Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/764
Karar No
K. 2024/226
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/764
KARAR NO: 2024/226
DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 21/11/2023
KARAR TARİHİ: 21/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ... ile şüphelilerin görevli olduğu ... arasında eski ... l.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. yeni ...

4.Asliye Ticaret Mahkemesi...E. dosyasında konu müteveffa ...'nin kooperatif üyeliğinden kaynaklı ... İlçesi ... Köyü ... Mevki Cilt Hane 150 / 148 / 05 471 Ada 1 Parsel B 9 Blok'taki eski 44 yeni 41 nolu daire hakkında "Ferdileşmeye geçilmiş ise davalı adına kayıtlı tapunun kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesini, aksi halde uğranılan zararın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsili amacıyla açılan dava açıldığını, davalı ... aleyhine açılan ecrimisil ve tapu iptal davalarının reddine, 90.000-TL'nin kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsil edilerek davacıya ödenmesine, dava konusu ... İlçesi ... Köyü ... Mevki Cilt Hane 150 / 148 / 05 471 Ada 1 Parsel B 9 Blok'taki eski 44 yeni 41 nolu daire ile ilgili olarak davalı Kooperatif adına olan bu taşınmazın tapusunun iptali ile bu dairenin davacı adına tesciline" karar verildiğini, ...

3.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyası üzerinden işleme konulup ... icra emrine konu kesinleşen alacağa dair ödeme yapılmadığından İcra İflas Kanunu m.37 ve 177/4 gereği doğrudan iflas nedeni olup davalı kooperatifin iflasına karar verilmesini, ilama dayanan alacağın usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşen örnek 4-5 icra emri ile istenen faiz, masraf ve vekalet ücreti hariç toplam 248.920.09-TL alacağın ödenmemiş olması karşısında İcra İflas Kanunu m. 37 ve m.177/4 gereği tacir olan davalı kooperatifin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı kooperatifi temsilen beyanda bulunan tasfiye memurları ise davanın reddini talep etmişlerdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı kooperatif hakkında İİK m.177/4 hükmüne dayalı olarak açmış olduğu icra emrine konu alacağın ödenmemesine dayalı iflas davasından doğmaktadır. HMK m.31 hükmü gereği davanın kaynaklandığı yasal madde kesin ve açık olarak araştırılmış, tespit edilmiş, bu konuda davacı vekilinden açık beyan alınmış, çelişki giderilmiştir.

İflası istenen davalı kooperatifin celbedilen ...

4.ATM... E.-... K.sayılı ve 28/09/2017 Kararı çerçevesinde ve TTK Geçici 7.Madde hükmü uyarınca ihyasına dair karar verildiği, ancak ...

4.ATMdeki ihyaya ilişkin dava dosyasındaki gerek talep dilekçesinde ve gerekse ilgili hüküm fıkrasında ...

4.ATM'nin ...E.sayılı dava dosyasının infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemler açısından dahi olmak üzere kooperatifin ihyasını içerecek şekilde ihya kararının verilmediği, sadece adı geçen dava dosyasındaki taraf teşkili ile sınırlı olmak üzere kararın oluşturulduğu, kararın bu şekilde kesinleştiği, herhangi bir kanun yoluna başvurulduğuna dair bilginin bulunmadığı, bu durumda davaya dayanak olan icra emrine dayalı takip tarihi itibariyle bu takipte taraf ve dava ehliyetine haiz olabilecek bir kooperatif tüzel kişiliğinin ihyasının söz konusu olup olmadığı hususunun dava şartı olarak ele alınması gerektiği, icra emrinin bu çerçevede adı geçen kooperatife tebliğ işlemleri yapıldığı, bu arada davacının adı geçen icra emrine konu alacak miktarlarını kapsayacak şekilde iflas yoluyla adi takipte ödeme emri düzenleme suretiyle de takip yaptığı" tartışmasızdır. Davacı, icra emrinin ödenmemesi nedeniyle hakkında iflas davası açmış olduğu davalı kooperatif hakkında ilâmların icrasına dair takip yapmış olmakla birlikte icra emrinin gönderilmesine esas icra takibinin yapıldığı an itibariyle kooperatifin taraf ehliyetinin öncelikle irdelenmesi gerekir.

Takibin yapılmış olduğu tarih öncesi itibariyle 6102 sayılı TTK geçici 7 madde hükmüne göre ihyası talep olunan kooperatif ile ilgili ...

4.ATM'nin ...E. ...K.sayılı kararına istinaden ihya kararı verilmiştir. Bu kararın hüküm fıkrasına göre "Davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı ... ... 4 ATM nin ... ve ... esas sayılı dosyaları ve ... 14 İcra Müdürlüğünün... ve ...ve 1. İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında, ...

2.İcra Müdürlüğünün ..., ...-... sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına" şeklinde karar oluşturulmuş, karar istinaf yoluna başvurulmaması sonucunda 22/11/2017 tarihinde kesinleşmiştir.

Adı geçen hüküm fıkrasından anlaşılacağı üzere, mahkememizdeki iflas davasına esas olan ilamın konu olduğu ...

4.ATM'nin ...sayılı dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihya kararı verilmiştir. Ayrıca başkaca icra ve dava dosyalarıyla sınırlı olmak üzere dahi karar verilmiştir. Bu arada ...

4.ATM'nin ...E.sayılı dava dosyasındaki bozma ilamı sonrası en son bu dosya ...E.sayılı dosya numarasını almıştır. Adı geçen hüküm fıkrasından anlaşılacağı üzere ...E.sayılı dava dosyasında söz konusu ihya kararı üzerine davada taraf teşkili sağlanmış, bu suretle dosyada hüküm verilmiştir. Ne var ki ihyaya ilişkin davanın açıldığı ...

4.ATM'nin ...E.sayılı dava dosyasında, ...E.sayılı dosyadaki davalı kooperatifin ihyasına "sadece bu dosya ile sınırlı olmak üzere" hüküm oluşturulmuştur. Bir başka deyişle ...E.sayılı dosyanın kesinleştirilmesinden sonra "infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemler yönünden dahi kooperatifin ihyasına dair" talepte bulunulması, bu yönde Mahkemece karar verilmesi gerekli ve mümkün olduğu halde bu yönde talep ve hüküm oluşturulmamıştır. Nitekim uygulamada kimi zaman açık talep üzerine veya re'sen mahkemelerce bu yönde açıkça karar oluşturulmaktadır.

Kaldı ki Mahkememizde açılan iflas davasına esas olan ve ilamlı icra takibinin yapıldığı ...

3.İcra Dairesinin ...E.sayılı dosyasında, takip yapılmadan evvel "bu takip dosyasında kooperatifin yer alması, ilamların icrasına dair takip yapılması, icra emrinin tebliğ olunması ve bu çerçevede gerektiği takdirde iflas davası açılması" noktasında bir ihya davası veya verilmiş bir ihya kararı yoktur. "Öte yandan ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir. Bu kapsamda herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlı olduğundan bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülen şirketin ek tasfiyesi, "açılan dava ile ortaya çıkan hukuki ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır." (Yargıtay HGK 2023/11-340E. 2023/1236K.sayılı kararı)

O halde, hakkında ilamların icrasına göre takip yapılan ve akabinde iflas davası açılan davalı kooperatif yönünden daha önce verilmiş olan ve kesinleşen ...

4.ATM'nin ...E. ...K.sayılı ilamındaki ihya hukuken anlam ifade etmemektedir. Zira, Yargıtay HGK karar içeriği gözetildiğinde ve mahkemelerinin hüküm fıkralarının kural olarak yorumlanmasının mümkün olmaması karşısında söz konusu ihya kararının, bu davaya esas takip dosyası yönünde bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bir başka deyişle ihyaya dair karar adı geçen belirli dava ve icra dosyalarıyla sınırlı olmak üzere oluşturulmuştur. Kararda adı geçen dosyanın infazı ile ilgili her türlü idari ve adli iş ve işlemlerle ilgili verilmiş bir ihya kararı ise bulunmamaktadır. Bu durumda mahkememiz dava dosyasına esas olan ilamlı icra takibi öncesi bu takipte taraf olması ve gerekirse açılacak iflas davasında taraf olması açısından bir ihya davası açılması gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD 2023/6891E. 2024/513K.sayılı kararının 3.sayfasının 3.2 madde son paragrafının karşıt anlamından hareket edilmiştir) Oysaki bu noktada takip öncesi ve icra emrinin tebliği öncesi ihya davası açılmamış, bu amaca yönelik ihya kararı verilmemiştir. İcra emrine konu alacağın ödenmemesine dayalı olarak iflas davası açılmış ise de kooperatife usulüne uygun olarak icra emrinin tebliğ edilmesi ve istenildiği halde ödenmemiş bir icra emrinin varlığının aranması zorunludur. "Davalı borçlu kooperatifin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilmesi karşısında kooperatifin aynı maddenin 15. bendine göre ihyası mümkündür; bu bentte, “... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren .... içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir...” düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde de; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri belirtilmiştir. Ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sonra eren şirketin, takibin tarafı olmak ehliyeti de bulunmamaktadır.

Feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren kooperatifin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından, münfesih tüzel kişiliğin gerek yargıda gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilebileceğinden bahsetmek olanaklı değildir. Dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren (münfesih) kooperatifin takibin tarafı olmak ehliyeti de bulunmamaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilmiş kooperatif hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu re'sen de göz önünde bulundurması zorunludur.

Buna göre; ticaret sicilinden terkin edilen borçlu kooperatif hakkında takipte taraf olarak gösterilmek suretiyle icra takibine başlanması ve takip işlemlerine devam edilmesi durumunda yapılan işlemler hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup davacı alacaklının icra takibine devam edilmesine de imkan yoktur. Takipten önce borçlu kooperatifin ihyasına dair bir karar bulunmadığı gibi, bu eksikliğin iflas davasının açılmış olmasından sonra artık tamamlanabilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 12.HD'nin 2017/991E. 2017/7706K.sayılı kararından hareket edilmiştir.)

Bu durumda, iflas davasının açıldığı tarih itibariyle bu davaya esas olan ilama dayalı alacağın icra emriyle davalı kooperatiften istenilmesi usulen mümkün olmadığı gibi ödenmediği dahi kabul olunamaz. Bir başka deyişle davaya esas olan icra emrinin gönderildiği takip dosyasındaki borçlu kooperatifin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Somut olayda takip tarihinde, taraf ehliyeti olmayan kooperatif hakkında usulen geçerli bir icra takibi ve usulene uygun olarak tebliğ edilmiş icra emri bulunmamaktadır. O halde iflas davasının açılabilmesi ve görülebilmesi mümkün değildir. Sonuç olarak İİK m.177/4 hükmüne dayalı iflas davasının kabulü açısından kanun koyucu davalı borçlu aleyhine usulüne uygun olarak bir icra takibinin yapılmasını ve bu icra emriyle alacağın istenildiği halde ödenmemesini bir dava şartı olarak benimsemiştir. Oysaki bu şart gerçekleşmemiştir. HMK m.114/f.2 hükmü gereği bu özel dava şartının yerine getirilmemesi durumunda HMK m.115 hükmü gereği davanın usulden reddi söz konusu olacaktır. Zaten açıklanan nedenlerle bu dava içinde bu noksanlığın giderilmesi de mümkün değildir. Yapılan açıklamalar karşısında ...

3.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dosyasında taraf ehliyeti sağlanmadığından, iflas davasının dava şartı yokluğundan ve usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.... 3. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dosyasında taraf ehliyeti sağlanmadığından, iflas davasının dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,

2.Davacının adli yardım talebi kabul olunsa da dava red olunduğundan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından harcanan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.Artan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekili ve tasfiye memurlarının huzurunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.