2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan kayyımlık davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde;müvekkilinin iradesi ve bilgi dışında iradesinin fesada uğratılarak 31.05.2022 tarihinde üzerine şirket açıldığını, müvekkilinin halen ... Şirketi ortağı ve yöneticisi olarak gözükmekte olduğunu, ...
9.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında şirketin iptali ve feshi talepli dava açılmış olduğunu, tensip zaptı gereği "Davacının, davalı şirketin tek ortağı ve müdürü olduğu anlaşıldığından bu davada davalı şirketi temsil etmek üzere kayyım atanması gerektiğinden bu konuda dava açmak ve davalı şirkete kayyım atanmasını sağlamak üzere davacı vekiline tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre ve yetki verilmesine" karar verildiğini, şirketin feshi esnasında şirketin haklarını koruyacak bir kayyım yasa gereği zorunlu bulunduğundan bir kayyım atanarak taraflarına bildirilmesi için bu davanın açılması zorunluluğunun hâsıl olduğunu, ... Şirketine kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının kayyım atanması istenen şirket aleyhine ...
9.ATM 'nin...E.sayılı dava dosyasına istinaden fesih ve iptal amaçlı dava açtığı, halihazırda davacının gerek celbedilen ...
9.ATM dosya içeriği, gerekse dosyadaki sicil kaydı içeriği dikkate alındığında kayyım atanması istenen şirketin tek ortağı ve müdürü konumunda olduğu, zaten bu amaçla mahkememizde dava açılması için süre ve imkan tanındığı, halihazırda ...
9.ATM dosyasının derdest olduğu tartışmasızdır. Davacının pay sahibi ve müdürü olduğu şirket ile tüzel kişiliği arasında menfaat çatışması olup olmadığı, buna göre şirkete temsil kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği noktasında tartışma toplanmaktadır. Davacı pay sahibi ve müdür olarak şirket tüzel kişiliği aleyhine ...
9.ATM ...E.sayılı dosyasına istinaden açtığı fesih davası derdest olup davacı gerçek kişi ile şirket arasında menfaat çelişkisi olup olmadığı tartışılmalıdır. Dava, limited şirket temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir.
TMK m.426/2 hükmü dikkate alındığında bir işte yasal temsilcinin menfaati ile şirketin menfaati çatışıyorsa, istek üzerine veya resen o işle sınırlı olmak üzere şirkete temsil kayyımı atanabilir. Yine TMK m.418 hükmü dikkate alındığında vasi atanacak kişinin menfaati ile kısıtlının menfaatinin çatışmaması esastır. Bu hükümlerin şirket tüzel kişiliği ile temsilcisi arasında menfaat çatışması halinde de kıyasen uygulanabileceği kabul edilmiştir. Aksi düşünce şirket tüzel kişiliğinin, temsilcisinden farklı bir kişilik olduğu ilkesinin göz ardı edilmesi, en önemlisi şirket tüzel kişiliğinin savunma hakkının açık ihlâli sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
O halde kural olarak, bu hallerde şirket tüzel kişiliğine temsil kayyımı atanabilecektir.
Celbedilen dosya içerikleri dikkate alındığında, kendisine temsil kayyımı atanması istenen şirketin halihazırda ... 9ATM'nin ...E.sayılı dosyasında davalı konumunda bulunduğu, halihazırdaki şirketin yasal temsilcisi konumundaki ...'nın ise adı geçen dosyada yine davacı konumunda olduğu, halihazırda şirketin yasal temsilcisi olan ...'nın şirketin feshini talep ettiği sabittir. Bu durumda ...
9.ATM'nin ...E.sayılı dava dosyasında davalı konumunda olan şirketin menfaati ile halihazırda adı geçen dosyada davacı olan yasal temsilci ...'nın menfaatinin açık çatışma içinde bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bir başka deyişle fesih davasında bu davacı olan gerçek kişinin, yasal temsilcisi olduğu şirket aleyhine açtığı fesih davasında şirketin lehine olan hususları ileri sürmesi karine olarak beklenmemelidir. Bu haliyle kanun koyucunun aramış olduğu somut koşul vakıaların gerçekleştiği açıktır. 6100 sayılı HMK m.187/f.1 hükmü dikkate alındığında ispatın konusu tarafların üzerinde anlaşamadığı ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli vakıalardır. Bu vakıaların ispatı için ancak delil gösterilebilir. Buna göre şirkete temsil kayyımı atanması gerekip gerekmediği üzerinde taraflar anlaşamamış iseler de bu uyuşmazlığın çözümü açısından temsil kayyımı atanmasına esas olduğu iddia olunan dosya içeriğinin incelenmesi gerekli ve yeterlidir. Bu kapsamda somut olayın özelliği, celbedilen dava dosya içeriği nedeniyle başkaca bir delilin toplanması ise gerekmemektedir.
Şirketin davada temsili için dava açılması, 9.ATM'nin vermiş olduğu ara karardan kaynaklanmıştır. Bir başka deyişle davacının dava açmama hak ve imkanı bulunmamaktadır. Zira 4721 sayılı TMK'nın açıklanan hükümleri, Mahkemece temsil kayyımı atanmasını zorunlu tutmuştur. Bu nedenle davacı lehine yargılama gideri takdir edilmemiştir. Nitekim konuyla ilgili Yargıtay uygulaması dahi bu yöndedir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının kabulüne, ...
9.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında davalı konumunda olan ... Şirketi'ni temsil etmesi için ...'ın temsil kayyımı olarak atanmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Davacının davasının kabulüne,
... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında davalı konumunda olan ... Şirketi'ni temsil etmesi için ...'ın temsil kayyımı olarak atanmasına, Kayyım için 17.900-TL ücret taktirine, Kayyımlık ücretinin ileride şirketten tahsil olunmak üzere davacı tarafından kayyıma derhal ödenmesine, Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip