Esas No
E. 2023/943
Karar No
K. 2024/680
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2023/943 E.  ,  2024/680 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2630 E., 2022/2384 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıfatıyla)

SAYISI: 2021/96 E., 2021/300 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadinden (ön ödemeli konut satış sözleşmesinden) kaynaklanan tapu iptali ve tescili, taşınmazın teslimi ile taşınmaz üzerindeki ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile tapu iptali ve tesciline, taşınmaz üzerindeki ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.09.2018 tarihinde 313 ada 10 parsel A Blok Zemin kat 4 No.lu daire için satış bedeli peşin ödenerek taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığını, davalının bahse konu daireyi müvekkiline teslim etmediğini, haricen öğrendiklerine göre daireyi başkasına sattığını ve daire üzerinde ipotek ve hacizlerin olduğunu, davanın kabulü ile taşınmazının sözleşmede belirtildiği şekilde ve kayıtlarındaki her türlü ipotek, rehin ve hacizlerin fekki ile müvekkil adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir ve duruşmalara katılmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Taraflar arasında görünüşte bir adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, 6502 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin ön ödemeli konut satış sözleşmesi için resmi şekil şartı aradığını, ancak tüketici lehine "aksi hâlde satıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez." düzenlemesinin yer aldığı, 26.05.2021 tarihli gayrimenkul değerleme ve inşaat mühendisi bilirkişilerin ortak raporuna göre taşınmazın keşif tarihi itibariyle oturulabilir durumda olduğunun ve tüm inşaatın tamamlandığının anlaşıldığı ve taşınmaz bedelinin ödendiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalı adına olan taşınmaz kaydının iptali ile davacı adına tesciline,

2.Taşınmaz üzerindeki ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması talebinin ise yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda alacaklılara dava yöneltilmediği ve terkin davasının asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerektiği ve eksik harç ikmal edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2019/348 Esas, 2020/263 Karar sayılı hükmü ile davalı ...'a ait aynı ada, parsel ve binada bulunan taşınmaza ilişkin olarak, tapu iptali ve tescili ile birlikte her türlü ipotek, haciz ve rehinlerin fekkine karar verildiğini ve işbu kararın kesinleştiğini, aynı olaya ilişkin müvekkilinin komşusu ile müvekkili arasında farklı karar verilmesinin Anayasanın eşitlik ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse bu durumun hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin mevcut açılmış davada taraflarına alacaklıların listesinin sunulması için süre verip ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığını tartışıp buna göre karar vermesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve reddolunan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haciz şerhinin, ipoteğin ve rehnin terkini istemine ilişkin davalarda, tüm şerh, ipotek ve rehin lehtarlarının davada davalı olarak yer almasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak reddolunan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadine (ön ödemeli konut satış sözlemesine) dayalı tapu iptali ve tescili ile taşınmaz üzerindeki ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/i maddesi, 40 ve 41 inci maddesi.

3.Yükleniciden haricen satın alınan bağımsız bölüme ilişkin olan 30.09.1988 tarih ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca da, kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda yükleniciden haricen bağımsız bölüm satın alınması halinde taraflar edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmiş olmaları halinde artık sözleşmenin şekle aykırılığının ileri sürülmesi iyi niyet kurallarına aykırı olduğu belirtilmiştir.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı Tüketici harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog