Esas No
E. 2011/1286
Karar No
K. 2012/13587
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2011/1286 E.  ,  2012/13587 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Zimmet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraet hükümlerinin incelenmesinde; sanıkların ... İl Özel İdaresi tarafından işletilen Şehirlerarası Otobüs Terminalinde terminale giriş-çıkış yapan araç şoförlerinden makbuz karşılığı para tahsili ile görevli gişe memuru oldukları, İl Özel İdaresinin 2005 yılı rutin teftişi sırasında vatandaşlardan temin edilen 5 adet makbuzun dip koçanları ile yapılan karşılaştırması neticesinde birbirleri ile uyum sağlamadığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada, sanıkların terminal müdürü olan sanık ...’nin kendilerine karışık olarak ve karşılığında imza almaksızın gönderdiği makbuz koçanları üzerinden terminale giriş-çıkış yapan araç şoförlerine makbuz kesip para tahsil ettikten sonra kesilen makbuzları bir adet irsaliye makbuzuna bağlayıp ...’ye gönderdikleri, ...’nin ise kendisine teslim edilen makbuz ve irsaliye listesini kontrol ettikten sonra söz konusu parayı İl Özel İdaresinin ilgili banka hesabına yatırması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, idari soruşturma ve bilirkişilerce yapılan incelemede irsaliyelerde tamamen gerçek makbuz kayıtlarının bulunduğu ve eksik irsaliye bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların kendilerine teslim edilen gerçek makbuz koçanları yanında sahte makbuz koçanları üzerinden de makbuz keserek tahsilat yapıp bunları irsaliyeye bağlamadıklarının anlaşıldığı, makbuzların sahteliğinin farkında olmaksızın irsaliye listesi düzenlemiş oldukları düşünüldüğünde bunun ...’nin denetiminde ortaya çıkarılabileceği, ya da aynı durumda söz konusu irsaliyelerin ... tarafından imha edildiği düşünüldüğünde ise ...’nin söz konusu sahte irsaliyeler yerine sanıkların imzalarını taklit ile yeni irsaliyeler düzenlemesi gerekeceği, fakat mevcut irsaliye listelerindeki imzaların sanıklara ait olup sanıklar tarafından düzenlendiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak sanıkların, 01/11/2006 tarihli bilirkişiler kurulu raporuna göre 01/01/2005-31/10/2005 tarihleri arasında terminale giriş-çıkış yapan ortalama araç sayısı üzerinden yapılan tespite göre belirtilen süre zarfında elde edilmesi gereken gelirin 313.144 TL ve aynı dönemde İl Özel İdaresinin banka hesabına yatırılan paranın 252.011 TL olup aradaki fark olan 61.132 TL‘yi zimmetlerine geçirdikleri anlaşılmakla, sanıkların eylemlerine uyan zincirleme nitelikli zimmet ve zincirleme resmi evrakta sahtecilik suçlarından mahkümiyetleri yerine yazılı şekilde bereatlerine karar verilmesi, Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesine gelince;

Terminal işletme müdürü olan sanığın gişe memuru olan diğer sanıklara usulüne uygun şekilde sıralı olarak ve imza karşılığı makbuz koçanlarını teslim etmemesi, toplanan paraları teslim alma yetkisi olmamasına rağmen söz konusu paralar ve makbuz koçanlarını teslim alıp aldığında da teslim tesellüm tutanağı düzenlemeyerek görevini ihmal ettiği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.