5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/1583 E. , 2012/13298 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde SSK Genel Müdürlüğü Bursa ...Hastanesinde plastik ve rekonstrüktif cerrahisi uzmanı olarak görevli olan sanığın, katılan ...'in amcası olan mağdur Suat Macit'in bası yarasından dolayı ameliyat ve tedavisi için bir miktar parayı muayenehanesinde talep edip peyder pey katılandan tahsil ettiği, ayrıca özel muayenehanesinin banyosunun yer kalebodur döşemesinin ve duşa kabin işlerinin masraflarını da katılana ödettiği dava konusu olayda, bası yarasından dolayı tedavi olan şahsın hayati tehlikesinin bulunduğuna dair dosya kapsamında kesin bir delilin bulunmaması, aynı hastahanede birden fazla plastik cerrahisi uzmanının görev yapması ile mağdurun başka bir doktor ya da sağlık kuruluşuna başvurma olanağının bulunması hususları da gözetildiğinde irtikabın ikna ve icbar unsurunun oluşmadığı, teklifinin katılan tarafından kabul edilmesi üzerine sanık tarafından 20/02/2003, 06/03/2003, 03/04/2003, 15/05/2003 ve 05/06/2003 tarihlerinde ameliyathane şartlarında mağdur Suat'ın ameliyat ve yara bakımı tedavisinin hastanede yapıldığı, katılanın şikayetinden sonra mağdurun geri kalan tedavisinin ve ameliyatının hastanede görevli plastik ve rekonstrüktif cerrahisi uzmanı Op.Dr. Hürrem Şebnem Turan tarafından tamamlandığı, bu itibarla sanığın eylemlerinin 765 sayılı Yasanın 212/1. maddesine uyan yapması gereken işi yapmak için rüşvet alma suçunu oluşturacağı, ancak 765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanığın eylemlerinin aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğu, hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa ile TCK'nın 257/3. maddesinde yapılan değişiklik ve 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği halde suç vasfında yanılgıya düşülüp yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.