10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10619
- Karar No
- 2023/11743
- Karar Tarihi
- 23.11.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/10619 E. , 2023/11743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Mahkemesice görülen hizmet tespiti ile ölüm aylığı bağlanması istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece kararı davalı kooperatif ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi, ...'un 1014953 sicil nolu işyerinde 01.06.1998 tarihinde işe girdiğini, 15.11.1998 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli çalıştığını, müteveffanın önceki çalışmalarının SGK'ya bildirildiğini, müteveffanın çalışmalarının 01.04.1986 tarihinde başladığını, davacının 28.02.2013 tarihinde Kuruma başvuruda bulunup, ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiğini, davalı Kurum ölüm aylığı bağlamaya yetecek kadar günün olmadığından bahisle talebi reddettiğini, müteveffanın 1014953 sicil nolu işyerinde 01.06.1998-15.11.1998 tarihleri arasındaki çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmasına rağmen, hizmetinin Kuruma 90 gün olarak bildirildiğini, belirtilen tarihlerdeki eksik olan günün tamamlanması halinde müteveffanın 5 yıl, 900 gün koşulunu sağlaması nedeniyle, eşine ölüm aylığı bağlanacağını beyan etmiş, 01.06.1998 tarihinden 15.11.1998 tarihine kadar aralıksız çalışmasının tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın hiç bir zaman, davalı işverenin işçisi olarak çalışmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin ...'da ikamet etmesi nedeniyle, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve müteveffa ile ilgili talebinin sehven yöneltildiğini düşündüklerini, 20 yıla yakın bir süre geçmiş olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
2.SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve eksik harç nedeniyle dava şartlarının olmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, beyan etmiş, bu nedenle davacı tarafın tüm taleplerinin reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı “...İnceleme konusu davada, davacı, muris eşinin 1014953 sicil numaralı işyerinde 01.06.1998 tarihinde işe girdiğini, 15.11.1998 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli çalıştığını, belirtilen tarihler arasındaki hizmetinin Kuruma 90 gün olarak bildirildiğini eksik olan günün tamamlanmasını ve ölüm aylığı bağlamasını talep etmiştir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, dahili davalı yönünden davanın kabulü ile, Sosyal Güvenlik Kurumunun 09.01.2014 tarihli işleminin iptaline ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de, bozma kararında belirtilen hususların yerine getirilmediği ve bu haliyle dosyada yer alan bilgi ve belgelerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ise, “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanun'a göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Bu çerçevede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4 üncü maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğini düzenlemiştir. Somut olayda, davacı murisinin ... Konut Yapı Kooperatifi’nde çalıştığı iddiası, davanın davalı kooperatife husumet yöneltilerek açılması ve usulüne uygun bir şekilde Kuruma intikal eden 01.06.1998 ile 15.11.1998 tarihleri arasındaki çalışmalarının 1014953 sicil numaralı ... Konut Yapı Kooperatifi adlı işyerinden Kuruma bildirilmiş olması karşısında, anılan kooperatifin HMK 124 üncü maddesi gereğince davaya katılımı sağlanarak, savunma ve delilleri toplandıktan ve iddianın gerçekliği yöntemince araştırıldıktan sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve Kanun'a aykırı olup, bozmayı gerektirir. " gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle;
davalı Atila Kotil hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, Dahili davalı yönünden davanın kabulü ile davacının eşi ...'un 1014953 sicil nolu iş yerinde 01.06.1998 - 15.11.1998 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler hariç günü asgari ücreti ile sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine, Sosyal Güvenlik Kurumunun 09.01.2014 tarih 3695793 sayılı işleminin iptaline ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Feri müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı kooperatif vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ile ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile temyiz edenlerin sıfatına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı kooperatif ile fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.