Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/534
Karar No
K. 2024/272
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/534 Esas
KARAR NO: 2024/272
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17.07.2022
KARAR TARİHİ: 19.03.2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ödenmeyen fatura alacağının tahsili için takip başlattıklarını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla; davalı borçlunun ---------- dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaliyle icra takibinin kaldığı yerden devamına, borçlunun, asıl alacağın % 20’ sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açılmdığını, iş bu davanın tüketici mahkemelerinde açılması gerektiğini, şirket yetkilisi-------ait banka hesabından yapılan ödeme dikkate alındığında bakiye borç bulunmadığının anlaşılacağını, faturada mükerrer, daha önceden faturası kesilip ödenen ürünler bulunduğunu, ürünlerin büyük bir kısmının eksik olduğunu ve ürünlerin teslim edilmediğini, açıklanan nedenlerle; Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, ----- icra itirazlarının kabulü ile takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ------- sayılı kararında da değinilmiştir.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------ Esas sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ------ kayıtları celp edimiş, ------ tarihli bilirkişi kök raporu, ---- tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,--------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 07.03.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 43.250,76-TL fatura, 5.401,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.651,77-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 11.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14.03.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 17.07.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 48.651,77-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 15.05.2023 tarihli kök raporunda özetle, "Davacı şirketin 2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, ticari defterlerinde davalı şirketten 54.950,76 TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin 2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, ticari defterlerinde davacı şirkete borçlu/ alacaklı görünmediği, taraflar arasında ticari ilişkinin 25.02.2021 tarihli 76.500,00 TL tutarında ürünler içeren teklif formuyla başladığı, davacı şirketin ticari defterlerinde 54.950,76 TL alacaklı göründüğü ancak icra takibinde 43.250,76 TL alacak talebinde bulunduğu aradaki farkın 11.700,00 TL olduğu ve bu farkında mali incelemelerde davacının kredi kartı ile tahsil ettiği ancak ticari defterlerinde bu bakiyenin alacağından düşümünün yapılmadığının tespit edildiği, davacı şirketin düzenlediği toplamda 73.251,36 TL'lik fatura karşılığında davalı şirketin 68.000,60-TL'lik ödeme gerçekleştirdiği, icra takibine konu fatura bedelinin 43.250,76 TL olduğu dikkate alındığında davalı şirketin ( 73.251,36-68.000,60 =5.250,66-TL ) 43.250,76 TL -5.250,66 TL = 38.000,10 TL'lik kısmının davalı tarafından kabul edilerek ödendiği anlaşıldığı, izah edilen nedenlerle davacı şirketin icra takibine konu faturanın davalı ticari defterlerinde her ne kadar kayıtlı olmasa da yapılan ödemelerle kısmi olarak kabul edildiği görülmekte ve cevap dilekçesinde ifade ettiği üzere eksik ürün tesliminin detayı, ayıplı ürün teslimi yönünde bir ihtarname vb. ---------- dayanak belge sunulmadığından dosya kapsamında yapılan incelemelerde davacının 5.250,66 TL alacak talebinde bulunabileceği, ürünler ile faturalarında kısmi olarak içeriklerin de eşleştirilemediğinden davacının alacağının ispatında eksiklik olduğu kanaatine varılması durumunda davacının alacak talebinde bulunamayacağı" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.12.2023 tarihli ek raporunda özetle, "Davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “Davalı şirket, dava konusu ile ilgili ödemeleri şirketin resmi hesabından yapmış ancak dava dışı----- şahsi siparişlerini ise; ------ şahsi hesabından----- şahsi hesabına gerçekleştirmiştir. Nitekim yukarıda yer alan dekonttan da bu durum anlaşılmaktadır. Bu ödemenin müvekkil şirketin alacağı ile bir ilgisi olmayıp; bu husus tümüyle davalının soyut iddiasıdır. ' Şekilde olduğunun görüldüğü, davacı şirketin ticari defter incelemesinde davalı şirkete ait 2020 yılından borç/alacak bakiyesi olmadığı görüldüğü, davacı şirketin 100 hisse sahibi--------adresinden ve muhasebecisinin ----- tarihinde---------- tutarında alınan ödemeye ilişkin, verilen hizmete dair dayanak evrak tarafıma iletilmesini rica edilmiş' olup tarafına evrak sunulmadığını, kök raporda belirtildiği üzere davacı şirketin bilirkişi incelemesine sunduğu 25.02.2021 tarihinde düzenlenen teklif formunda toplam 76.500,00 TL tutarında olduğu ve ödemenin ------- tutarında olduğu görüldüğü, davalı şirketin yetkilisi 26.02.2022 tarihinde davacıya 38.000 TL'lik peşinat ödemesini yaptığı tespit edildiği, davacı şirketin %100 hisse sahibi -------adresine ve muhasebecisinin------adresine ---- tarihinde ------ dayanak evrak sunulması' rica edilmiştir. Ayrıca Davacı Şirketin ---------- kayıtlarında yer alan ------numarasıyla-------- görüşülmesine rağmen tarafına dayanak evrak sunulmadığı, davalı şirketin ------ rica edilmiş olup,

Davalı vekili cevaben---------sayılı dosyada davalı vekiliyim, dosya ile ilgili bizden her ne kadar ------çekine dayanak evrak talep etmişseniz de müvekkilde hiçbir belge mevcut değildir. Ancak davacının ticari defter kayıtlarından bu bilgilere ulaşılabilir. Şeklinde dönüş yapılmış olup her iki tarafın da kredi kartı ödemesine ilişkin dayanak evrak sunmadığını, 15.05.2023 tarihli kök raporumuzda “Davacı şirketin, davalı şirkete uyuşmazlığa konu fatura dışında davalı şirkete 4 adet fatura düzenlediği bu faturaların toplam tutarının 30.000,60 TL olduğu ve taraflar arasında bu faturalar yönünden uyuşmazlık bulunmadığı görüldüğü, kağıt ortamında düzenlenen 3 adet toplam tutarı 11.700,00 TL olan faturalar incelemem kapsamına her iki şirketten de karşılıklı olarak talep edilmiş olup fatura suretlerinde “kredi kartı ile tahsil edilmiştir” açıklamasının yer aldığının görüldüğünü, davacı şirket ticari defter kayıtlarında davalıya düzenlenen bütün faturaların davalının takip edildiği cari hesaba kayıt yapıldığı ancak kredi kartı ile tahsilat yapılan ödemelerin bu cari karttan düşümünün gerçekleştirilmediğinin görüldüğü, davacı şirketten pos cihazının fatura tarihi hesap ekstresi talep edilmiş olup incelemem kapsamına ibraz edilmediğini, davacı nezdinde bulunan fatura suretlerinden de anlaşılacağı üzere faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiği ve kredi kartı ile ödemelerinin tahsil edildiği anlaşılmıştır. ' şeklinde olup davacı şirket kök raporda da kredi kartı ödemesine istinaden dayanak belge sunmadıklarını, kök raporunda davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinde 11.700 TL tutarındaki faturanın kayıtlı olduğu tespit edildiğini, davacı şirketin faturaları kapalı işleyerek “kredi kartı ile tahsil edilmiştir” şeklinde ibaresinin yer aldığını, tarafların 11.700 TL tutarındaki kredi kartı ödemesine ilişkin dayanak belge sunmamalarından kaynaklı kök rapor ve dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin fatura üzerindeki 11.700 TL tutarının ödemesinin kapalı kaşelendiği ve kredi kartı ile tahsil edilmiştir ibaresini olduğu göz önünde bulundurulduğunda ödeme sıralamasında fatura tarihleri dikkate alınmış olup aşağıdaki gibidir. Davacı şirket tarafından bilirkişi incelemesine sunulan 25.02.2021 tarihli teklif formundan sonra davalı şirket/yetkilisi tarafından ödemelerin davacı şirkete/sahibine ödeme yaptığı tespit edildiği, mahkemenizin ara kararı doğrultusunda “Bilirkişi raporunda belirtilen ödeme tarihleri önem arz ettiğinden davalı tarafından kredi kartı dahil yapılan tüm ödemelerin tarihsel sıralaması belirtilerek ek rapor düzenlenmesi” hususunda ödemeler yönünden aşağıdaki şekilde tablo yapılmıştır. Kök raporda belirtildiği üzere taraflar arasındaki teklif formu, bu teklif formuna istinaden yapılan ödeme ve başkaca alınan hizmetlere yönelik düzenlenen faturaların kapalı fatura olarak tanzim edildiği dikkate alındığında; davacı icra takibine konu 10.06.2021 tarihli 43.250,76 TL'lik alacağına dayalı faturaya istinaden bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde faturada tarihinden önce 26.02.2021 tarihinde alınan 38.000 TL ödemenin fatura tarihinden önce alındığı iddiası ile bu ödemenin takibe konu fatura karşılık alınan ödeme olmadığını beyan ettiği, davacının taraflar arasında başkaca bir tiçari ilişki olduğuna yönelik belge ibrazında bulunmadığı gibi 25.02.2021 tarihli teklif formunda 38.000 TL peşinat olarak alındığı, diğer bir ifade ile ön ödeme olarak alındığı görülmektedir. İzah edilen nedenlerle; kök rapordaki görüşümü muhafaza ederek, görüşümü değiştirecek bir husus bulunmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde 54.950,76 TL alacaklı göründüğü ancak icra takibinde 43.250,76 TL alacak talebinde bulunduğu aradaki farkın 11.700 TL olduğu ve bu farkında mali incelemelerde davacının kredi kredi kartı ile tahsil ettiği ancak ticari defterlerinde bu bakiyenin alacağından düşümünün vapılmadığı tespit edildiği, davacı şirketin düzenlediği toplamda 73.251,36 TL'lik fatura karşılığında Davalı şirketin 68.000,60-TL'lik ödeme gerçekleştirdiği, icra takibine konu fatura bedelinin 43.256,76 TL olduğu dikkate alındığında, davalı şirketin ( 73.251,36-68.000,60 = 5.250,66 TL ) 43.250,76 TL -5.250,66 TL = 38.000,10 TL'lik kısmının davalı tarafından kabul edilerek ödendiğinin anlaşıldığı, izah edilen nedenlerle davacı şirketin icra takibine konu faturanın davalı ticari defterlerinde her ne kadar kayıtlı olmasa da yapılan ödemelerle kısmi olarak kabul edildiği görülmekte ve cevap dilekçesinde ifade ettiği üzere eksik ürün tesliminin detayı, ayıplı ürün teslimi yönünde bir ihtarname vb. ----------- sunulmadığından dosya kapsamında yapılan incelemelerde davacının 5.250,66 TL alacak talebinde bulunabileceği, ancak davalı şirketin itirazında eksik ürün aldığını beyan etmiş olmakla birlikte davacı şirketin de teslim ettiği ürünlere yönelik irsaliye teslim belgesi sunamadığından teklif formuna konu ürünler ile faturalarında kısmi olarak içeriklerin de eşleştirilemediğinden davacının alacağının ispatında eksiklik olduğu kanaatine varılması durumunda davacının alacak talebinde bulunamayacağı yönünde kanaate varılmış olduğu, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf her ne kadar faturaya dayalı olarak davalı aleyhine takip başlatmış ise de; teklif formunun davalı şirkete değil şirket yetkilisi olan-----yöneltildiği, ön ödemenin bu kişi tarafından yapıldığı ve alınan ürünlerin ----- kişisel eşyaları olduğu anlaşıldığından davacı ile davalı arasında bu konuda bir ticari ilişki bulunmadığı, haliyle takibe konu faturadan kaynaklı davalıya borçlu olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinde kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

3.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 587,60-TL harcın mahsubu ile artan 160,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.