Esas No
E. 2023/4905
Karar No
K. 2024/864
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/4905 E.  ,  2024/864 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/626 değişik iş
HÜKÜMLÜ: Abdurahman Baran
SUÇ: Taksirle yaralama

İNCELEME KONUSU

KARAR: İtirazın Reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Konya (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli ve 2010/1260 esas, 2011/1264 sayılı kararı ile sanık Abdurahman Baran'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 89/2-b-e, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca neticeten 3000 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 16.01.2012 tarihinde kesinleştiği, sanık müdafiinin 31.08.2022 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin Konya (kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2010/1260 esas, 2011/1264 sayılı ek kararıyla reddine karar verildiği, ek karara yapılan itiraz üzerine Mercii Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/626 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği tespit edilerek dosya incelendi.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.05.2023 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57137 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57137 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''...Dosya kapsamına göre, Konya 9. (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi ek kararı ile sanığın üzerine atılı suça öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde düzenlenen olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, TCK'nin 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık dava zamanaşımı süresine, 5237 sayılı Kanun'un 67/1-2-3-4 maddesi gereğince ise 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 10/06/2010 tarihi olduğu, 11/06/2022 tarihi itibariyle 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin başvuru tarihi olan 31/08/2022 tarihi itibariyle gerçekleştiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de,

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18/02/2020 tarihli ve 2019/9356 esas, 2020/1051 karar sayılı ilâmında,"... Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli 2012/3-909 esas ve 2014/121 karar sayılı ilamında belirtildiği ve aşağıda açıklandığı üzere lehe olan yasanın 5237 sayılı TCK olması, TCK'nın 66/5. maddesi gereğince zamanaşımının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden başlayacağının öngörülmesi karşısında; yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edildiği 24.10.2005 tarihinden itibaren 5237 sayılı Yasada öngörülen zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması ve 765 sayılı TCK'na göre de yargılamanın yenilenmesi davasında zamanaşımının sözkonusu olmaması nedeniyle tebliğnamedeki 765 sayılı Yasa hükümlerine göre zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında yargılamanın yenilenmesi davasında zamanaşımının söz konusu olmaması, kaldı ki 5237 sayılı TCK olması, TCK'nın 66/5. maddesi gereğince zamanaşımının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden başlayacağının öngörülmesi karşısında; yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığına karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun'un 311. maddesi; '' (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

a)Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b)Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c)Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d)Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.

e)Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

f)Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.[120] (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır. '' şeklinde düzenlenmiştir.

2.Dosya içeriğine göre; Konya (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli ve 2010/1260 esas, 2011/1264 sayılı kararı ile sanık Abdurahman Baran'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 89/2-b-e, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca neticeten 3000 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 16.01.2012 tarihinde kesinleştiği, sanık müdafiinin 31.08.2022 havale tarihli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, Konya (kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2010/1260 esas, 2011/1264 sayılı ek kararıyla; ''..Sanığın üzerine atılı suça öngörülen cezanın miktarına göre TCK'nin 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık dava zamanaşımı süresine, TCK'nın 67/1-2-3-4 maddesi gereğince ise 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 10/06/2010 tarihi olduğu, 11/06/2022 tarihi itibariyle 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin, başvuru tarihi olan 31/08/2022 tarihi itibariyle ziyadesiyle gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasına yasal olarak olanak bulunmadığı'' gerekçeleri ile sanık müdafiinin yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, Ek karara yapılan itiraz üzerine Mercii Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/626 değişik iş sayılı kararıyla; ''..Dosyada yargılanmanın yenilenmesini gerektirecek somut herhangi bir delil bulunmadığı ve talep dilekçesinde belirtilen hususların yargılanmanın yenilenmesini gerektirecek yeni deliller olmadığı anlaşılmıştır. Konya (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/09/2022 tarih 2010/1260 esas ve 2011/1264 karar sayılı ek kararında usul ve yasaya aykırı bir husus tespit edilmediğinden hükümlü müdafinin itirazının reddine karar verilmesi yönünde mahkememize tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur.'' gerekçeleri ile itirazın reddine karar verildiği, merciinin sanık müdafinin itirazının reddine karar verirken yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığını değerlendirdiği, kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.