5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/10267 E. , 2012/6235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çat Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2008
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün ve 2007/9-18 sayılı Kararına göre gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde kanun yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların hüküm fıkrasına yazılması zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında kanun yolunun "7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçeyle veya istem üzerine zabıt katibi aracılığıyla tutanağa geçirmek suretiyle" şeklinde gösterildiği; bu hatanın CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığı, bu itibarla sanığın başvurusunun kanuni süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın kullandığı elektrik sayacının borcu nedeniyle 03/09/2006 tarihinde mühürlendiği, 27/08/2007 tarihinde mührün bozulup tüketime devam edildiğinin tespit edilip yeniden mühürleme yapıldığı, bu tespit üzerine 16/10/2007 tarihinde Çat Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı; 06/09/2007 tarihinde mührün yeniden bozulduğunun belirlendiği ve 08/10/2007 tarihinde ayrı bir ceza davası açıldığı, sanığın mühür bozma suçlarını zincirleme işlemesine rağmen TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kısa süreli olduğu ve ertelendiği halde 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinin hükmüne aykırı olarak 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan mahkümiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken,
CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "kurum zararı karşılanmadığından ..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.