Esas No
E. 2023/11329
Karar No
K. 2023/11722
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11329 E.  ,  2023/11722 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/303 E., 2023/493 K.
KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/296 E., 2023/11 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığı tahsisine hak kazandığını, davalı Kurum tarafından Bağ-Kur sigorta borcu bulunduğu gerekçesi ile tahsis talebinin reddine karar verildiğini, Bağ-Kur sigortalılık süreleri olmaksızın yaşlılık aylığı almak için gerekli şartları sağladığını, Kurum işleminin yerinde olmadığını iddia etmiş, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında 01.02.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıklarının aylık bağlanmasının gerektiği tarihten sonraki üçüncü aydan itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının Kanunun 4b maddesi kapsamındaki sigortalığından kaynaklanan prim borçlarını ödemeden yaşlılık aylığı tahsisinin mümkün olmadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillerden davacının tahsis talep tarihi olan 30.01.2019 tarihinde 506 sayılı (5510 4/1-a) Yasa kapsamında 6879 gün, 5434 sayılı Yasa (5510- 4/1-c) kapsamında 450 gün prim günü olduğu bu haliyle 5450 gün sigortalılığı sağladığı 20/01/1968 doğum tarihi itibariyle 51 yaşını ikmal ettiği (51 yıl 10 gün) tahsis talep gününe göre 29 yıl 9 ay 15 gün sigortalılık süresinin de olduğu; dolayısıyla 25 yıllık sigortalılık süresini de sağladığının anlaşıldığı, yaşlılık aylığı için 3 şartı da yani, hizmet süresi (prim gün sayısı), yaş ve tahsis talep şartlarını taşımadığı, dava dilekçesinde de zikredilen Yargıtay HGK.'nın 2021/21-813 Esas, 2012/124 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının yasal hakkı olan yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için mevcut şartları yetiyorsa tüm hizmetlerini borçlanmaya zorlamak sosyal güvenlik hakkı ile yasanın amacına uygun olmadığından kurumca iptal edilen işlemde yasaya uygunluk yoktur. Davacının 506 sayılı Yasa (5510 4/1-a) kapsamındaki sigortalılığı üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulünün gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile davacının tahsis talep tarihi olan 30.01.2019 tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2019 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi sigortalılığı kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde; davacının (4b) kapsamındaki hizmetlerinin 2829 sayılı Kanun kapsamında diğer hizmetleriyle birleştirilmeden emeklilik işlemleri yapılamayacağı hususu yasa ile sabit olmasına rağmen, Mahkemece (4b)kapsamındaki sigortalılığı dikkate alınmaksızın emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiği yönünde yapılan değerlendirmenin yasaya aykırı olduğunu savunmuş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacının fiili hizmet süresine göre sigorta başlangıç tarihinin 15.11.1981 gününe kadar geriye götürülmesinin bu nedenle de 01.02.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiş olmasının kanuna ve olaya uygun olmadığı, sigorta başlangıç tarihinin 15.02.1990 olarak kabulünün gerektiği ve 01.02.2022 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağının tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, ne var ki davacı yargılama aşamasında yaş şartını da tamamladığı, buna göre davanın kısmen kabulü ile davacının 01.02.2022 günü itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmek suretiyle Mahkeme hükmünün düzeltilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dava tarihinde yaşlılık aylığı alma koşullarını sağlamamış olan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmayacağı, yine davacının yaşlılık aylığı talep başvurusunu kanuna uygun olmayan gerekçeyle reddeden Kurum lehine de vekalet ücreti taktirine yer olmadığı gerekçeleriyle HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 01.02.2022 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, 01.02.2019 tarihi itibariyle 5510 Sayılı Kanun'un 4/I-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının (4b) kapsamındaki hizmetlerinin 2829 sayılı Kanun kapsamında diğer hizmetleriyle birleştirilmeden emeklilik işlemleri yapılamayacağı hususu yasa ile sabit olmasına rağmen, Mahkemece (4b) kapsamındaki sigortalılığı dikkate alınmaksızın emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiği yönünde yapılan değerlendirmenin açıkça 2829 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, Mahkeme kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiğini ve yargılama giderlerinde hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi hakkındaki Kanun, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 5510 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2829 sayılı Kanun kapsamında diğer hizmetleriyle birleştirilmeden emeklilik işlemleri yapılamayacağı hususu yasa ile sabit olmasına rağmen, Mahkemece (4b) kapsamındaki sigortalılığı dikkate alınmaksızın emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiği yönünde yapılan değerlendirmenin açıkça 2829 sayılı Kanunu 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi hakkındaki Kanun, 506 sayılı Kanunu 6100 sayılı Kanun 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmek suretiyle Mahkeme hükmünün düzeltilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dava tarihinde yaşlılık aylığı alma koşullarını sağlamamış olan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmayacağı, yine davacının yaşlılık aylığı talep başvurusunu kanuna uygun olmayan gerekçeyle reddeden Kurum lehine de vekalet ücreti taktirine yer olmadığı gerekçeleriyle HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 01.02.2022 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanunu 506 sayılı (5510 4/1-a) Yasa kapsamında 6879 gün, 5434 sayılı Yasa (5510- 4/1-c) kapsamında 450 gün prim günü olduğu bu haliyle 5450 gün sigortalılığı sağladığı 20/01/1968 doğum tarihi itibariyle 51 yaşını ikmal ettiği (51 yıl 10 gün) tahsis talep gününe göre 29 yıl 9 ay 15 gün sigortalılık süresinin de olduğu; dolayısıyla 25 yıllık sigortalılık süresini de sağladığının anlaşıldığı, yaşlılık aylığı için 3 şartı da yani, hizmet süresi (prim gün sayısı), yaş ve tahsis talep şartlarını taşımadığı, dava dilekçesinde de zikredilen Yargıtay HGK.'nın 2021/21-813 Esas, 2012/124 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının yasal hakkı olan yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için mevcut şartları yetiyorsa tüm hizmetlerini borçlanmaya zorlamak sosyal güvenlik hakkı ile yasanın amacına uygun olmadığından kurumca iptal edilen işlemde yasaya uygunluk yoktur. Davacının 506 sayılı Yasa (5510 4/1-a) kapsamındaki sigortalılığı üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulünün gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile davacının tahsis talep tarihi olan 30.01.2019 tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2019 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunu HMK md.353/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.