7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/5787 E. , 2024/1000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu 182 ada 43 parsel sayılı taşınmazı davalı belediyenin kiraya vermek suretiyle tasarruf ettiğini ileri sürerek 01.06.2003 ile 31.03.2008 tarihleri arasında toplam 119.700,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Bozma sonrası birleştirilen davada davacı vekili; 31.03.2008 ile 18.07.2012 tarihleri arasına yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 6.354,53 TL ecrimisile karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…davacının kullanımında bulunan trafo binasının ecrimisil hesabı dışında bırakılması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın tamamı üzerinden ecrimisil hesaplamasının yapıldığı, mahallinde yeniden keşif yapılarak davacıya ait trafo binası olarak kullanılan alanın belirlenmesi, davalının tasarrufunda bulunan kısmın da tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek ecrimisil hesabını içeren denetime elverişli uzman bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı.” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, 12.700,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; birleştirilen davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla sabit olan 74.009,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; 182 ada 37 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı iken, Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.1999 tarih, 1998/794 E., 1999/315 K. sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline karar verilip 609,58 metrekarelik kısmın ifraz edilerek davacı adına kalan 279,42 metrekarelik bölümün davalı adına tesciline karar verildiği, kararın deracattan geçerek 13.09.2000 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ifraz işlemi ile dava konusu 182 ada, 43 parselin davacı adına, 42 parselin ise davalı ... adına tescil edildiği, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde trafo binası ile çay bahçesi bulunduğu, birleştirilen davada davacı vekili, (dosyaya ibraz edilen 07.04.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda,) ecrimisil talebini ıslah dilekçesi adı altında 74.009,00 TL’ye yükseltmiş olup, birleştirme kararı sonrası da aynı döneme ilişkin istemini (bu kez) 103.940,00 TL’ye çıkardığı, asıl ve birleştirilen davaların, belirsiz alacak davası olarak HMK'nin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açıldığı, Mahkemece taraflara emsal sunmaları için süre verilmediği gibi resen de bir araştırmanın yapılmadığı, ara karar ile bu konuda bilirkişilere yetki verildiği, hükme esas bilirkişi raporunda (sadece) Milli Emlak Şefliği ile özel kişiler arasında yapılan kira sözleşmeleri baz alınmış olup rapor içeriğinde de ecrimisil istenen ilk dönem kira miktarına uygulanan artış oranının hangi verilere göre yapıldığının denetlenemediği, davacı vekilince (birleştirilen davaya yönelik) eksik harç ikmal edilmek suretiyle bedel artırımları yapılmasına rağmen Mahkemece 02.06.2016 tarihli işlem ikinci defa yapılan ıslah niteliğinde kabul edilerek sonuca gidildiği; Mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması (re’sen emsal araştırması yapmak ya da taraflara emsal kira sözleşmesi sunmaları için de süre ve imkan tanınmak suretiyle), mahallinde yeniden keşif yapılarak, gayrimenkul değerlendirme uzmanı, fen bilirkişisi ve inşaat mühendisinden oluşan üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden (önceki bozma ilamı ve) yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda (taşınmazın büyüklüğü, niteliği, yöredeki rayiç ve çevre özellikleri de nazara alınarak) bilimsel verilere uygun, denetime elverişli şekilde ecrimisil hesabı konusunda rapor alınması, ondan sonra davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek bu çerçevede dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, hesaplama yöntemi Daire uygulamasına aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olmasının isabetsiz olduğu…” gerekçesiyle karar bozulmuş, asıl ve birleştirilen davalar davalısı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.06.2023 tarihli ve 2022/47 Esas ve 2023/73 Karar sayılı kararıyla; kayıt maliki olarak davacının, davalının haksız işgali nedeniyle ecrimisil talep edebileceği, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu emsal alınarak, dava konusu olan 182 ada 43 parsel sayılı 609,58 metrekare yüzölçümlü, avlulu trafo binası vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan ve davacı tarafından kullanılan 97,57 metrekare trafo binası haricinde kalan ve davalı tarafından kullanılan 512,01 metrekare çay ve gözleme binası ile açık bahçe alanının asıl dava tarihi itibari ecrimisil bedelinin 14.532,81 TL, birleştirilen dava tarihi itibari ile ecrimisil bedelinin 124.034,38 TL olduğu, belirsiz alacak davasında talep artırım yapıldığında alacağın zamanaşımına uğramayacağı, davacının asıl ve birleştirilen davalarda dava açılış tarihlerinden geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedelini isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 14.532,81 TL ecrimisil bedelinin 31/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kabulü ile 124.034,48 TL ecrimisil bedelinin 31/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerin tümünün kabulüne karar verilmesi gerektiğini, asıl dava için faiz hesabının da hatalı yapıldığını belirterek kararın düzelterek onanmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleştirilen davalar, ecrimisil talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2.25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3.Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4.Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5.Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6.İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.