8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinde, icra takibine konu alacağı karşılamaya yetecek malvarlığı olmadığından ve borçluların muvazaalı işlemlerinin tespiti üzerine, davalı hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından, alacaklılarını zarara uğratmak kastı ile muvazaalı tasarruflar yaptığı iddiası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, bu süreçte davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe ile ilgili, kendisine yapılan tebligatın usulsüzlüğüne yönelik .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından şikayet talebinde bulunulduğunu ve takibin öğrenme tarihi itibariyle kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın süresinde kabul edildiğini ve takibin durduğunu, borçlunun, icra dosyasına yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra dosyasında kabul gören bu itiraz üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğünün ...(eski ...) esas sayılı dosyasına yapılan yetki ve borca itirazlarının iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın hak düşürücü süre dahilinde açılmadığını ve yasal süreler dahilinde usulüne uygun olarak şartları gerçekleşmeden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, icra dosyası incelendiğinde, icra takibini başlatan takip alacaklısının ... Anonim Şirketinin bu icra takibine konu ettiği hak ve alacaklarını davacı şirkete temlik ettiğine dair yazılı temlik sözleşmesinin görülemediğini, bu nedenle davacının taraf ehliyetinin bulunmamakta olduğunu, icra dosyası incelendiğinde, icra takip dosyasının işlemsizlik sebebiyle kapatıldığı ve daha sonrasında yenilenerek yeni esas numarası aldığının görüldüğünü, ancak yenileme işleminin yasa ve usule uygun yapılmadığını ve taraflara bildirilmediğini, bu anlamda icra dosyasının derdest olmadığını, davacının harçlardan istisna olmadığını, bu nedenle dava harcının tamamlatılması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin, icra takibini başlatan ... Anonim Şirketine borcunun bulunmamakta olduğunu, icra dosyasına konu edilen borçlardan dolayı icra takibi açılmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takip dayanağı olarak gösterilen genel kredi sözleşmesinde yer alan müvekkili kefaletinin, yasa hükümlerine uygun şekilde verilmiş bir kefalet olmadığından dolayı geçerli olmadığını, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için kefaletin geçerli olduğu kabul edilse dahi, asıl kredi borçlusu ...Limited Şirketine kullandırılan kredi borcu bulunmadığından dolayı, müvekkilinin kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğu bir borçtan söz etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin, icra takip dayanağı olarak gösterilen borç yapılandırma protokolüne istinaden kullandırılan kredi borçlarına kefil olmadığı için, diğer bir ifadeyle bu protokolde kefalet imzası ve beyanı bulunmadığı için, borç yapılandırma protokolüne istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı borçlardan dolayı müvekkilinin sorumlu ve borçlu olmadığını, müvekkilinin kefaletinin bulunmadığı protokol ve taksitli ticari kredi taahhütnamesi sebebiyle kullandırılan krediden dolayı borçluluk sıfatının atfedilemeyeceğini, 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borçlarının kapatıldığını, kredi borçlusu ...Limited Şirketi ile sözleşme kefilleri olarak görünen ... ve ... yönünden borcun sona erdiğini, nitekim takip alacaklısı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket ve müteselsil kefil ... arasında 04/03/2016 tarihinde borç yapılandırma protokolü başlıklı sözleşme, 04/03/2016 tarihli taksitli ticari kredi taahhütnamesi ve ödeme planı imzalandığını, 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borçlarının tamamının, taksitli ticari kredi tipi ile yeniden kredi açılmak suretiyle kapatıldığını, kredi borçlusu şirkete, ...'nın kefaleti ve ipotek teminatı karşılığında 556.000,00-TL tutarında yeniden kredi kullandırılmak suretiyle 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan tüm borcun kapatıldığını, protokol kapsamında dava dışı kredi lehtarına kullandırılan yeni kredinin geri ödenmesine ilişkin kredi lehtarı borçlu şirket ve kefil ...'nın kabul ve imza ettiği 04/03/2016 tarihli ödeme planının düzenlendiğini, bu protokol hükümleri kapsamında 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borçları, borç yapılandırma protokolü uyarınca kapatıldığı için, borcun yapılandırma protokolüne istinaden kullandırılan yeni krediden doğan borçtan sadece asıl borçlu şirket ve müteselsil kefil ...'nın sorumlu olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, 04/03/2016 tarihli borç yapılandırma protokolü kapsamında dava dışı kredi lehtarına kullandırılan kredinin dayanağı kredi sözleşmesi, protokol ve ödeme planının, davalı müvekkili tarafından borçlu, müteselsil kefil ya da başkaca bir nam altında imza edilmediğini, kredi borcundan, asıl borçlu şirket ve kefil ...'nın sorumlu olduğunu, müvekkilinin 04/03/2016 tarihi itibariyle icra takibine konu sözleşmeler nedeniyle asıl borçlu veya müteselsil kefil sıfatıyla veya başka bir nam altında alacaklı bankaya hiçbir borcunun kalmadığını, kefalet kaynaklı tüm borcunun/sorumluluğunun sona erdiğini, diğer yandan alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından keşide edilen .... Noterliğinin 05/02/2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi incelendiğinde, bankanın ... numaralı muhtelif alacak hesabı,... numaralı kurumsal kredi, ... numaralı muhtelif alacak hesabı, ... numaralı muhtelif alacak hesabı ve ... numaralı tazmin kredisi adı altında açılan kredi hesaplarını kat ettiği, bu kredilerin dayanağının da genel kredi sözleşmesi, bankacılık hizmetleri çerçeve sözleşmesi ve kredi kartı üyelik sözleşmesi olduğunun beyan edildiğini, ancak icra takip dosyasına bahsi geçen kredi sözleşmelerinin tamamının suretinini ibraz edilmediğini, tüm bu nedenlerle öncelikle eksik harcın tamamlatılmasını, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini, yine davacının taraf ehliyeti olmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, süresinde açılmayan davanın usul yönünden reddini, davanın esastan reddini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, dava dışı ... Anonim Şirketi ile ...Limited Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu ve sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı tarafından ödenmediğinden bahisle, alacaklı banka tarafından başlatılan ....
İcra Müdürlüğüne ait ...(eski ...) esas sayılı icra takibine vaki itirazın, alacağı temlik alan davacı şirketçe iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememiz dosyası öncelikle, mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, mahkememizin 19/12/2022 tarihli celsesinde; "HMK 26/1, 31/1 ve 119/g maddeleri gereği, davacı vekiline dava dilekçesinde harca esas değer olarak bildirilen 1.-TL lik asıl alacağa mı yönelik yoksa dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında belirttiği üzere ; ....İcra Müdürlüğünün ... esas (Eski Esas: ... esas) sayılı icra dosyasındaki toplam alacağa mı yönelik talepte bulunduğunu açıklamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede beyanda bulunulmadığı takdirde mevcut talebe göre değerlendirme yapılacağının ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili 21/12/2022 tarihli dilekçesi ile, .... İcra Müdürlüğü'nün ...(Eski ...) esas sayılı dosyasındaki alacağın 744.384,68-TL olarak görünmekte olduğunu, itirazın iptaline konu alacaklarının da aynı miktarda olduğunu ve bu duruma göre değerlendirme yapılarak karar verilmesini talep etmiş, mahkememizin 28/12/2022 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafça harçlandırılan dava değeri itibari ile davanın heyetçe görülüp karara bağlanması gereken bir dava halini almış olması sebebiyle dosyanın heyete tevdiine" karar verilmesi üzerine, yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur.
Mahkememizce 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, 04/03/2016 tarihli borç yapılandırma protokolü, .... Noterliği'nin 05.02.2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, .... Noterliğinin 27/12/2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde alacak devir/temlik sözleşmesi, devir ve temliğe ilişkin dava dışı banka ve davacı varlık yönetim şirketi yönetim kurulu kararları, arabuluculuk son tutanağı, .... İcra Müdürlüğünün ...(eski ...) esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası vs. Dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir. .... Noterliğinin 27/12/2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde alacak devir/temlik sözleşmesinin incelenmesinden, ... Anonim Şirketinin, .... İcra Müdürlüğünün ...(eski ...) esas sayılı dosyası alacağının da dahil olduğu bir kısım alacaklarını, davacı ... Anonim Şirketine devir ve temlik etmiş olduğu anlaşılmışıtır. .... İcra Müdürlüğünün ...(eski ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından 08/06/2017 tarihinde borçlular ...Limited Şirketi, ... ve ... aleyhine 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi, .... Noterliğinin 06/02/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 04/03/2016 tarihli borç yapılandırma protokolüne dayalı 545.407,10-TL asıl alacak, 91.659,60-TL 31/01/2017 hesap kat tarihi itibariyle işlemiş faiz, 4.218,61-TL faizin BSMV'si, 97.591,67-TL 31/01/2017 hesap kat tarihinden 08/06/2017 takip tarihine kadar işlemiş faiz, 4.877,78-TL faizin BSMV'si ve 629,92-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 744.384,68-TL alacağın; 545.407,10-TL asıl alacak kısımlarına takip tarihinden itibaren hesaplanacak %50 temerrüt faizi, faizin %5'i gider vergisi, icra harç, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilde ve istifadede tekerrür olmamak, fazlaya dair hakları saklı kalmak, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edilmesi, gayrinakdi kredi hesaplarından borçlu adına bastırılmış olan fiili durum ve akıbeti bilinmeyen ve karşılığı bulunmayan ... numaralı çeklerin, çek başına yasal yükümlülük tutarı 1.410,00-TL'nin faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin ... adına tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 06/12/2019 tarihinde borçları bulunmadığı gerekçesiyle borca, ferilerine, faize ve faiz oranına, takip mesnedi sözleşmelere, takibe konu alacağın müstenidatı olarak gösterilen sözleşmelere, kredi hesaplarına, cari hesaba ve kefalet ilişkisine itiraz edildiği, ... vekili tarafından 06/12/2019 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında tebliğin usulüne aykırı yapılmış oması nedeniyle şikayette bulunulduğu, mahkemenin 06/03/2020 tarihli, ... sayılı kararıyla şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebliğ tarihinin, tebliği ıttıla tarihi olan 05/12/2019 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı gelecek ... Şirketi tarafından, 26/08/2019 tarihinde tasarrufun iptali talebiyle davalılar ..., ... ... ve ... aleyhine dava açıldığı, mahkemenin 16/06/2022 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla, davanın ön şartlarından olan borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunması şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 26/01/2024 tarihli rapor ile; davacı tarafın takip tarihi olan 09/06/2017 tarihi itibariyle müşterek borçlu müteselsil kefil ...'den 545.470,10-TL asıl alacak, 122.903,89-TL işlemiş faiz, faizin %5'i 6.145,19-TL BSMV ve 629,92-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 675.149,10-TL alacağının bulunduğu, davacı tarafın tespit üzerinde kalan 744.384,68-TL'lik talebinin yerinde olmadığı, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 545.470,10-TL matrah üzerinden hesaplanacak %50 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisinin istenebileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafın sözleşme hükümlerine göre, davalı kefilden çek depo talep edilmesine dayanak teşkil edecek açık bir hüküm görülemediğinden, davalı sorumluluğunun oluşmadığı, 04/03/2016 tarihli protokole ilişkin konunun hukuki olması nedeniyle nihai değerlendirmenin mahkememize ait olduğu tespit edilmiştir.
Davalı taraf her ne kadar hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de, icra takip dosyası kapsamında borçlu tarafından takibe karşı yapılan itirazın, davacı alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığından, 2004 sayılı İİK'nın 67/1. maddesi gereğince davalı tarafın hak düşürücü süre itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı tarafça her ne kadar arabuluculuk tutanağının bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, davacı tarafça, 06/07/2022 tarihli arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunularak dava açılmış olması dikkate alınarak, davalı tarafın arabuluculuk tutanağının bulunmadığı yönündeki itirazına itibar edilmemiştir.
Yine davalı tarafça husumet itirazında bulunulmuş ise de, .... Noterliğinin 27/12/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde alacak devir temlik sözleşmesi ile, alacağın ... Anonim Şirketinden devralınmış olunduğu anlaşılmakla, davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönündeki itiraza da itibar edilmemiştir.
Davalı tarafça, davacı tarafın harç muafiyetine itirazda bulunulmuş ise de, 5411 sayılı Kanun'un 143/6. maddesi gereğince davacı varlık yönetim şirketi harçtan muaf olduğundan, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Yine davalı tarafça derdest icra takibi bulunmadığına ilişkin itirazda bulunulmuş ise de, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yenilenerek .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine devam edilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığından, davalı tarafın derdest icra takibi bulunmadığı yönündeki itirazına da itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; alacağı temlik eden ... Anonim Şirketi ile asıl borçlu ...Limited Şirketi arasında 05/12/2013 tarihinde 3.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'nün sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, alacağı temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefil ... arasında 04/03/2016 tarihinde borç yapılandırma protokolü başlıklı sözleşme ile 04/03/2016 tarihli taksitli ticari kredi taahhütnamesi ve bağlı olarak ödeme planı imzalandığı, 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borçlarının tamamının, taksitli ticari kredi tipi ile yeniden kredi açılmak suretiyle kredi borçlusu şirkete, ...'nın kefaleti ve ipotek teminatı karşılığında 556.000,00-TL tutarında yeniden kredi açılarak 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan tüm borcun kapatıldığı, 04/03/2016 tarihinde temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu şirketin, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ...'nın olduğu borç yapılandırma protokolü imzalandığı, kredi tutarı 556.000,00-TL faiz oranı yıllık %16 olarak taraflar arasında bağıtlandığı, kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine dava dışı temlik eden banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara .... Noterliği'nin 05.02.2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine alacağı temlik eden banka tarafından 08/06/2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ...(eski ...) esas sayılı dosyası ile borçlular ...Limited Şirketi, ... ve ... aleyhine 05/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi, .... Noterliğinin 06/02/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 04/03/2016 tarihli borç yapılandırma protokolüne dayalı 545.407,10-TL asıl alacak, 91.659,60-TL 31/01/2017 hesap kat tarihi itibariyle işlemiş faiz, 4.218,61-TL faizin BSMV'si, 97.591,67-TL 31/01/2017 hesap kat tarihinden 08/06/2017 takip tarihine kadar işlemiş faiz, 4.877,78-TL faizin BSMV'si ve 629,92-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 744.384,68-TL alacağın; 545.407,10-TL asıl alacak kısımlarına takip tarihinden itibaren hesaplanacak %50 temerrüt faizi, faizin %5'i gider vergisi, icra harç, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilde ve istifadede tekerrür olmamak, fazlaya dair hakları saklı kalmak, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edilmesi, gayrinakdi kredi hesaplarından borçlu adına bastırılmış olan fiili durum ve akıbeti bilinmeyen ve karşılığı bulunmayan ... numaralı çeklerin, çek başına yasal yükümlülük tutarı 1.410,00-TL'nin faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin ... adına tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 06/12/2019 tarihinde borçları bulunmadığı gerekçesiyle borca, ferilerine, faize ve faiz oranına, takip mesnedi sözleşmelere, takibe konu alacağın müstenidatı olarak gösterilen sözleşmelere, kredi hesaplarına, cari hesaba ve kefalet ilişkisine itiraz edildiği, ... vekili tarafından 06/12/2019 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında tebliğin usulüne aykırı yapılmış oması nedeniyle şikayette bulunulduğu, mahkemenin 06/03/2020 tarihli, ... sayılı kararıyla şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebliğ tarihinin, tebliği ıttıla tarihi olan 05/12/2019 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Kredi yapılandırma işlemi bir tür yenileme niteliğindedir. Zira yenilemeyle birlikte eski kredi borcu vade ve taksit miktarı gibi bütün modülleriyle birlikte sona ermektedir. İkinci ve yenilenen kredi borcu bütün bu modülleriyle birlikte yeni bir borç olarak ortaya çıkmaktadır. Bundan başka eski kredi borcuna bağlı kefalet ve ipotek gibi teminatlar da kendiliğinden sona ermektedir. Bunun için eski borca kefil olanların, yenilenen kredi borcuna da ayrıca kefil olarak imza atmaları gerekmektedir. Aksi halde önceki krediye kefillerin yapılandırılmış yeni kredi sözleşmelerinden kefil olarak sorumlu tutulmaları mümkün olamaz. Mevcut ipotek, ipotek akit tablosu doğacak borçları da kapsaması şartıyla yenilenen kredi borcunu da temin etmeye devam eder.
04/03/2016 tarihli protokol incelendiğinde, davalının kefaleten atılmış bir imzasının bulunmadığı, "iş bu protokolün hiçbir şekilde borcun ertelenmesi, yenilenmesi ya da nakli anlamına gelmediği taraflarca kabul edilmiştir" hükmünün davalı yönünden bağlayıcılığı olmadığı, protokol ile yeni bir borcun ortaya çıktığı, yenilenen bu krediden dolayı davalıya atfedilebilecek bir sorumluluğun oluşamayacağı kanaatiyle, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince, davacı tarafın, icra takibini kötü niyetli olarak başlattığına ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın REDDİNE,
2.Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3.Davacı taraf, harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4.Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 1.560,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı taraf nakdi alacak talebiyle açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 110.213,86-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davalı taraf gayrinakdi alacak talebiyle açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/2. maddesi gereğince belirlenen 1.410,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır