5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/11636 E. , 2012/6275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ankara C. Başsavcılığının 13/04/2007 gün 2007/8026 sayılı iddianamesinde sanığın .... Tur. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğu ve şirket adına işletilen taksi durağının ruhsatının bulunmaması nedeniyle katılan ... Belediye Encümeni'nin 08/11/2001 tarihli kararı ile ruhsat alınıncaya kadar faaliyetten men kararı verildiği ve işyerinin 29/11/2001 tarihinde mühürlendiği, 29/06/2006 ve 28/07/2006 tarihlerinde daha önce konulan mührün kırılarak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, sanığın sorgusunda kendisinin olayla bir ilgisinin bulunmadığını, mühürlemeden haberdar olmadığını beyan ettiği, katılan kurumca sanığa ait taksi durağının 70 defa mühürlendiği ve mührün bozulduğunun iddia edildiği, 29/06/2006 ve 28/07/2006 tarihli mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının sanığın işçisi olan Bülent Kaya tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında; suç tarihleri itibariyle ilgili taksi durağının fiilen kimin sorumluluğunda olduğu yönünde kolluk araştırması yapılıp, ilgili ticaret sicil memurluğundan şirketin ortak ve yöneticilerinin kim olduğunun sorulup, tutanaklarda işçi sıfatıyla imzası bulunan ....ile zabıta görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suça konu olayda, katılan kurumca düzenlenen suç duyurusu yazılarında sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili olarak ilk mühürlemenin yapıldığı 29/11/2001 tarihinden sonra 70 defa daha mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının düzenlendiğinin belirtildiği dikkate alınıp açılan bu kamu davalarının akıbeti araştırılıp, eylemler arasındaki hukuki kesintinin oluşup oluşmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı saptandıktan sonra bir karara varılması gerektiğinin düşünülmemesi, Sanığın adli sicil kaydındaki ilamların kesinleşme ve infaz şerhli onaylı örneklerinin getirtilerek sanık hakkında TCK'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Sanığın işlediği kabul edilen mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti yerine anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben 52/2. madde 50/1-a uyarınca bu cezanın paraya çevrilmesi, sanığa hapis cezası verilmesi düşünülüyor ise de aynı Yasanın 50/2. maddesindeki kısıtlama nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 2. ve 3. fıkra hükümleri gereğince adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hususunun tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.