Esas No
E. 2023/13893
Karar No
K. 2024/650
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/13893 E.  ,  2024/650 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2815 E., 2023/1861 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/135 E., 2021/266 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigortalının davacı şirkete ait işyerinde plastik atıkları ayırma işini ifa ederken 04.10.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davalı Kurum tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin % 34,2 olarak tespit edildiğini, davacı işçide oluşan maluliyetin oldulça yüksek olarak belirlendiğini, itirazları üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da sürekli iş göremezlik oranının % 34,20 olarak belirlendiğini, davalıda iş kazası sebebiyle meslekte kazanma gücünde ciddi bir kayıp yaşanmadığından %34,2 oranındaki maluliyete itiraz ettiklerini belirterek davalı ...'ın sürekli iş göremez durumda olmadığının ve bu hususta müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığunın tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı sigortalının 04.10.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik derecesinin %34,2 olarak tespit edildiğini, buna göre kendisine gelir bağlandığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... 1. İş Mahkemesinin 2017/1057 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verildiğini, aynı hususa derdest bir dava varken davacının maluliyetinin ve kusur durumunun tespitine ilişkin huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, davalı ...'ın meslekte kazanma gücü kaybı oranının 23.09.2019 tarihine kadar %34,20 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının çelişkili, hatalı ve usule ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, gerçek durumu yansıtmadığını, raporlardaki maluliyet oranı doğru olsa bile 23.09.2019 tarihinden itibaren mevcut durumda davalının maluliyeti bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kaza sonrasında davalı tarafın çalışma gücünde neredeyse hiç değişme olmadığını, çok kısa bir sürede eski sağlığına kavuştuğunu, ATK raporunda da davalının geçici iş göremezlik süresinin 1 ay olduğunun belirtildiğini, kaza nedeniyle meslekte kazanma gücünde ciddi bir kayıp olmamasına rağmen %34,2 maluliyet oranı hesaplanmasının yerinde olmadığını, itirazları üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından gereken incelemenin yapılmadığını, davalının 04.10.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazaya bağlı göz yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olması ve sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı şeklindeki Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu tarafından tanzim edilen raporla da davalının sürekli iş göremez durumda olmadığının açıkça ispatlandığını, davacının 23.09.2019 tarih öncesine ilişkin maluliyetin iş kazasından mı kaynaklandığı yoksa davalının yaşı ve önceki sağlık sorunlarından mı kaynaklandığının belli olmadığını, bu hususta bir araştırma yapılmadan ve maluliyetin neden kaynaklandığı tespit edilmeden 23.09.2019 tarihinden öncesi maluliyete ilişkin müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 23.09.2019 tarihinden öncesine ilişkin belirlenen %34,2 maluliyet oranına itiraz ettiklerini, davalıda sürekli iş göremezlik bulunmadığını ileri sürmüştür.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; kazazede sigortalı tarafından işveren aleyhinde açılan davada Kurumun tarafı olmadığını, savunma hakkını kullanamadığı davada tespit edilen kusur dağılımı, sürekli iş göremezlik derecesi gibi hususların Kurum yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince talepleri gibi davanın reddine dair karar verilmişse de diğer davalı kazazede sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitinde, işçi tarafından açılan ve müvekkili Kurumun tarafı olmadığı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepli dosyadan celbedilen ATK. mütalaaları esas alınarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporlara süresinde itiraz edildiği halde Adli Tıp Kurumundan alınan raporların denetime elverişli olarak hazırlanmadığını, 23.09.2019 tarihinden itibaren görme duyusunu tamamen geri kazandığının kabulüne göre rapor tanzim edildiğini, buna göre hüküm kurulduğunu, raporda davacının yaptığı iş kazası sonrasında gözünde meydana gelen görme kaybıyla ilgili tespit istemleri ile ilgili değerlendirme yapılacağından bahsetmişse de Adli Tıp Kurumu raporunda davacının yaşamış olduğu kaza sonrası kaybedilen görme kaybının tekrar gelişip gelişemeyeceği ya da gelişse bile ne oranda gerçekleşeceği hususuna değinmediğini, bir önceki rapora itirazlarında da bu hususun değerlendirilmediğini, eksik ve yetersiz inceleme yapılan raporlara göre hüküm kurulduğunu, 23.09.2019 tarihinden sonra maluliyetin olmadığının kabulünün hatalı olduğunu, raporlardaki çelişkilerin giderilmediğini, davalıdaki görme kaybının devam ettiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve davalıların istinaf başvurularının ...nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesince de Yerel Mahkeme hükmü ile gerekçesi arasında çelişki bulunduğunun belirtildiğini, dosyada alınan ATK raporlarına göre meydana gelen kazanın davalının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığının ve 23.09.2019 tarihinden itibaren davalıda sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının belirtildiğini, buna rağmen ret kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla ve istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'ın iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.11.2019 tarih ve 20027 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca düzenlenen raporla giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog