2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/13317 E. , 2023/9490 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
... müdafii
Batman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/372 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararının, sanıklar ..., ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
1.Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan İçişleri Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, suçtan zarar görenin, sanıklar hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında; yokluğunda hüküm verilen suçtan zarar gören Bakanlığa 5271 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca hükmün tebliğinin gerektiği gözetilerek, gerekçeli hükmün suçtan zarar gören Bakanlığa usulüne uygun olarak tebliği,
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile ... kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, kararı temyiz etmeyen katılan ...'in yokluğunda verilen hükmün doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı anlaşılmakla, “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin usûle aykırı olmasından dolayı, gerekçeli kararın usûlüne uygun olarak (Öncelikle bildirdiği en son adresine tebliğ yapılması, bu adreste tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği,
3.Temyiz dışı sanık ...'nın yokluğunda verilen kararın, sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği son bilinen adresi olan “ 1805 Sk. Raman Mah. 1805 ...No:27 Merkez/ Batman” adresine tebliğe çıkartılması gerektiği gözetilmeden, sanığa bu adresteki farklı kapı numarasına yapılan tebliğ işleminin geçersiz olması karşısında; gerekçeli kararın sanığa usûlüne uygun olarak (öncelikle sanığın son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine MERNİS şerhi yazılarak tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğiyle, yukarıdaki 1, 2 ve 3 No.lu paragraflarda yapılacak tebliğ işlemleri sonrasında tebligat belgeleri ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklenip ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması,
4.Sanık ...'ın 11.02.2016 tarihli süre tutum dilekçesinde gerekçeli kararın kendisine tebliğini istediği, açıklamalı temyiz sebeplerini gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesini müteakip bildireceğini beyan ettiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile ... kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, kararın sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine MERNİS şerhi ile tebliğe çıkarıldığı anlaşılmakla, “MERNİS adresi” ibaresi ile yapılan tebligat işleminin usûle aykırı olmasından dolayı, gerekçeli kararın usûlüne uygun olarak (öncelikle bildirdiği en son adresine tebliğ yapılması, bu adreste tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesinden sonra dava dosyasının geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.