Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2016/767
Karar No
K. 2024/280
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/767 Esas
KARAR NO: 2024/280
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23.06.2016
KARAR TARİHİ: 19.03.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ bulunan üretim ve depolama tesisi inşaatı projesi kapsamında kaba inşaat ve sair işlerin yapılması için müvekkili ile davalı firma arasında 02.09.2013 tarihinde yüklenici sözleşmesi imzalandığını, daha sonra da bu sözleşmeyi tadil eden ek protokollerin işveren davalının baskı ve tehdidi ile tanzim edildiğini, müvekkilinin işe başlangıcı doğal olarak ancak hafriyatın bitimiyle mümkün olacağından öncelikle bu konuda müvekkilinin elinde olmayan bir gecikme olduğunu, hafriyatın zamanında bitirilmemesi bu konuda hiç kusuru olmayan müvekkilini mağdur ettiğini, işveren davalının haksız yaptırımlarına maruz bıraktığını, müvekkilinin işin bitebilmesi için sürekli fedakarlık yaptığını, hüsniyetle çalışmış ancak hak ediş ödememe tehdidi ile kendisine yeni protokoller ve masraflar yaptırıldığını, bu bağlamda; müvekkilinin kule vinçlere gereksiz olarak fazladan kira ödediğini, devamında da mobil vinç kiralamak zorunda kaldığını, yaklaşık 1.200.000-TL’lik iskele ve kalıp temin etmiş olmasına rağmen yine işverenin talebi üzerine 800.000-TL’lik daha malzeme aldığını, böylelikle iskele kalıp maliyeti yaklaşık 2.000.000-TL’ye çıktığını, beton teslim tarihleri ve zamanlamaların tüm olumsuzlukları bu konuda kusuru olmayan müvekkiline yüklendiğini, yani çalışanların gece ek mesai yapması ve sair giderler ve gecikmelerin müvekkilinin sorumluluğunda bırakıldığını, hak edişlerde usulsüzce kesintiler yapıldığını, iş yeri güvenliği cezası, yemek, elektrik, su kesintileri adı altında fahiş miktarlarla tenkisat yapmaya teşebbüs edildiğini, hak edişlerin ödenmesinde nakit yerine vadeli çek zorlaması yapıldığını, hak edişlerden düzenli olarak sigorta primi kesilmesine ve iskele çökme zararı sigorta firmasından karşılanmış olmasına rağmen hala müvekkilinin firmadan para talep edildiğini, haksız olarak 340.000-TL’lik teminat mektubu bozdurulduğunu, davalı tarafından el konulduğunu, işverenin, hakim durumunu kullanarak ve hak edişi ödememe ve batırma tehdidinde bulunarak müvekkiline zorla ek protokoller imzalattığını ve mallarına el koyduğunu, fatura değeri 2.000.000-TL olan malzemenin işveren tarafından bloke edildiğini, 3. Şahıslara izinsiz olarak kullandırıldığını, müvekkilinin işi tamamlayıp teslim ettiğini, daha önceden müvekkili tarafından ------------ numarası ile dava ikame edildiğini, olanak yokluğundan bu davanın müracaata bırakıldığını, bahse konu davada davalı tarafın müvekkili tarafından kesilen faturayı kabul etmediğinden müvekkili şirket ticaret defterinden bu konuyu çıkardığını, düzgün bir şekilde kesin hesap yapılamadığından belirsiz alacak davası mahiyetinde açtıkları işbu davanın gelişimine bağlı olarak ticari defterler ve gerekli kayıt ve faturalar tanzim edileceğini, fazlaya ilişkin her türlü hak ve talebi saklı tutarak, belirsiz alacak davası mahiyetinde açtıkları davanın kabulü ile, ---------- bulunan üretim ve depolama tesisi inşaatı projesi kapsamında müvekkilimin yüklenmiş olduğu kaba inşaat ve sair işlerinin sözleşmeler kapsamında müvekkilinin yapmış olduğu işlerin bedelinin, fazladan yapmak ve ödemek zorunda kaldığı bedellerin tespit edilmesi, varsa olması gereken makul ve objektif kesintilerin yapılması sonucunda kesin hesabın çıkartılmasına, bu işlem yapılırken sözleşmelerin müvekkilinin aleyhine gabin içeren kısımlarının nazara alınmamasına, işbu dilekçenin yukarıdaki açıklama kısımlarındaki tüm hususların ve dilekçeler safhasındaki tüm beyanlarımızın dikkate alınmasına ve nihayetinde müvekkilimin tespit edilecek alacağının davalıdan tahsiline, müvekkili ile davalı arasındaki 20.06.2014 tarihli ek protokolün ; müvekkilimin aleyhine olan tüm hükümlerinin özellikle görünüşte rehin olan ancak malzemenin el konulmasına ilişkin hükümlerinin --------yasağından dolayı geçersiz olduğunun kabulü ile, haksız şekilde alınarak el konulmuş olan yaklaşık 2.000.000-TL değerindeki ekte bulunan ------ malzemenin el konulduğu zamandaki halinin yani sadece bir kere kullanılmış malzeme olarak uygun ve makul ikinci el değerinin tespit edilerek davalıdan tahsiline, bu malzemenin yıllarca el konulmuş olmasından dolayı müvekkilimin kullanamaması ve başkaca olası inşaat işlerini alamamasından kaynaklanan zararının genel ve tahmini olarak hesaplanarak davalıdan tahsiline, muhakeme masrafları ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ bulunan üretim ve depolama tesisi inşaatı projesi kapsamında kaba inşaat işleri ile ilgili olarak------ tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye ek olarak ------ tarihinde ek protokoller imzalandığını, bahsedildiği gibi baskı ve tehdit söz konusu olmadığını, sözleşmeleri geçersiz hale getirmek amacıyla gerçek dışı iddialarda bulunduğunu, davacı tarafça bahsedilen ve -------------- firmasının gecikmesine sebebiyet olduğu öne sürülen hafriyat gecikmesi ve beton gecikmeleri de belirtilen konular ile ilgili olarak 10.01.2014 nolu ek protokol ile gerek maddi gerekse imalat bitiş tarihleri arasında antant kalındığını ve her iki tarafça da kabul edildiğini, 10.01.2014 tarihinde imzalanmış olan 1. Ek Protokol'ünde görüleceği üzere davacı ------------- firması yetkilileri ile kararlar alındığını, müvekkili tarafından ek ödeler yapıldığını, tüm bu hususlarda antant kalındığını, görüşmeler neticesinde her iki tarafça da kabul edilen şartların karşılıklı olarak imza altına alındığını, davalı şirketin gerek sözleşme gerekse de imzalanan 1. Ek Protokol'de belirtilen ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı ---- firması ise yükümlülüklerini yerine getirmeyerek imzaladığı sözleşmeleri ihlal ettiğini, davacı ----firmasından hiçbir fedakârlık ve hüsnü niyetli bir çalışma görülmediğini, işçi ödemeleri, ------ ödemeleri, vs. yapılmadığını, aylık bildirimler ile bu ödemelerin yapılması için davalı şirkete başvurduğunu, ödemelerin davalı şirkete yaptırılmaya çalışıldığını, ödenemeyen malzeme alacakları içinde davacının, müvekkili şirkete başvurduğunu, 1 nolu ek protokol ile söz verilenleri yerine getirtemediklerinden dolayı ek protokolde imza altına alınarak kabul edilmiş olan, hakkedişten yapılacak olan 100.000 TL ve 220.000 TL'lik kesintilerin yapılmaması istendiğini, bu bedel karşılığında da yeni bedeli 740.000 TL 4 KDV olan ve ekine konulan 12 adet faturada tanımlanmış olan kalıp ve iskele malzemesinin hapis hakkı kullanılarak kesin hesap yapılıp karşılıklı mutabakat sağlanıncaya kadar ----- tarafından ipotek konulması istendiğini, taraflar arasında varılan ortak mutabakat ile ------ talebi karşılıklı olarak imza altına alınarak kabul edildiğini, kule vinçlere gereksiz kira bedeli ödemesi yapıldığı, devamında da mobil vinç kiralamak zorunda kalınması; firmanın dilekçesinde belirtildiği üzere kule vinçler müvekkili şirketten kaynaklanan sebeplerden dolayı değil, tamamen davacının işi fenni ve mühendislik gereğine göre yapılmamasından kaynaklı son döşeme betonu olan ---- kalıbının beton dökümü sırasında çökmesinden kaynaklandığını, beton döküm tarihlerindeki gecikme tamamı ile davacı --------- firması sorumluluğunda olduğunu, malzeme, gerekse işgücü sıkıntısı nedeniyle firmadan hiçbir zaman haftalık bir beton döküm programı alınamadığını, programlamada yapılan hatalar neticesinde beton dökümüne yetişmesi için gece mesailerinde çalışma yapılması, beton başlama saatlerinde kalıbın yetişmemesinden dolayı yaşanan gecikmelerin gece beton dökümlerine sebebiyet verilmesi, kalıplardaki açılma ve şakülsüzlüklerin beton döküm sırasında düzeltilmeye çalışılması, hatalı dökümler neticesinde işveren ve müşavir firma talimatı ile kırılarak yeniden yapılan betonarme imalatların süreci geciktirmesi gibi daha sayılabilecek tüm sebeplerden dolayı ödenen fazla işçilik maliyetleri davalı tarafça alakalı olmadığını davacı ---------- firmasının imalatlarındaki hatalarından ve ayıplı işçiliklerinden kaynaklı olduğunu, hakedişlerde yapılan tüm kesintilerin sözleşmedeki ve ek protokoldeki maddelerde belirtilen maddelere dayandığını ve fahiş miktarlarda olmayıp sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde yapıldığının, davacının davalı şirkete borçlu olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşme ve ek protokol maddelerinde hangi şartlarda teminat mektubun nakde çevrileceği açık şekilde ifade edildiğini, davalı tarafın kesin hesap mutabakatı yapmak için elinden gelen gayreti göstermiş olup 30.10.2014 tarihinde görüşmelerin sonlandığını, 07.11.2014 tarihinde firma yetkilileri kesin hesap bağlanması için ihtar ile uyarıldığını, ihtarnamede 31.10.2014 tarihi itibari ile 1.303.136,91 TL'nin iki gün içerisinde ödenmesi aksi durumda teminat mektubunun nakde çevrileceğini, noter kanalı ile yapılan ihtarnameye --------- tarafından herhangi bir itirazı cevap alınmadığını, 26.11 2014 tarihine teminat mektubu nakde çevrildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesine rağmen davacının müvekkiline 987.341,31 TL borçlu olduğunu, depolama yeri olmadığı için davalı şirket tarafında hiçbir kiralama bedeli talep edilmeksizin pelitli deposunun kullanılmasına izin verildiğini, şantiyede şantiyeden depo sahasına malzemelerin kaldırılması için gerekli işgücü makine ve ekipman takviyesi bedeli karşılığında yapılan kesintiler hakkedişlerde yapılan haksız kesintiler olarak gösterilmeye çalışıldığını ifade ettiğini, el konulduğu belirtilen kalıp malzemeleri ile ilgili olarak 11.06.2015 tarihinde ihtarname ile firma merkezine malların alınmasına yönelik ihtar çekildiğini ifade ettiğini, davacı şirketin davalı şirkete---- borcu bulunduğunu, alacağın tahsili için ----- dosya ile takip işlemlerinin devam ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesine ek protokollerin gabin, baskı ve tehdit nedeniyle iptali, el konulan mal bedelleri ve bu malları kullanamamaktan kaynaklı zarar bedeli ile iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi celp edilmiş, 05.05.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişi heyetinin 05.05.2023 tarihli raporunda özetle, "Kanaatlerine göre, raporun Teknik Kısmında, davacının bakiye alacağına eklenmiş olan 991.771,60 TL tutarlı ve 740.000 TL tutarlı malzemeler davacıya ait olup davalı tarafından bunlara, 2.Potokolde kendisine tanınmış olan teminat (Hapis, Taşınır Rehni) haklarına istinaden, doğmuş ve doğabilecek alacaklarının teminatı olarak ve dolayısıyla da haklı olarak (ve geçici olarak) el konulmuş olduğunun anlaşıldığı, dava dosyasına sunulmuş olan delil tespiti raporundaki tespitlerden, keşif tarihi olan 22.05.2015 tarihinde, bu malların davalının deposunda bulunduğunun anlaşıldığını, davalı tarafından davacıya keşide edilen 11.06.2015 tarihli ihtarname ile davalı tarafından davacıya bu malların şantiyeden alınmasının talep edildiği, davacının ise bu talebe icabet etmediğinin anlaşıldığı, davacının bu talebe hangi sebeple icabet etmediğinin anlaşılmadığı, davacının bu talebe icabet etmemesini haklı gösterecek bir “delil” sunmadığının, bu durum karşısında bu malzemelerin bedelinin davacı alacağına eklenmesinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığının, iş bu malzemelerin bedelinin raporun teknik kısmında tespit edilmiş olan 1.364.020,13 TL tutarlı davacı alacağından düşüldüğünde (1.364.020,13 TL - 991.771,60 TL -740.000 TL = -367.551,47), davacının davalıdan bakiye alacağının kalmadığının, tam tersine (-)367.551,47 TL borcu kaldığının, raporun mali kısmında davalının ticari defterleri incelenmiş olup davalının ticari defterlerinde dava tarihi itibariyle davacının 1.030,437,06 TL borcunun (davalı alacağının) kayıtlı olduğunun tespit edildiğinin, raporun teknik kısmındaki tespitlerden davalı tarafından davacı hak edişlerinden haksız yapılmış olduğu anlaşılan 51.824,04 TL'lik “nesafet kesintisi (ayıplı iş kesintisi)” ve 506.316,30 TL'lik “gecikme cezası kesintisi” tutarı, davalı defterlerinde kayıtlı olan davalı alacağından (davacı borcunda) düşüldüğünde, davalının defterlerinde (1.030.437,06 TL -51.824,04 TL= 506.316,30 TL) 424.296,72 TL tutarında davalı alacağı kaydının kalacağını, davalıdan, işbu davada talep ettiği gibi bakiye iş bedeli bulunmadığı kanaatine varıldığının, bu durumlar karşısında mali ve teknik kısmındaki tespitlere göre; davacının takdirinin tamamen mahkemeye ait olduğunun, ayrıca davalı, davacının malzemelerine, kendisine tanınmış olan teminat haklarına istinaden haklı olarak el koymuş olduğundan, davacının davalıdan bu malzemeleri kullanamamış olmasından dolayı tazminat alacağına hak kazanamadığı kanaatine varılmakta olup takdirin tamamen Mahkemeye ait" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf, --------- bulunan üretim ve depolama tesisi inşaatı projesi kapsamında kaba inşaat ve sair işlerin yapılması için davalı firma ile 02.09.2013 tarihinde yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye ek protokollerin davalının baskı ve tehditi ile davacı tarafından imzalanmak zorunda kalındığını, ek protokollerin gabin içerdiğini, bunların iptali ile davacının işi yapıp teslim etmesi nedeniyle doğan alacağının hesaplanarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından el konulan davacıya ait malzemelerin bedellerinin hesaplanarak davacıya ödenmesine, yine bu malzemelerin el konmadan kaynaklı kullanılamamasından doğan zararların hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise ----- bulunan üretim ve depolama tesisi inşaatı projesi kapsamında kaba inşaat işleri ile ilgili olarak ---- tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye ek olarak --------tarihinde ek protokoller imzalandığını, bahsedildiği gibi baskı ve tehdit söz konusu olmadığını, sözleşmeleri geçersiz hale getirmek amacıyla gerçek dışı iddialarda bulunduğunu, ek protokollerin davacıdan kaynaklı işlerin gecikmesi nedeniyle mutabık kalınarak imzalandığını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 02.09.2013 tarihli eser sözleşmesine ek protokollerin davalının baskı ve tehditi ile imzalanıp imzalanmadığı, gabin içerip içermediği, davacının sözleşmeden kaynaklı davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davacıya ait malzemelere davalı tarafından haksız el konulup konulmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı şirket ----davalı şirket---- tarihinde, ------ depolama tesisi inşaatına ait kısmi malzemeli ----- yapılmasına ait sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre işe başlangıç tarihi ----olarak belirlenmiştir. Sözleşme bedeli ise 3.375.443,82 TL'dir.

Sonrasında taraflar arasında 10.01.2014 Ek Protokol (1.Protokol) olarak protokol akdedilmiş olup, bu protokol ile;-------- olan iş bitim tarihi 30.04.2014 tarihi olarak değiştirilmiştir, diğer blokların iş bitim tarihi de 01.07.2014 tarihi olarak değiştirilmiştir. Dolayısıyla sözleşme konusu işlerin bitim tarihi 01.07.2014 tarihine kadar uzatılmıştır. Ayrıca işlerin yapımında uyulacak ara temrin tarihleri (ara iş bitiş tarihleri) belirlenmiştir.

Bundan sonra da taraflar arasında ------akdedilmiş olup, bu protokol ile, sözleşme konusu işlerin 1.Protokolde kararlaştırılan sürelerde tamamlanamadığı, sözleşme konusu işlerin yapımında davacı/yüklenici tarafından kullanılacak olan malzemeler üzerinde davalının hapis hakkını kullanacağı; taahhüt edilen işlerin sözleşme keşfine göre yapılan hesaplamalarda iş sonunda cari bakiyesinin eksi çıkacağının (yani davacı/yüklenicinin bakiye borcu çıkacağının) anlaşıldığı;----- davacı/yüklenici tarafından satın alınan ve 12 adet faturada tanımlanmış bulunan yeni bedeli yaklaşık KDV Hariç 740.000 TL olan, ancak hesabın kapatılmasında 2.el satış fiyatı belli olmayan Kalıp Malzemelerine, Kesin Hesap yapılıp karşılıklı mutabakat sağlanıncaya kadar davalı/işveren tarafından İpotek konulmuş olduğu, bu malzemelerin Kesin Hesap netleşinceye kadar davacı/yüklenici tarafından şantiye dışını veya davalı/işveren göstereceği depolama alanı dışına çıkarılamayacağı, hususları kararlaştırılmıştır.Öncelikle davacıya ait malzemelere haksız olarak davalı tarafından el konulup konulmadığı yönünde yapılan değerlendirilmede; davalı taraf 2.Potokolde kendisine tanınmış olan teminat (Hapis, Taşınır Rehni) haklarına istinaden, doğmuş ve doğabilecek alacaklarının teminatı olarak ve dolayısıyla da haklı olarak (ve geçici olarak) el konulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyasına sunulmuş olan delil tespiti raporundaki tespitlerden, keşif tarihi olan 22.05.2015 tarihinde, bu malların davalının deposunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından davacıya keşide edilen 11.06.2015 tarihli ihtarname ile, davalı tarafından davacıya bu malların şantiyeden alınmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının ise bu talebe icabet etmediği anlaşılmaktadır. Fakat davacının bu talebe hangi sebeple icabet etmediği anlaşılmamaktadır. Davacı bu talebe icabet etmemesini haklı gösterecek bir delil sunmamıştır. Bu durum karşısında bu malzemelerin bedelinin davacı alacağına eklenmesinin yerinde olmayacağı kanaatine varılmıştır.Ek protokollerin tehdit veya baskı ile imzalanıp imzalanmadığı yönünde yapılan değerlendirmede; davacı her ne kadar böyle bir iddiada bulunmuş ise de, dinlenilen tanık beyanlarında bu yönde bir beyanın olmayışı, ayrıca başka bir delilde sunulmamış olması nazara alınarak bu iddianın ispat edilemediği kanaatine varılmıştır.Gabin iddiası yönünde yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) “Sözleşme özgürlüğü” başlığı altındaki 26. maddesinde; tarafların kanunda öngörülen sınırlar içinde, sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebilecekleri kabul edilmiştir.Sözleşmenin içeriğini belirleme ve serbestçe tayin etme özgürlüğünün istisnaları, aynı Kanun’un 20. maddesinde düzenlenmiş olan genel işlem koşulları, 27. maddesinde düzenlenmiş olan kesin hükümsüzlük halleri ile 28 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan gabin ve irade fesadı halleridir.

Bir sözleşmenin gabin sebebiyle geçersiz olması için, tarafların bu sözleşmede belirlenmiş olan karşılıklı edimleri (borçları) arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu oransızlığın, zarar görenin (davacının) zor durumda kalmasından veyadüşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden diğer tarafın (davalının) yararlanması, yani bu durumu suistimal etmesi suretiyle gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir (TBK.md.28/f.1). Ayrıca, sözleşmenin gabin sebebiyle geçersiz olması (geçersiz kılınması) için, zarar gören (davacı), düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan katlığı tarihten başlayarak 1 yıl içinde, sözleşmenin gabin sebebiyle geçersiz kılmak istediğini bildirmesi (sözleşmeni iptalini talep etmesi) gerekir. (TBK.md.28/f.1); aksi takdirde sözleşmeyi Gabin dolayısıyla geçersiz kılma (iptalini talep etme) hakkını kaybeder.Taraflar arasındaki sözleşmede, borçlanılan her edim ve karşı edim arasındaki açık oransızlık bu kapsamda mütalaa edilemez. Zira sözleşme hukukunda geçerli olan irade özerkliği ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri gereğince, taraflar sözleşmenin şartlarını, dolayısıyla edim ve karşı edim arasındaki denge ve oranı diledikleri gibi kararlaştırabilirler. Kanun, bu konuda edimler arasında bulunması gereken denge ve oran hususunda objektif bir ölçü koymuş değildir. Yalnız, taraflardan biri karşı tarafın içinde bulunduğu zayıf durumdan yararlanarak onu sömürmek isteyebilir. Dolayısıyla aşırı yararlanmadan bahsedebilmek için, edim ve karşı edim arasındaki açık oransızlık, taraflardan birinin, diğerinin içinde bulunduğu zayıf durumdan yararlanmak suretiyle gerçekleşmesi gerekir.Aşırı yararlanmanın objektif ve subjektif unsurlarına bakıldığında; objektif unsur edimler arası açık oransızlık olup, bu unsur sözleşmenin içeriği ile ilgili bir husustur.Edimler arası açık oransızlık, sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa, pazar, arz ve talep şartlarına göre mevcut olmalıdır. Subjektif unsur ise; zarar görenin zayıf durumu ki bu zor durumda kalma, düşüncesizlik, deneyimsizlik hali olarak nitelendirilir, diğeri de yararlanma kastıdır.Eldeki davada davacı tacirdir ve TTK 18. maddede düzenlenen tacir olmanın yükümlülüklerine sahiptir. Tacir olan şirketler arasında düzenlenmiş ve geçerli olan bir protokolün bulunduğu ve tarafları bağladığı, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmeden sözleşme imzalamış olmasının sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı kanaatine varılmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacının davalıda alacağı bulunmadığı kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan 38,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.18/04/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.