Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/4
Karar No
K. 2024/258
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/4 Esas
KARAR NO: 2024/258
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 02/01/2024
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim ... Sigorta A.Ş. tarafından "..." Poliçesi (Poliçe No: ...) ile ... adına sigortalı olan konutta 25.03.2023 tarihinde ... marka davlumbazda yangın çıkmış, davlumbaz yangın hasarı nedeniyle pert olmuştur.Riziko adresi... olup davlumbaz kendiliğinden dış etken olmaksızın yanmaya başlamıştır. Taramıza iletilen yetkili servis raporunda, davlumbazın sigortasından dolayı yangın çıktığı belirtilmiştir.

Bağımsız eksper tarafından yapılan çalışma sonucu sigortalıya 06.04.2023 tarihinde 109.449,15 TL ödeme yapılmıştır. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere rücuen tazminat alacağımız olan 109.449,15 TL'nin ödeme tarihi olan 06/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı, somut olaydaki yangının ... marka davlumbazın arızalanması sonucu meydana geldiğini iddia etse de, bu husus hiçbir suretle gerçeği yansıtmamaktadır. Nitekim, yangın sonrası Miele yetkili servisinin düzenlemiş olduğu ve davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan servis raporunda açıkça ifade edildiği üzere Davlumbaz, sigorta arızası sebebiyle çıkan yangın neticesinde kullanılamaz duruma gelmiştir. Bilindiği üzere sigorta sistemi, bina içerisindeki elektrik şebekesinde meydana gelen düzensizliklerde, düzensizliğe sebep olan elektrikli ürünü devreden çıkartarak yangın ve türevi zararların oluşmasına engel olmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda ise, ev tesisatının sigortasında oluşan arıza sebebiyle yangının oluştuğu tespit edilmiştir. Nitekim, bizzat davacı sigortalısının imzalamış olduğu servis formu ile de bu husus tutanak altına alınmıştır. Dolayısıyla, yangının meydana geliş sebebi ile davacının iddia ettiği şekilde Miele marka ürün ya da ürünün herhangi bir bileşeni arasında hiçbir şekilde nedensellik bağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, meydana gelen zararın Müvekkil'den talep edilmesi mümkün değildir.Davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu, tek taraflı şekilde hazırlatılan ve objektif olması beklenemeyecek bir rapordur. Dolayısıyla, taraflı olduğu açık olan işbu raporun doğrudan hükme esas alınmaması gerektiği ortadadır. Kaldı ki, söz konusu raporda olayın meydana geliş şekline dair hiçbir inceleme veyahut tespit yapılmamıştır. Çözümü özel ya da teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulur. Bilirkişinin kendisinden olgu belirlenmesi istenmiş ise; bilirkişi, olgunun belirlenmesinde kullanılan yöntemler ile özel ve teknik kuralların neler olduğunu açıklayarak olguyu belirlemelidir. Nitekim alınan ekspertiz raporu üstünkörü bir incelemenin sonucudur. Müvekkil'e karşı ikame edilmiş olan işbu davanın GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULEN REDDİNE,Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın ESASEN REDDİNE,Yargılama masrafı ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine..." savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava TTK 1472 maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından açılan rücuen tazminat davasıdır.

Davacı sigorta şirketi ile dava dışı .. arasında ...Sigorta poliçesi düzenlendiği sigortalı konutunda 25.03.2023 tarihinde mutfak kısmında bulunan davlumbazdan kaynaklanan yangın meydana geldiği ve konutta hasar oluştuğu, 109.449,15 TL olarak tespit edilen hasar bedelinin sigortalıya ödendiği ve davacı şirketin halefiyet ilkesi gereğince sigortalı yerine geçerek dava konusu hasara neden olduğu iddiası ile Miele marka davlumbazın üreticisi ve dağıtıcısı konumunda bulunan davalı şirket hakkında iş bu davayı açtığı görülmektedir. Dava, davacı tarafından TTK 1472, maddesinde açıklanan halefiyet ilkesi uyarınca sigortalısının yerine geçerek bu tazminat davasını açmıştır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. 6502 sayılı ve 07/11/2013 tarihli Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/ı) maddesine göre; Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Aynı maddenin k) fıkrasına göre; Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,

L) maddesine göre de Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir. Aynı yasanın 73- (1) maddesine göre ise, Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinde, davacı 6502 sayılı yasa da tanımlanan tüketici, davacı sigortacı sağlayıcı konumundadır. Aynı şekilde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki satım ilişkisinde de dava dışı sigortalı, yine tüketici konumunda, davalı şirket sağlayıcı konumundadır.

Görüldüğü üzere, halefiyet ilkesi gereğince, davacının yerine geçtiği sigortalı ile, satıcı davalı şirket arasındaki uyuşmazlık, Tüketici Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık niteliğinde olup, davaya tüketici mahkemesinin bakması gerekmektedir. Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 114 ve 115/2. Maddesine göre davanın usulden REDDİNE,

2.Davaya bakmaya görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğuna,

3.6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,

4.Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,

5.6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair; tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/04/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.