Esas No
E. 2010/11453
Karar No
K. 2011/257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2010/11453 E.  ,  2011/257 K.

"İçtihat Metni"Cinsel taciz suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105/1, 43, 52/2. maddeleri uyarınca 900 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ...

1.Sulh Ceza Mahkemesinin 08/06/2006 tarihli ve 2005/541 Esas, 2006/297 sayılı kararının infazı sırasında, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair aynı Mahkemenin 14/04/2009 tarihli ve 2005/541 Esas ve 2006/297 sayılı ek kararının; 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1/2. maddesindeki "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğü ifadeli 03.07.2009 gün ve 36901 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/02/2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya reddine ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun 5728 sayılı Yasa'nın Geçici 1, 5275 sayılı Yasa'nın 101 ve 5271 sayılı Yasa’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz olduğu, bu itibarla hükümlü hakkında atılı suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararın itiraza tabi bulunduğu, hükümlünün ise yokluğunda verilen söz konusu karara 29/12/2009 tarihinde itiraz ettiği, ancak itiraz hususunda merciinden karar alınmadan henüz kesinleşmemiş olan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulduğunun anlaşılması karşısında ...

1.Sulh Ceza Mahkemesinin 14/04/2009 tarihli ve 2005/541 Esas ve 2006/297 sayılı ek kararına karşı yapılan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği yapılmak üzere mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog