5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/1234 E. , 2012/13465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2009 tarih ve 2009/92 Değişik İş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyizlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Kdz. Ereğli Belediyesinde tahsildar olarak görev yapan sanık ...'ın, Belediye Encümen kararıyla hakkında para cezası kesilen ilgili tarafından keşide edilen ve haklarında beraet kararı verilen sanıklarca bankadan tahsil edilerek kendisine farklı tarihlerde verilen iki adet çek bedeli olan 10.000 TL'yi süresinde Belediye veznesine yatırmayıp uhdesinde tuttuğu, hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet ya da denetim olmaksızın kendiliğinden kuruma yatırdığı, yapılan denetim sırasında olayın ortaya çıkartıldığının anlaşılması karşısında, eyleminin parayı uhdesinde tuttuğu sürede elde ettiği nema da gözetilmek suretiyle,
TCK'nın 247/1-3, 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme kullanma zimmeti suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yanlış nitelendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçunun 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “sanığın kasıtlı suçtan ceza almış olduğu” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.