2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında taşıt tanıma sistemi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından bu sözleşmeye istinaden davalıya...Bankasına ait 02/09/2021 tarih ve...Numaralı,140.000 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, ancak karşı tarafça 25/05/2022 tarihinde gönderilen yazı ile herhangi bir gerekçe bildirilmeden işbu sözleşme feshedildiğini, sistemin müvekkiline kapatıldığını, sözkonusu sözleşmenin fesih bedeli adı altında müvekkiline ...Nolu, 27 /05/2022 tarihli ve 86.000 TL bedelli fatura kesildiğini, ancak işbu fatura müvekkili tarafından kabul edilmemiş ve Menemen ...Noterliğinin 01/06/2022 tarih ve...yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya iade edildiğini ve Taşıt Tanıma Cihazlarının da iadeye hazır olduğunun bildirildiğini, davalı tarafından fatura bedelinin tahsili için teminat mektubunun bozdurulma ihtimali mevcut olup bu yönde işlem yapacaklarını şirkete haricen bildirdiklerini, müvekkili şirket sözleşmenin hangi gerekçe ile feshedildiği bilinmemekte ve davalı tarafın ticari teamüllere aykırı olarak hiç bir bildirim yapmaksızın uyguladığı cezai şartı kabul etmediğini, zira kesilen faturanın müvekkilinin hangi maddeyi ihlal etmesi sebebi ile kesildiği ve hesaplamanın ne şekilde yapıldığı dahi belli olmadığını, davalı yanın ticari işletme olarak karşısındaki ticari işletmeye hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshederek cezai şart uygulamasının ülkedeki ekonomik koşulların getirdiği sıkıntıları müşterilerine yansıtmak sureti ile bir nebze hafifletme çabasıdır ve tamamen kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkilinin hangi koşulu yerine getirmediğini bilmeden durumu düzeltmesinin mümkün olmadığını, bu aşamada müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden verilen teminat mektubunun ödenmemesi yönün de karar verilmesi gerektiğini, zira teminat mektubunun davalı yanın elinde olduğunu ve bu aşamada davalı yan için tahsil kabiliyeti en kolay yöntem teminat mektubunun bozdurulması olduğunu, oysa sözleşmenin dahi neden feshedildiğini bilmeyen müvekkilinin sırf davalı yanın kendince zararını tazmin için teminat mektubunu bozdurması halinde itibar kaybı da söz konusu olacak daha sonra yapacağı işlemlerde bankalar ile sıkıntı yaşayacağını, davalı yanın keyfi olarak feshettiği ve bu fesih dolayısı kestiği faturanın geçerliliği dahi belirsizken davalı tarafça teminat mektubunun daihtiyati tedbir kararı verilmemesi dolayısı ile bozdurulması sözleşmelerde güçlü tarafın kötü niyete rağmen hukuk eli ile kazanmasına sebebiyet vereceğini, öte yandan kesilen faturayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı taraf sözleşmede uygulayacağını taahhüt ettiği iskonto oranını uygulanmadını ve iskonto oranını %0' a çektiğini, sözleşme hükümlerini tek taraflı olarak kendi lehine uygulamış ve edimler arasında aşırı nispetsizlik oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın sözleşme şartlarını kendisi ihlal etmiş ve herhangi bir gerekçe bildirmeden sözleşmeyi feshedip fesih bedeli adı altında fatura kestiğini, bu nedenlerle faturanın takibe konulması yahut teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususunda haklı endişeleri bulunduğunu, bu nedenle, haklarında herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin davalıya ... Nolu, 27 /05/2022 tarihli ve 86.000 TL bedelli fatura bakımından borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile öncelikle müvekkilinin ileride telafisi imkansız zarara uğramaması için...Nolu, 27 /05/2022 tarihli ve 86.000 TL bedelli faturanın ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, ayrıca ... Bankasına ait 02/09/2021 tarih ve ...Numaralı,140.000 TL bedelli... Eğitim Kurumları İnşaat Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti tarafından... Petrol Ticaret Ve Nakliyat A.ş.'ye verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ödenmemesi için tedbir konulmasına, Müvekkilinin davalıya ... Nolu, 27 /05/2022 tarihli ve 86.000 TL bedelli fatura bakımından borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında mevcut ticari ilişkinin 06.09.2021 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesine dayandığını, sözleşmenin 1. Maddesi uyarınca müvekkil şirketin davacı şirketin 86 aracına akaryakıt ikmal ve data hizmeti vermeyi, davacının davalının anlaşmalı olduğu akaryakıt istasyonlarından yakıt satın almayı satın aldığı yakıt ile taşıt tanıma sistemi kullanım bedelini sözleşmede belirlenen şartlar ve süre içinde ödemeyi kararlaştırıldığını, davacının sözleşmenin 5. Maddesi ile banka şubesinde kredili hesap açtırmayı ve Arkpet taşıt tanıma sisteminin tüm alacaklarının banka hesabından çekilmesini taahhüt ettiğini, 5. Madde gereğince müvekkil şirketin beklenmeyen ekonomik olumsuzluklar veya kar marjında oluşan değişiklikler nedeniyle değişen piyasa koşullarına bağlı olarak davacı şirkete sunulan satış koşullarında karşı tarafın muvafakati aranmaksızın doğrudan değişiklik yapma hakkına sahip olduğunu, davacı tarafından hiçbir bildirimde bulunulmaksızın yakıt alımının düşürüldüğünü, sözleşmenin 8. Maddesine - istinaden 25.05.2022 tarihli fesih bildirimi ile sözleşmenin feshedildiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmektedir.
DELİLLER
Sözleşme, fatura, ihtarname, fesih bildirimi , teminat mektubu, bilirkişi, yemin delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 01/03/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dosya kapsamında yapılan incelemede davacının dosyaya ticari defterlerin yerini 2 haftalık kesin süre içerisinde bildirmediği ve sunmadığı görülmüş olup, inceleme davalı ticari defterleri üzerinden yapılmıştır. -Davalının 2021-2022 yılına ait incelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK.
221.ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2021 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, 2022 yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki için sürenin bulunduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, -Davalıya ait ticari defter kayıtlarında, Davalının davacıya toplamı 787.640,77 TL tutarında fatura düzenlediği, davacının davalıya 701.640,77 TL tutarında ödemede bulunduğu, davalının davacıdan aradaki fark olan 86.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, 86.000,00 TL alacağın 27.05.2022 tarihli ... nolu FESİH BEDELİ açıklamalı faturaya dayandığı,
Tüketim bedelleri üzerinde yapılan incelemede; Sözleşme tarihinden itibaren 6 aylık ortalama alınarak Nisan /2022 ve Mayıs/2022 aylarındaki İt bazında alımlar tespit edilmiş olup; Nisan/2022 de 6 aylık alım ortalamasına göre 9479 oranında bir düşüş, Mayıs ayında ise 9682 oranında bir düşüşün gerçekleştiği, 86.000,00 TL bedelli Fesih faturasının 27.05.2022 tarihinde düzenlendiği ve ticari defterlere kaydedildiği, Sözleşme m. 8 kapsamında belirtilen haklı sebeplerden birinin somut uyuşmazlık bakımından oluştuğu..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/10/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yukarıda açıkladığımız sebepler gereğince, Davacının alım taahhüdünün bulunmadığı itirazının sözleşme maddeleriyle uyumsuzluk arz ettiği, TTS cihazlarının tüm araçlara takılmadığı itirazının uzmanlık alanı dışında olduğu, Faturalar üzerinde yapılan incelemelerde; İskonto uygulamasına ilişkin bölümlerin boş olduğu, sözleşmede yer alan davacıya sağlanacak avantajların faturalarda görülmediği..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 12/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Neticeten, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında taahhüt edilen iskontoların yukarıdaki tabloda detayları gösterilen 30.09.2021 tarihli 11.009,06 TL, 15.10.2021 tarihli 28.688,08 TL, 31.12.2021 tarihli 58.853,44 TL, 15.01.2022 tarihli 47.257,17 TL, 31.01.2022 tarihli 67.701,28 TL, 15.03.2022 tarihli 55.190,37 TL olmak üzere 6 adet faturada uygulandığı, 15.04.2022 Tarihli 28.582,61 TL tutarındaki faturada ya da fatura öncesinde herhangi bir iskonto uygulanmadığı,
31.10.2021 tarihli 34.735,58 TL, 15.11.2021 tarihli 36.894,22 TL, 30.11.2021 tarihli 37.495,88 TL, 15.12.2021 tarihli 46.668,98 TL, 15.02.2022 tarihli 62.139,57 TL, 28.02.2022 tarihli 62.443,54 TL, 31.03.2022 tarihli 84.708,87 TL, 30.04.2022 tarihli 7.242,17 Tl, 15.05.2022 tarihli 10.438,95 TL, 31.05.2022 tarihli 21.591,00 TL tutarlı faturalara ilişkin olarak davalı tarafından sunulan 02.11.2023 tarihli dilekçe ekinde tüketim detaylarını gösteren bilgiler bulunmadığından bilirkişiliğimizce inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı hususlarını sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, borçlu olunmadığının tespiti ve teminat mektubunun iadesi davasıdır.
2.Dava dilekçesinde, davacı şirket ile davalı şirket arasında taşıt tanıma sistemi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından 02/09/2021 tarihli... numaralı 140.000,00-TL bedelli teminat mektubunun davalı tarafa verildiği, davalının hiçbir ihbar bulunmadan 25/05/2022 tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme fesih bedeli adı altında 27/05/2022 tarihli 86.000,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, faturanın davacı şirket tarafından iade faturası düzenlenerek davalıya iade edildiğini, faturanın hangi alacağa istinaden düzenlendiğinin belirli olmadığını, davalının cezai şart faturası düzenlemesine esas olan hiçbir gerekçe gösterilmediğini, davalının kötü niyetle cezai şart faturası düzenlediğini, davalının sözleşmede uygulanması gereken iskonto oranını uygulamadığını, sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiğini ileri sürerek 86.000,00-TL bedelli fatura yönünden davacının borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiş, ayrıca 15/08/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 140.000,00-TL bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 86 araca ilişkin akaryakıt satın alınması ve satılmasına yönelik sözleşme imzalandığını, davalının sözleşme kapsamında iskontolu akaryakıt satışını gerçekleştirdiği, davalı şirketin sözleşme ilişkisi devam ederken akaryakıt alımını düşürdüğünü, davalı şirketin iskonto oranının düşürüldüğüne dair herhangi bir yazılı veya sözlü bildirim yapılmadığını, sözleşmenin 8.maddesine istinaden davalı şirket tarafından sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4.Uyuşmazlık davalı tarafın sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı, cezai şart faturasının sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, davacının cezai şart faturası nedeniyle borçlu olup olmadığı ve teminat mektubunun iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
5.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş, dosyaya sunulan 28/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterlerinin incelemeye sunulmadığının bildirildiği, davalı ticari defterlerine göre davacı adına davalı tarafça 787.640,77-TL tutarlı faturalar düzenlendiği, buna karşılık 701.640,77-TL tutarlı ödeme yapıldığı, bakiye alacak miktarının 86.000,00-TL olduğu, 86.000,00-TL alacağın fesih bedeli açıklamalı 27/05/2022 tarihli faturaya dayandığı, Tüketim bedelleri üzerinde yapılan incelemede Nisan 2022 ve Mayıs 2022 aylarında Litre bazlı alımlarda Nisan 2022 döneminde 6 aylık alım ortalamasına göre %79 oranında düşüş olduğu, Mayıs/2022 ayında ise %82 oranında düşüş olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
6.Rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş, mahkememizce itirazlar ve eksik evraklar doğrultusunda ek rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 11/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda 30/09/2021, 15/10/2021, 31/12/2021 tarihli faturalarda %9 oranında, 15/01/2022, 31/01/2022 tarihli faturalarda %6,5 oranında, 15/03/2022 tarihli faturada %3, 15/04/2022 tarihli faturada ise %0 oranında iskonto uygulandığı tespit edilmiştir.
Rapora karşı davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde sunduğu tüketim kayıtlarına ilişkin cetvellerde de 2022 yılı içinde düzenlenen faturalarda iskonto oranlarında düşme olduğu ve sözleşmenin son üç ayında %0 iskonto oranı bulunduğu, faturaya esas alınan motorin litre bilgilerinin piyasa fiyatlarıyla eşit olduğu, bu haliyle sözleşmenin son 3 ayında iskonto uygulanmadığı anlaşılmıştır.
7.Davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak iskonto uygulanmadığı sabit hale gelmiş ise de bu hususun tek başına menfi tespit istemini ispata yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.
Zira davacı tarafça iskonto uygulanmaması nedeniyle davalıya bir fesih ihbarında bulunulmadığı gibi sözleşmeye aykırı durumla ilgili davalıya bir ihtarda da bulunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında Şubat/2022 döneminde iskonto oranının %6,50'ye düştüğü, Mart/2022 dönemi ve sonrasında ise hiç iskonto uygulanmadığı, iskontosuz döneme ilişkin alımlar sonucu faturalar düzenlendiği ve davacının da faturalara karşılık ödemelerde bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiş olup, davalı ticari defterlerinin davalı lehine delil teşkil edeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede, sözleşmeye aykırılık hali davacı yönünden sözleşmenin feshi nedeni ise de bu hususta davacı şirketin fesih hakkını kullanması gerektiği veya yaptığı ödemeleri ihtirazi kayıtla gerçekleştirmesi gerektiği, iskontosuz miktarlar üzerinden düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edilerek bedellerinin ödendiği, bu haliyle her ne kadar sözleşmede %9 oranında iskonto uygulanması yönünde davalı yükümlülüğü bulunmakta ise de davacının 2022 yılı başından sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği Mayıs/2022 dönemine kadar 5 aylık süreçte bu husustaki itirazlarını davalı tarafa bildirmeden sözleşmeyi değişen koşullarla ifaya devam ettiği, bu haliyle fesih hakkından yararlanmayan ve sözleşmenin ifasına devam eden davacının, davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesine karşı daha önce dile getirmediği itirazlarını ileri süremeyeceği, keza davalının fesih nedeni olarak gösterdiği akaryakıt alım miktarlarının %50 azalma olmasının sözleşmenin 8. Maddesi gereğince davalıya tek taraflı fesih hakkı verdiği, tek taraflı fesih hakkı kapsamında feshin gerçekleşmesi halinde aynı madde uyarınca her bir taşıt tanıma cihazı için 1.000,00-TL+KDV cezai şart talep edilebileceği, davalı tarafça 86.000,00-TL bedelli cezai şart faturası düzenlendiği, davacıya ait araçlara toplam 10/09/2021 tarihli e-posta ekinde yer alan 83 araç, 13/01/2022 tarihli e-posta ekinde 1 araç(2 araçta daha önce sistem bulunduğundan talebin reddedildiği, 13/01/2022 tarihli e-posta ile aynı araçlar için farklı kodlar verildiği görülmüştür), 03/02/2022 tarihli e-posta ile 2 araç olmak üzere toplam 86 araca taşıt tanıma sistemi tanımlandığı, davacı tarafça listesi 07/11/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan 11 adet araca tanıma sistemi takılmadığı belirtilmiş ise de davalı tarafça gönderilen e-posta kayıtlarında bu araçlar için tanıma sistemi kodu tanımlandığı, bir an için 11 araç yönünden cezai şart bedeli hesaplanmaması gerektiği düşünülse dahi kalan 75 araç için davalı tarafça 1.000,00-TL+KDV(+Tüfe/2) oranında cezai şart faturası uygulanması mümkün olduğu, 1.000,00-TL+KDV=1.180,00-TLx75=88.500,00-TL cezai şart bedeli talep edilebileceği ancak davalı tarafça bu miktarın altında olan 86.000,00-TL bedelli fatura düzenlendiği, fatura miktarının sözleşme şartlarına uygun olduğu, davacı tarafça cezai şart bedeli miktarının üzerinde 140.000,00-TL tutarında teminat mektubunun davalıya verildiği dikkate alındığında cezai şart bedelinin davacının ticari hayatının mahvına sebebiyet verecek nitelikte olmadığından tenkisi yoluna gidilemeyeceği, sözleşmenin süreli olması ve davacı tarafça kısmen ifa edilmiş olması nedeniyle cezai şart bedelinde indirim uygulanması gerekip gerekmediği değerlendirilmiş, yapılan incelemede sözleşmenin 3 yıllık süre için imzalandığı ancak ilk 3 aylık tüketim sonrasında sözleşmeye aykırılık hallerinin meydana geldiği, sözleşme süresine göre sözleşmenin ayakta kaldığı dönemin kısalığı dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmayacağı gözetilerek kıstelyevm usulüne göre indirim yapılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir. dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
8.Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça sözleşme ile taahhüt edilen tutarın altında alım yapılan 2 ay sonrasında davalının sözleşmeyi 8.madde kapsamında feshinin hukuka uygun olduğu, davacı tarafa uygulanan iskontolarda azalma gerçekleştirildiği sabit ise de davacı tarafın bu hususu fesih nedeni yapmadığı ve sözleşme şartlarına aykırı da olsa ifayı kabul ederek düzenlenen iskontosuz faturalarla ilgili davalı şirkete ödemede bulunduğu, bu haliyle iskonto uygulanmamış olmasının davalının sözleşme ile kararlaştırılan fesih ve cezai şart talebini hukuka aykırı hale getirmeyeceği, davalının sözleşme kapsamında fesih iradesini davacı şirkete ilettiği ve yine fesih kapsamında sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart bedelinin yine sözleşme şartlarına uygun olarak faturalandırdığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
9.Davacı tarafça dava dilekçesinin talep sonucu kısmının ıslahı yoluyla teminat mektubunun iadesi talebinde bulunulmuş ise de dosyada ıslah harcı yatırılmadığı, bu hususta 22/08/2022 tarihli ara karar ile ıslah talebinin değerlendirilmeyeceğinin belirtildiği, sonraki süreçte de ıslaha ilişkin harç yatırılmadığı ve yargılama sürecinde teminat mektubunun iptal edildiği dikkate alınarak teminat mektubunun iadesiyle ilgili usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından herhangi bir karar verilmemiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 1.468,67-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.041,07-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)