Esas No
E. 2022/694
Karar No
K. 2023/9944
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2022/694 E.  ,  2023/9944 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/912 E., 2016/82 K.
ŞİKÂYETÇİLER: İçişleri Bakanlığı, ..., ..., ..., ...
SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Şikâyetçi kurum vekili ile sanık ve müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi İçişleri Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2021 tarihli yazısı gereği yapılan tebliğ işlemi üzerine şikâyetçi İçişleri Bakanlığının vekilinin 27.05.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca kamu malına zarar verme suçu bakımından yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve şikâyetçi kurum vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre sanık hakkında kamu malına zarar verme suçunun yanı sıra görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümleri de temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği sanık ve müdafiilerinin sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümleri, şikâyetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Şikâyetçi kurum vekilinin sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının hükümleri temyiz hakkı bulunmadığından şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,

II) Şikâyetçi kurum vekili, sanık ve müdafiilerinin sanık hakkında kamu malına zarar verme, sanık ve müdafiilerinin sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

1.Dosya içerisindeki ıslak imza ile imzalanan gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi bölümünde mahkemece ulaşılan kanaat ve gerekçeye yer verildiği anlaşılmakla birlikte UYAP ortamındaki elektronik imzalı kararın gerekçe içermediğinin anlaşılması ve 5271 sayılı Kanun'un 38/A maddesinin 5. fıkrasının “Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.” şeklindeki hükmü gözetildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1. ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu ... görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması,

2.Kamu malına zarar verme suçu bakımından suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, şikâyetçi kurum vekili ile sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.