7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/2689 E. , 2023/11575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1
. Asliye Ceza Mahekemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/1308 Esas, 2015/941 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan,
a)Sanık ...'nın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine;
b)Sanık ...'ın, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, gümrük kaçağı sigaraların müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ...'nın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracı hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Hakkında verilen hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.23.09.2014 tarihinde, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/909 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden güvenlik güçlerince oluşturulan uygulama noktasında sanık ...'ın sürücüsü olduğu 31 ... 972 plaka sayılı aracın durdurulduğu, aracın arka koltuğunun önünde, paspas üzerinde, içerisinde kuru yemiş olan poşetlerin altına gizlenmiş vaziyetteki siyah poşetlerde toplam 280 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği, poşetlerin araç içerisinden indirilmesi esnasında sanık ...'in ani bir hareketle araç ile olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2.Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı, sigaraların gümrüklenmiş değerinin 2.063,02 TL olduğu görülmüştür.
3.Nakil aracının, sanık ... adına kayıtlı, 2011 model Honda Elegance marka otomobil olduğu görülmüş olup, 29.09.2014 tarihinde sanık tarafından, ... adlı şahsa noter marifetiyle devredildiği görülmüştür.
4.Sanık ...'ın 29.09.2014 tarihinde (olaydan 6 gün sonra ) kendiliğinden gelerek verdiği savunmasında, ... Kuruyemiş ve Oto Kiralama adlı iş yerinin olduğunu, 31 ... 972 plaka sayılı aracı
19.09.2014 tarihinde Suriye uyruklu Ramadan adlı şahsa kiraya verdiğini, bu şahsın 23.09.2014 tarihinde aracı teslim ettiğini, aracı teslim alırken kontrol etmediğini, araçta polisler tarafından sigara bulununca korktuğunu ve panikleyerek kaçtığını, aracı kiraya verdiği şahsa ulaştığını, onun da sigaraların kendisine ait olduğunu söylediğini, sigaralar ile alakasının olmadığını beyan etmiştir.
5.Sanık ... (diğer sanık ... ile aynı gün, Garip'in savunmasından 45 dakika sonra alınan) savunmasında, Suriye'den Türkiye'ye 1,5 yıl önce geldiğini, yapacak işi olmadığından Suriye'deki akrabalarından istediği sigaraları, kiraladığı araçlarla ...'da sattığını, suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu, Garip'ten kiralık olarak aldığı araca koyduğunu ancak sigaraları satamayınca aracı zamanında teslim edemediğini, Garip'in oğlunu arayarak aracın yerini öğrendiğini ve evinde bulunan anahtarı alarak aracı geri aldığını beyan etmiştir.
6.31 ... 972 plaka sayılı aracın, 29.09.2014 tarihli, taraflarının ... ve ... olduğu noter satış sözleşmesinin dosya arasında olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE
A. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu yakıtın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının maddi değeri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığında, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ...
Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ...
Hakkında Mahkûmiyet Kararı Yönünden Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğunun bozmayı gerektirmesi,
2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan, anılan maddenin onuncu fıkrası uyarınca artırım yapılması ve aynı maddenin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezaya hükmolunması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.10.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/36 Esas, 2015/469 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.01.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Nakil Aracının İadesi ve Sanık ...
Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ...
1.Asliye Ceza Mahekemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/1308 Esas, 2015/941 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahekemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/1308 Esas, 2015/941 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.