5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2009/8453 E. , 2012/8183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek yapılan incelemede,
Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca, 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece bilirkişilik yapmaktan yasaklanmasına karar verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/303 Esas sayılı alacak davası nedeniyle üç kişilik bilirkişi heyetinde inşaat mühendisi olarak görevlendirilen ve 15/10/2007 tarihinde dosya kendisine teslim edilen sanığın, diğer bilirkişilerin haberi olmadığı halde her birine 2000 TL olmak üzere toplam 6000 lira verilmesi halinde lehe rapor tanzim edeceğini söyleyerek davacı ...’dan rüşvet istediği, ancak müştekinin öneriyi kabul etmeyerek durumu mahkeme başkanına bildirdiği, bu sebeple sanığın bilirkişi heyetinden çıkartılarak yerine başka bir inşaat mühendisinin atandığı ve bu bilirkişi heyetinin 14/11/2007 ve 31/01/2008 günlü raporları düzenledikleri, ancak henüz mahkemece bir karar verilmediği, 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde ise “rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı hususları nazara alınarak sözkonusu alacak davasının sonucu ve kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak davacının isteminde haklı olup olmadığı, sanığın eyleminin yapması gereken bir işi yapmak için para istemekten ibaret bulunup bulunmadığının tespitiyle, eyleminin yapması gereken iş niteliğinde bulunduğu ve zarar unsurunun da oluştuğunun kabulü halinde eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve kazanılmış hak da gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 11/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.