1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/1330 E. , 2024/1266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
15.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/90 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1180 Esas, 2022/1308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi, sanık hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2.Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemin nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturmadığından bahisle suç vasfına, cezanın fazla tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Türk Medeni Hukuku'na göre resmî olarak evli bulunmayan ... uyruklu sanık ile maktulün, dosyada yer alan beyanlar dikkate alındığında, olay tarihinden önce bir süre karı-koca hayatı yaşadıkları, hatta bu birlikteliklerinden Dünya adında bir de müşterek çocukları bulunduğu, sanık ile maktulün müşterek çocukları Dünya ile birlikte yaklaşık 4 yıl önce Türkiye'ye geldikleri, bir süre birlikte yaşadıkları, yargılamaya konu somut olaydan yaklaşık 2 yıl kadar önce sanığın savunmasına göre işlediği iddia edilen başka bir suçtan dolayı hakkında deport işlemi uygulandığı, ancak kısa bir süre sonra sanığın tekrar kaçak yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı, sanığın bu gelişinden itibaren maktulün sanıkla yeniden birlikte olmak istemediği, savunması ile de sabit olduğu üzere sanığın maktulden ayrı olarak tek başına ... ilinde çalışmaya ve yaşamaya başladığı, ayrıca maktulün olay tarihinden yaklaşık bir yıl önce tanık Maseehullah ile imam nikahı yaptıkları, olay tarihinden yaklaşık 15-20 gün önce sanığın ...'a geldiği, maktul ile ortak çocukları Dünya'nın da bulunduğu bir ortamda buluştukları, sanığın bu buluşmada kızları Dünya'nın kendisi ile birlikte yaşamasını istediği, ancak Dünya'nın babası olan sanıkla birlikte yaşamayı kabul etmediği, olay tarihinden yaklaşık 2 gün önce sanık ile maktulün baş başa görüştükleri, bu görüşmede maktulün sanığa başka birisiyle birlikte ve ondan hamile olduğunu, onunla yaşayacağını söylediği, sanığın maktulden hamile olduğunu ispatlamasını istediği, olay günü sanık ile buluşan maktulün sanığa hamile olduğuna ilişkin bir belge gösterdiği, sanığın bunun üzerine maktule kızını başkasıyla yaşatmayacağını söylediği, sanığın ısrarla kızı Dünya'nın kendisi ile birlikte yaşaması hususunda maktulden istekte bulunduğu, bu nedenle sanıkla maktul arasında anlaşmazlık yaşandığı, bir süre sanık ile maktulün konuşarak yürüdükleri, olay yerine geldiklerinde aynı konular ile ilgili konuşmaya devam ettikleri, maktulün kızı Dünya'nın sanık ile birlikte yaşamasına rıza göstermediği ve sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasına göre sanığı sınır dışı ettireceğini söylediği, bunun üzerine sanığın belinden çıkardığı bıçak ile hamile olan maktulün çeşitli yerlerine vurmuş olduğu çok sayıda bıçak darbesiyle maktulü öldürdüğü olayda; dosya kapsamında yer alan otopsi raporu ile maktulün suç tarihi itibarıyla 20-21 haftalık hamile olduğunun sabit olduğu, yine sanığın aşamalardaki savunmalarında maktulün olay tarihinden 2 gün önce kendisine hamile olduğunu söylediğini, hatta olay günü hamile olduğuna ilişkin bir belge gösterdiğini beyan etmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktulün hamile olduğunu bilmediğine ve hamile olduğuna ilişkin sözlerine ve kendisine gösterdiği belgeye inanmadığına yönelik savunmalarının daha az ceza almaya yönelik maddi gerçeği yansıtmayan beyanlar olduğu değerlendirilip, sanığın gebe olduğu bilinen kadına karşı kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Sanık ile maktulün yaklaşık 1,5 - 2 yıldır ayrı oldukları ve karı-koca hayatı yaşamadıkları, yalnızca müşterek çocukları Dünya ile ilgili görüşüp konuştukları anlaşıldığından, maktulün olay tarihinde sanık dışında bir kişiden hamile kalmasının sanığa yönelik haksız bir eylem olarak kabul edilemeyeceği , sanık ile maktul arasındaki tartışmanın sanığın maktul ile müşterek çocukları olan Dünya'nın kendisi ile yaşamasını istemesinden kaynaklandığının anlaşıldığı, sanık ile maktulün müşterek çocukları olan Dünya'nın 12 yaşında olduğu, Dünya Tacik'in 15.09.2021 tarihli beyanında babası olan sanıkla olaydan önce görüştüklerini, babasının kendisi ile yaşamasını istediğini, ancak kendisinin kabul etmediğini beyan ettiği, dolayısıyla Dünya'nın sanık ile yaşaması önünde tek engelin maktul olmadığı, çocuğun da sanıkla yaşamak istemediği anlaşıldığından, bu hususta maktul tarafından sanığa yönelen haksız bir eylemden bahsedilemeyeceği değerlendirilerek sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir.
2.Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.11.2021 tarihli otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, kamera kayıtları, görüntü izleme tutanağı, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vekâlet ücretine ilişkin düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın gebe olduğunu bildiği kadına yönelik olarak işlediği eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden kaynaklanan haksız bir söz ya da eylem bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1180 Esas, 2022/1308 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.