıksız çıktığı ve 2.030,00 TL çek yükümlülük bedelinin davalı tarafça tahsil edildiği görülmüştür. Ödeme yönünden iddia edilen çeklerin teslim evrağı dosyaya sunulmuş ve bankalarından ibraz bilgileri celp edilmiştir. Çeklerden ilki ...'a ait 14.06.2019 keşide tarihli, 20.000 TL bedelli, keşidecisinin ..., lehtarının .... Ltd. Şti, cirantacıların davacılar ... ve .... Ltd. Şti. olan çektir. İşbu çekin ibraz bilgisinin sorulmasında çekin 01.07.2019 tarihinde davalı tarafça tahsil edildiği anlaşılmıştır.

Çeklerden ikincisi ... Bankası'na ait 30.06.2019 keşide tarihli, 20.000 TL bedelli, keşidecisinin ....Ltd. Şti, lehtarının .... Ltd. Şti, cirantacıların davacılar ... ve ... Ltd. Şti olan çektir. İşbu çekin ibraz bilgisinin sorulmasında çekin 01.07.2019 tarihinde davalı tarafça tahsil edildiği anlaşılmıştır.

Davacı ve davalı tarafa HMK 222 gereği ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla gerekli ihtarat yapılmış, davacı vekilinin ticari defterlerinin bulunduğu yeri mahkemeye bildirmiş, davalı taraf ticari defterlerin sunulmasına dair ihtaratı tebliğ almasına rağmen ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de mahkemeye bildirmemiştir.

Davalı tarafın ticari defterlerini mahkememize ibraz etmemesi ayrıca bulunduğu yeri de mahkemeye bildirmemesi sebebiyle mahkememizce hesap yönünden davacı defterleri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından 09.07.2020 havale tarihli rapor ile; davacı defterlerinin açılış ve kapanışlarının usulüne uygun olduğunu, davalının defter sunmadığını, davacı şirket defterine göre; takip konusu çekin davalıdan alınan mal karşılğığnda verildiğini ve defterlere işlendiğini, ancak davacının sonradan vermiş olduğu iki adet toplam 20.000,00+20.000,00 =40.000,00 TL bedelli çeklerin defter kayıtlarında yer almadığını, defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıya borçunun olmadığını, ancak kabule göre ise davalı alacağının (davacının borçlu olduğu) 46.329,06 TL olduğunu, davacı ...'in icra takibinde boçlu olarak gösterilmediğini rapor etmiştir. Taraf vekilleri rapora karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuştur.

Davacı vekilinin sunmuş olduğu " 19.04.2019 dönen çeke istinaden " şerhli çek teslim evrağına göre; teslim tarihi olarak gözüken 19.04.2019 tarihi itibariyle davalı şirket yetkilileri Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulmuştur. Yazı cevabına göre şirket yetkilileri ... ile ... olduğu belirlenmiştir. Davalı şirket vekiline şirket yetkililerinin şahit imza numunelerinin bulunduğu yeri bildirmek üzere ihtaratlı süre verilmiştir.

Davalı vekili yapılan ihtarata rağmen şahit imzaların bulunduğu yeri mahkemeye bildirmemiştir. Davalı şirket yetkililerine ayrı ayrı mahkemede imza numunesi vermek üzere isticvap davetiyesi çıkarılmış; şirket yetkililerinden ...'ın vefat ettiği anlaşılmış, diğer şirket yetkilisi ... ise isticvap davetine katılmamıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). Taraflar arasındaki uyuşmazlık ispat yükünün hangi taraf üzerinde olduğu, takibe dayanak çeklerin bedelsizlik iddialarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükü, kambiyo senedi ve bononun hukuki niteliği üzerinde durmakta yarar bulunmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).

İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar). Davacı borçlu sunmuş olduğu teslim evraklarıyla ve ticari defterleriyle kendisine düşen ispat ödevini yerine getirmiş; davalı taraf yapılan ihtarlara rağmen belge sunumunda bulunmayarak iddiaları gereği karşı ispat ödevlerini yerine getirmemiştir.

Menfi tespit davasının düzenlendiği İİK 72/4 fıkrasına göre " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez.(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmisinden" aşağı olamaz." hükmü bulunmaktadır.

Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacılar iddiasının takip konusu çeke ilişkin ödemeyi iki farklı çek ile yapmış olduğu ve bu nedenle dava konusu takibin semeresiz kaldığı şeklinde olduğu, davalı savunmasının ise teslim evrağını kabul etmediği ve çeklerin illetten mücerret olduğu yönünde olduğu, davacının çek teslim evrağı sunduğu, dava konusu çek bedeli ile mahsup yapılan çek bedellerinin uyuştuğu, bu hususun yapılan ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin sunulmaması sebebiyle sadece davacı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde yapılan bilirkişi incelemesiyle de sabit olduğu, ödemeye ilişkin teslim evrağına dair yapılacak imza incelemesi için yapılan ihtara rağmen davalı şirket yetkililerince numune imza verilmediği gibi şahit imza mercilerinin de bildirilmediği anlaşılmakla dava konusu takipteki bakiye çek borcunun iddia edildiği üzere iki ayrı çekle ödendiği kabul edilmiş, dava konusu çek banka teminat bedeli davalı tarafça tahsil edildikten sonra çek bakiye borcu için başlatılan takibin 13.06.2019 olduğu, mahsup konusu çeklerin ödeme tarihlerinin 01/07/2019 olduğu dikkate alınarak davalının kötü niyetli olarak takip başlatmadığı aksinin davacı tarafça ispatlanmadığı nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, dava konusu takipte davacılardan ...'in borçlu olarak takibe dahil edilmemesi, işbu davacı yönünden talepte bulunulmadığı dikkate alınarak işbu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

KARAR

1.Davanın ... yönünden aktif husumet yokluğundan reddine,

2.Davanın .... Ltd. Şti. yönünden KABULÜ İLE, davacının Adana 9. İcra Dairesi 2019/... takip sayılı dosyası ile takip dosyasına dayanak olarak gösterilen ... Bankasına ait, 28/02/2019 keşide tarihli, ... çek seri numaralı 42.000,00 TL'lik çek gereğince davalıya borçlu olmadığının tespitine,

3.Davalının kötü niyetli olarak takip başlatığı ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

4.Alınması gereken 2.869,02 TL karar ve ilam harcından, 791,19 TL peşin harç olmak üzere toplam TL'nin mahsubu ile bakiye 2.077,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 791,19 TL peşin harç olmak üzere toplam 835,59 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,

6.Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,

7.Davacı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 6.822,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak iş bu davacıya ödenmesine,

8.Davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak iş bu davalıya ödenmesine,

9.Davacılar tarafından harcaması yapılan 9 tebligat gideri 117,40 TL, 11 müzekkere gideri 92,40 TL, bilirkişi ücreti 750,00 TL olmak üzere toplam 959,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,

10.Davacı ... yönünden harcaması yapılan 2 adet tebligat gideri 10,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

11.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilini ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.