12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket tarafından alacağın tahsili için davalı aleyhine .... İcra in ...
E. Sayılı dosyası ile yürütülen 1.688,36 -TL tutarındaki icra takibine davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Müvekkili şirket ile davalı arasında ... Arabuluculuk Numaralı dosya ile 07.01.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak taraflarca anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğunun hâsıl olduğunu, davalının itirazının iptali gerektiğini, Müvekkili şirket ile davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği müvekkili taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğunu, davalı gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlandığını, bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, davalı ve müvekkili şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemeler hususlarının belirlendiğini, Müvekkili şirketin, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirdiğini, yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturaların kesildiğini, buna karşılık davalının, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu fatura değerlerinin toplamının 1.688,36 -TL olduğunu, Müvekkili şirket taraflar arasında imzalanan kargo sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünde olduğunu, kendisine verilen kargoları tam ve özenle taşıma olan tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, buna rağmen davalı tarafın tek yükümlülüğü olan ödeme edimini gereği gibi ifa etmediğini, toplam tutarı 1.688,36 -TL olan faturaların müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde görülebileceğini, İşbu davaya ve ilgili icra takibine konu faturaların çoğunun e-arşiv fatura olarak düzenlendiğinden e-Arşiv fatura uygulaması kapsamında oluşturulan faturaların elektronik mali mühür ve zaman damgası ile imzalanarak elektronik ortamda arşive alındığını, E-Arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturaların davalı tarafa hem elektronik ortamda hem de fiziken teslim edildiğini, söz konusu e - arşiv faturalarının ulaştırılması sorumluluğunun ... kuruluşunun üzerinde olduğunu, Sayın Mahkemenin gerek duyması halinde, davaya konu faturaların davalı yana iletilip iletilmediği hususunda Türkkep'e müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, Müvekkili şirket tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı taraf ile defalarca iletişime geçilmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındığını, bunun neticesinde müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili için .... İcra Müdi iğül ...
E. Numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, Bu doğrultuda, davalı tarafından haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faturaya ilişkin edim borcunu yerine getirmesine rağmen davalı tarafından bedel ödeme borcunun tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, - T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin E. 2017/... K. 2018/... T. 6.11.2018 tarihli kararının; “İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranış hususunda Davalınında razı olduğu, davacı delili olan mutabakat belgesi ve Davalının kendi defterlerine göre davacıya 31.12.2013 tarihi itibariyle 188.344,09TL borçlu olduğu bu borç miktarından 2014 yılında yapılan banka ödemeleri düşüldüğünde Davalının takip tarihi itibariyle 179.693,57TL borçlu olduğunun anlaşıldığı ve Davalının takipten önce temerrüte düşürülmediği için işlemiş faiz talep edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle itirazın kısmen iptaline, takibin 179.693,57 TL asıl alacak üzerinden devamına fazlaya yönelik isteğin reddine, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hükme karşı Davalı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf dilekçesinde iler ilen hususların ilk derece mahkemesinde değerlendirilip yeterli gerekçe ile reddedildiği, icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle Davalı vekilinin istinaf talebinin esastaki reddine karar verilmiş, hüküm Davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.630,00 TL duruşma vekâlet ücretinin Davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Davalıdan alınmasına, 06.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi. Şeklinde olduğunu, belirterek, huzurdaki davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin Davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederek huzurdaki davayı açmışlardır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; - Davacının 23.02.2021 tarihli dava dilekçesinde yer alan iddiaların hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Davacı ile müvekkili arasında belirli bir parça malın taşınması hususunda anlaşma yapıldığını, yapılan mutabakat gereğince davacı tarafından 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79 TL bedelli faturanın kesildiğini, bu işlem öncesinde müvekkili firmanın davacı tarafa 30.11.2019 tarihli ... nolu faturadan kaynaklı 17,68 TL borcu bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili firmaya 10.12.2019 tarihinde ... nolu 83,67 TL bedelli fatura gönderilmesi akabinde müvekkili tarafından 13.12.2019 tarihinde davacıya 101,35 TL lik bir ödeme yapıldığını, 17.12.2019 tarihinde ... nolu 613,60 TL lik faturanın kesilmesi akabinde yapılan incelemede 10.12.2019 tarihinde ... nolu 83,67 TL bedelli fatura ve 17.12.2019 tarihinde ... nolu 613,60'TL lik fatura muhteviyatındaki taşımanın zaten 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79TL bedelli fatura muhteviyatına dâhil olduğunun anlaşılması üzerine müvekkili tarafından 30.11.2019 tarihli ... nolu faturadan kaynaklı 17,68 TL borç bedeli düşüldükten sonra bakiye 661,91 TL için 20.12.2019 tarihinde ... nolu iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacı yanca, müvekkili tarafından kesilen iade faturasının iadesi için 30.04.2020 tarihinde ... nolu fatura kesildiğini, müvekkilinin de bu faturaya istinaden fatura muhteviyatı 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79 TL. bedelli faturaya dahil olduğu için bu kez 14.05.2020 tarih ... nolu iade faturası kesildiğini, Ayrıca davacı tarafça 24.12.2019 tarihinde ... nolu 893,58 TL lik fatura kesildiğini, iş bu fatura muhteviyatının da 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79 TL bedelli faturaya dahil olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından 27.12.2019 tarihinde ... nolu iade faturası kesildiğini, davacı tarafından ise bu faturaya istinaden 30.04.2020 tarihinde bu kez ... nolu iade faturası kesildiğini ve müvekkili tarafından da son olarak ilgili fatura muhteviyatı 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79 TL bedelli fatura muhteviyatına dahil olduğu için 14.05.2020 tarihinde ... nolu iade faturası kesildiğini, Davacı tarafından 31.12.2019 tarihinde ... nolu 127,44 TL fatura kesildiğini, iş bu sözleşme ve yukarıdaki fatura kapsamına dâhil olmasına rağmen iş bu fatura muhteviyatının da 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79 TL bedelli faturaya dâhil olduğu için müvekkili tarafından 02.01.2020 tarihinde ... nolu iade faturası kesildiğini, davacı tarafından ise bu faturaya istinaden 30.04 2020 tarihinde bu kez ... nolu iade faturası kesildiğini ve müvekkili tarafından da son olarak ilgili fatura muhteviyatı 03.12.2019 tarihinde ... nolu 19.960,79 TL bedelli fatura muhteviyatına dâhil olduğu için 14.05.2020 tarihinde ... nolu iade faturası kesildiğini, Davacı tarafından daha sonra 15.01.2020 tarihinde ... nolu 17,68 TL, 16.01.2020 tarihinde ... nolu 27,78 TL, 16.01.2020 tarihinde ... nolu 9,66 TL, 16.01.2020 tarihinde ... nolu 9,66 TL bedelli faturalar kesildiğini, müvekkili tarafından da 24.01.2020 tarihinde toplam cari borç bedeli olan 19.977,26 TL davacıya ödenerek O tarih itibariyle cari borcun sıfırlandığını, 28.01.2020 tarihli ... nolu 35,36 TL lik fatura bedeli 07.02 2020 tarihinde, 11.02.2020 tarihli ... nolu 96,03 TL bedelli, 18.02.2020 tarihli ... nolu 56,09 TL bedelli fatura bedeli 21.02,2020 tarihinde, 25.02.2020 tarihli ... nolu 41,15 TL bedelli fatura bedeli 28.02.2020 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin sadece 02.04.2020 tarihli ... nolu faturadan kaynaklı 6,64 TL borcu kaldığını, bu bedelinde 29.05.2020 tarihinde alacaklıya ödendiğini, son olarak da alacaklı tarafından 31.05.2020 tarihinde ... nolu 127,44 TL kesildiğini, müvekkili tarafından da ... nolu iade faturası kesildiğini, yargılama aşamasında ticari defterler ve diğer kayıtların incelenmesi aşamasında bu beyanlarının doğrulanacağını, Davacı tarafça müvekkiline 14.05.2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, iş bu ihtarname ile 1.688,36 TL bakiye fatura alacağının ödenmesinin talep edildiğini, akabinde müvekkili tarafından ...
2.Noterliğinin 29.05.2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu borcun ödendiğini, yalnızca 02.04.2020 tarihli ... nolu faturadan kaynaklı 6,64 TL borç kaldığını ve bu borcun da en kısa sürede ödeneceğinin bildirildiğini, daha sonra davacı tarafından davaya konu icra takibinin başlatıldığını, müvekkili tarafından borcun ödenmiş olması sebebiyle icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, Müvekkili tarafından davacı yana muhtelif ödemeler yapıldığını, .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyası ile talep edilen 1.688,36 TL'lik bedelin 24.10.2020 tarihinde davacı yana yapılan 19.977,26. TL'lik ödeme içerisine dâhil olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirterek, davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile mahkeme vekalet ücretinin davacı yandan tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.688,36 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya mahkemece reesen belirlenen mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi raporunda " Davacı tarafın e-defter mükellefi olduğu ve incelemeye ibraz edilen 2019 ve 2020 yılı yevmiye ve kebir defterlerine ilişkin e-beratların kanuni sürelerinde Maliye İdaresine beyan edildiği, 2019 ve 2020 yılı envanter defterlerinin noter tasdikinin yasal sürelerinde yaptırıldığı,
Davacı tarafın yasal defterlerinde davacının davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 1.688,36.- TL tutarında alacaklı olarak göründüğü,
Davalı tarafın İzmir” de mukim olduğunu, bu nedenle yasal defter ve dayanak belgeler üzerinde dava konusu olaylar yönünden herhangi bir inceleme yapılamadığı,
Davalı tarafın takip konusu alacak dayanağı olarak gösterilen faturaların mükerrer olarak düzenlendiğini iddia ettiğini ve bu taşımaların bedelinin de 24.10.2020 tarihinde yapılan ödeme içerisinde yer aldığından borçlarının olmadığını belirttiklerini,
Davacı tarafça takip dayanağı olarak gösterilen faturalar muhteviyatının mükerrer olmadığı ayrı bir taşıma olduğu yönünde incelemeye ibraz edilen “kargo teslimat raporu” incelenmiş olmasına rağmen konunun uzmanlık alanım dışında olması nedeniyle aynı taşımanın mükerrer olarak fatura edilip edilmediği, yada ayrı bir taşıma olup olmadığı hususunda bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı " şeklinde rapor sunmuştur.
Davalı yanın defterleri incelenmesi için talimat yazılarak inceleme yaptırılmış talimat raporunda "Davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı e-defter yasal ticari defterlerinde 6762 sayılı TIK'nunda öngörülen “açılış onaylarına” ilişkin vecibelerini ve “kapanış onaylarına” ilişkin vecibelerini yerine getirdiği anlaşılmakta olduğu, Davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı e-defter yasal ticari defterleri dayanağı Muavin defter dökümlerine göre hesabın 27.07.2020 takip tarihi itibariye 0,00TL bakiye verdiği görülmekte olup buna göre davalı'nin yasal ticari defterleri ile dayanağı sunduğu muavin defter dökümüne göre davacı'ya 27.07.2020 takip tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı görülmekte olduğu, Davacı Yasal ticari defterlerinin incelendiği dosyada mevcut Sayın Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 28.03.2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davacı 2019-2020 yılı yasal ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın davalı taraftan c/h bakiyesi 1.688,36TL alacaklı göründüğü, takip dayanağı gösterilen faturalar muhteviyatının mükerrer olmadığı yönünde ibraz edilen kargo teslim raporu incelenmiş olmasına rağmen konunun Uzmanlık alanı dışında olması nedeniyle bu hususda tesbit ve değerlendirme yapılamadığının belirtildiğinin görülmekte olduğu, Mevcut tüm bu doneler birlikte değerlendirildiğinde, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı e-defter yasal ticari defterleri dayanağı Muavin defter dökümlerine göre hesabın 27.07.2020 takip tarihi itibariyle 00,00TL bakiye verdiği,buna göre davalı'nın davacı'ya 27.07.2020 takip tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı görülmekte olmakla birlikte davacı defter ve belgeleri üzerindeki inceleme ile Sayın bilirkişi SMM.Mustafa Kınacı'nın takip dayanağı gösterilen faturalar muhteviyatının mükerrer olmadığı ayrı taşıma olduğu yönünde ibraz edilen kargo teslim raporunun teknik bilirkişi tarafından incelenmesinin gerekli olup olmadığı hususundaki karar tamamen Sayın Mahkemenin takdirine aittir." şeklinde talimat rapor sunulmuştur.
Taraflarca yapılan itiraz ve beyanlar neticesinde SMM bilirkişisine Karayolu Taşımacısı da eklenerek yeni rapor aldırılmış raporda "Davacı tarafça, takip dayanağı olarak gösterilen 03.12.2019-14.01.2020 tarihli 80 adet kargo hareketine ait dava konusu alacak dayanağı olarak gösterilen 9 adet toplu fatura incelenmiş olup taşımaların farklı taşımalar olduğu ve toplu faturalarda mükerrerlik olmadığı, açıklanan nedenlerle davacının dava konusu alacak dayanağı faturalar çerçevesinde asıl alacak yönünden davalıdan 1.688,36. TL tutarında alacaklı olduğu hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu,
Davacı tarafın bilirkişi raporunda icra inkar tazminatı yönünde bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmadığı beyanı ile ilgili olarak konunun hukuki değerlendirme gerektirmesi ve uzmanlık alanımız dışında olması hasebiyle bir değerlendirme yapılamadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraflarca yapılan itiraz ve beyanlar neticesinde ek rapor tanzimi için bilirkişilere dosya verilmiş ek raporda "Davalı tarafça bilirkişi ek raporumuza karşı verilen 15.05.2023 tarihli dilekçede yer alan hususlar, genel itibariyle davaya cevap dilekçesi ve dosyaya sunulan kök ve Ek rapora karşı vermiş olduğu itirazlarla önemli ölçüde aynı hususları içermektedir. Söz konusu itirazlara ilişkin olarak yapmış olduğumuz inceleme ve değerlendirmelerde önceki tespit ve değerlendirmelerimizden farklı bir tespit ve sonuca ulaşamadığımız hususu sayın mahkemenin takdirindedir.
Davalı tarafça dosyaya sunulan 22.05.2023 tarihli dilekçe ve ekinde yer alan email yazışmaları incelendiğinde; 16 adet kolinin davacı tarafça eksik teslim alındığı ve bu kolilerin davalı firmada palet üzerinde kaldığı iddia edilmekle davacı tarafça davalıya maillerde ise konunun araştırılacağı, şubelerden kendilerine eksik bilgi geleceği bilgisinin verildiği, 16 adet kolinin eksik teslim alındığı yönünden davacı tarafça gönderilen maillerde kesin kabule yönelik bir ibarenin olmadığı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafça davalı firmaya gönderilen 11.12.2019 tarihi mailde konunun araştırılıp geri dönüş sağlanacağı bilgisinin verildiği, bu konuyla ilgili olarak davacı firmanın davalı firmaya geri dönüş yapıp yapmadığı hususunda herhangi bir yazışmanın mevcut olmadığı, davalı tarafça 11.12.2019 tarihi saat 09:56 da infoülerzecember.com mail adresinden davacı firma ...(d)... email adresine gönderilen emailde “.. Merkez bankası aradı 52 koli olması gereken çember 49 koliymiş birde ... kargo şubesi eksik olduğu için teslim etmiyormuş. Konu ile ilgilenmenizi rica ederiz” denilmek suretiyle 3 adet kolinin eksik olduğu bilgisinin yer aldığı görülmüştür.
Davalı tarafça dosyaya sunulan 20.12.2019 ve 27.12.2019 tarihli mailler yönünden davacı tarafça bu maillere cevap verilip verilmediği verilmiş ise eksik koli iddiasının davacı tarafça kabul edilip edilmediği hususu dava konusu alacağın belirlenmesi yönünden bü; taşımaktadır. Diğer yandan davalı tarafça eksik gittiği belirtilen 16 adet koli ile ilgili Merkez Bankası şubelerinden davalıya yapılan geri bildirimler yönünden ve eksik giden kolilerin Merkez Bankasının hangi şubeleri ile ilgili olduğu vb. de dosyaya bilgi ve belgelerin sunulması gerekmektedir. Netice itibariyle dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile davalı tarafça sunulan itiraz ve mail yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada dosyaya sunmuş olduğumuz son ek rapordaki görüş ve kanaatlerimize herhangi bir değişiklik olmamıştır." şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine .... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bilge yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez, aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/a-12 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bükçesinden karşılanır. Somut olayda davalı haksız bulunduğundan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının kabulü ile davalının ....icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 337,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 368,30 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafça başlangıçta yapılan 127,10 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti ve bilirkişi ücreti 890,50 TL olmak üzere toplam 1.017,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5.Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.400,45 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair. Miktar itibariyle yasa yolu kapalı KESİN olarak davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/03/2024 Katip ... Hakim ...