Esas No
E. 2022/532
Karar No
K. 2024/154
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/532 E.  ,  2024/154 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 20.12.2019
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 23.12.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 20.12.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/243 esas nolu dosyasına konu suçlama nedeniyle, 11.07.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 12.07.2012 tarihinde tutuklandığını, 13.05.2014 tarihinde serbest bırakıldığını, yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, gözaltına alındığı dönemde davacının mesai ücretleri ile birlikte 1.500 TL civarında aylık maaşla çalıştığını, gözaltı ve tutuklu kaldığı dönemde bu gelirinden mahrum kaldığını, tahliye edildikten sonra bu olayın etkisi nedeniyle iş bulamadığını, yine tutuklu kaldığı dönemde sigorta primlerinin yatırılmadığını, bu şekilde de zararının oluştuğunu, ayrıca manen üzüldüğünü iddia ederek 191.362,00 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihi olan 12/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 17.04.2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davada tazminat isteminin koşullarının oluşmadığını, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, talep dilekçesinin belgeye dayandırılmayan soyut iddiaları içerdiğini, maddi tazminat miktarının belgelerle ispat edilmesinin gerektiğini, davacının gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin talebinin yasal şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine ve vekalet ücretine karar verilmesini, talep etmiştir.

3.Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2019/491 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/1172 Esas, 2020/1334 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davacı vekilinin temyiz istemi;

Mahkemece usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin haksız yargılama ile tutuklandığını, fazla mesai ücretinin maddi tazminata dahil edilmemesi gerektiğini, ceza evinden çıktıktan sonra hemen iş bulamadığını, SGK primlerinin yatırılmadığını, emeklilik süresinin uzadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davanın reddi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının tazminata esas Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/243 Esas – 2016/413 Karar sayılı ceza dosyasında nitelikli yağma suçundan 11.07.2012 - 13.05.2014 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 19.11.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında başkaca derdest dosya bulunmadığını, gözaltı ve tutuklu kaldığı sürelerin infaz gördüğü, tutukluluğu başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmediği, davacının bu dönemde Serin Treyler A.Ş isimli bir firmada çalıştığı, davacının aylık net 1.100 TL maaş aldığı bildirildiğinden bu miktar dikkate alınarak hesaplama yapıldığı belirlenerek, 24.743,40 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın eksik olduğundan 35.000,00 TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/243 Esas – 2016/413 Karar sayılı ceza dosyasında nitelikli yağma suçundan 11.07.2012 - 13.05.2014 tarihleri arasında 671 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 19.11.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;

1.Fazla mesai ücretinin, ceza evinden çıktıktan sonra hemen iş bulamama zararını, SGK prim zararını, emeklilik süresinin uzama zararının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;

1.Tazminat talebinin esasını oluşturan dosyada gözaltında kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, eksik bir manevi tazminat tayin edildiğinden davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/1172 Esas, 2020/1334 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.