Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/506
Karar No
K. 2024/183
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/506 Esas
KARAR NO: 2024/183
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 01/08/2022
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinden itibaren davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin ortaklığının başladığı tarihten itibaren şirketin iş ve işleyişi ile ilgili şirketin diğer ortağından bilgi alamadığını, kâr dağıtımı yapılmadığını, şirket bilançolarının kendisine gösterilmediğini, şirket müdürü hakkında cezai yargılama bulunduğunu, güven sarsıcı nedenlerle müvekkilinin ortaklığa devam etmesinin mümkün olmadığını, şirket müdürü ile müvekkili arasında ... tarihli protokol imzalandığını, taraflar arasında şirketin devri hususunda karşılıklı anlaşma sağlandığını, şirketin ... A.Ş.'ye olan borçları nedeniyle müvekkilinin teminat olarak verdiği dükkan üzerindeki ipoteğin kaldırılması işleminin aynı protokolde belirtilen şirket alacaklarının tahsiline bağlandığını, ilgili alacakların haricen edinilen bilgiye göre tahsil edildiğini, buna rağmen protokol gereğinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını, şirketin diğer ortak müdür tarafından devralınmadığını belirterek şirket müdürü ile müvekkili arasında imzalanan ... tarihli protokol uyarınca şirketin diğer ortak tarafından devralınmasına, mahkeme aksi kanaatte ise her halukarda Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, müvekkilinin hakkı olan kar payının ve ayrılma akçesinin hesaplanarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi ve ekleri davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

Davalı şirket temsilcisi ve ortağı ... dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd. Şti. firmasının temsilcisi ve müdürü sıfatı ile davada yer almışsa da ... ... Noterliğince düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinden anlaşılacağı üzere şirket müdürü sıfatı ve temsil, ilzam yetkisi sona erdiğini, bu nedenle söz konusu davada davalı şirkete ilişkin müdür sıfatı ile herhangi bir cevapta bulunmasının mümkün olmadığını, şirket ortağı olarak davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu asılsız iddia ve delillerin hiçbirini kabul etmediğimi ve itiraz ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; limited şirket ortaklığından çıkma, kar payı ve ayrılma akçesinin tazmini istemine ilişkindir.

Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil dosyası celbedilmiş, Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhli sureti dosya arasına alınmış, Uyap sisteminden yapılan kontrolde davalı şirket hakkında herhangi bir icra takibinin bulunmadığı, İstanbul Anadolu ... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyası dışında davalı şirket aleyhine açılan herhangi bir davanın da bulunmadığı görülmüş, İstanbul Anadolu ... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyasının bir sureti celbedilmiş, Antalya Vergi Dairesi'ne, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne, Aksu Belediyesi'ne ve SGK Antalya İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin borç durumu araştırılmış, mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır.

Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin ... tarihinde kurulduğu, hiçbir ticari faaliyetinin olmadığı ve 31/07/2017 tarihinde ticari faaliyetinin ve vergi kaydının sonlandırıldığı, davacının %50 hisse oranı ile davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin vergi beyannamelerine göre davalı şirketin aktifindeki varlıklarından şirketin borçlarının mahsup edilmesi sonucunda davalı şirket öz varlığının kalmadığı, davalı şirketin aktif varlıklarından sonra (... – ...) ....-TL. tutarında fazladan borcunun olduğu, bu durumda da davalı şirketin ... tarihi itibariyle ....-TL. tutarında borca batık durumda olduğu, dava dosyası ve davalı şirketin vergi beyannamelerine göre, davalı şirketin ortaklarına dağıtılacak kârının olmadığı ve yine davalı şirketin borca batık durumda olması nedeniyle şirket ortaklarının ortaklıkları karşılığı olarak ayrılma akçesinin olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesinde "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

TTK'nın 641.maddesi ayrılma akçesi başlığını taşımakta olup, buna göre; "Ortak, şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir. Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler."

Ortaklar, ortaklık ilişkilerinden kaynaklanan, yani objektif nedenlerden dolayı haklı sebebe dayanarak çıkma haklarını kullanabileceklerdir. Ortaklığın sürekli zarar etmesi, uzun yıllar boyunca kâr dağıtılmaması, şirketin atıl durumda olması, ortakların birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolması, amacın gerçekleşmesinde hukuki veya ekonomik imkânsızlıkların doğması gibi nedenler şirketten çıkma için haklı nedenler olarak kabul edilebilir (Gürpınar, Bünyamin; Limited Şirkette Çıkma ve Çıkmaya Katılma, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XX, Y. 2016, Sa. 2, s. 87 vd.). Şirket müdürüne güvenin kalmaması haklı sebeple şirket ortaktan çıkma nedenidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2012 tarih 2012/5955E. 2012/10241K. sayılı kararı).

Haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma, yasal çıkma halidir, dolayısıyla şirket sözleşmesinde bu yolda hüküm bulunmasına gerek yoktur. Haklı nedenle çıkma, ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak, sözleşme ile bertaraf edilemeyen bir hak niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinde haklı nedenlerin neler olduğu açıkça belirtilmemekle birlikte kollektif şirketlere ilişkin aynı kanunun 245. maddesinde örnekleme yoluyla sayılmıştır. Buna göre; "1) Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle; a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, gibi hâller haklı sebeplerdendir. (2) (a), (b) ve (c) bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur." Haklı sebep, ortaklık ilişkisinin ve akdin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılacak veya etkileyecek düzeydeki şiddetli geçimsizliktir (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı, Ankara 2020, s. 768 vd.).

Tüm bu yasal düzenlemeler, içtihatlar ve doktrin görüşleri ile toplanan deliller ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirketin % 50 ortağı olduğu, şirketin temsil ve idare yetkisinin dava dışı ortakta olduğu, her ne kadar davalı şirketin temsile yetkili ortağı ... Noterliğince düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinden anlaşılacağı üzere şirket müdürü sıfatı ve temsil yetkisinin sona erdiğini iddia etmiş ise de süre bitiminde yeni müdür veya yetkili seçilmediğinden temsil yetkisinin devam ettiği, davalı şirketin ... tarihinde kurulduğu, hiçbir ticari faaliyetinin olmadığı ve ... tarihinde ticari faaliyetinin ve vergi kaydının sonlandırıldığı, dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirketin vergi beyannamelerine göre davalı şirketin aktifindeki varlıklarından şirketin borçlarının mahsup edilmesi sonucunda davalı şirket öz varlığının kalmadığının, davalı şirketin aktif varlıklarından sonra (... – ...) ....-TL. tutarında fazladan borcunun olduğunun, bu durumda da davalı şirketin ... tarihi itibariyle ....-TL. tutarında borca batık durumda olduğunun, dava dosyası ve davalı şirketin vergi beyannamelerine göre, davalı şirketin ortaklarına dağıtılacak kârının olmadığının ve yine davalı şirketin borca batık durumda olması nedeniyle şirket ortaklarının ortaklıkları karşılığı olarak ayrılma akçesinin olmadığının tespit edildiği, bu hali ile davacının davalı şirketin ortaklığından çıkması için haklı sebeplerin oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına, davalı şirketin ortaklarına dağıtılacak kârının olmadığı ve yine davalı şirketin borca batık durumda olması nedeniyle şirket ortaklarının ortaklıkları karşılığı olarak ayrılma akçesinin olmadığı anlaşıldığından davacının ayrılma akçesi ve kâr payı taleplerinin ise reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE;

-Davacı ...'nın Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sırasında kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin ortaklığından haklı sebeple ÇIKMASINA, -Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne BİLDİRİLMESİNE, -Davacının ayrılma akçesi ve kâr payı taleplerinin REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.-TL harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0.-TL harcın davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafından yapılan 1.529,50 TL yargılama gideri (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), 80,70.-TL peşin harç ve 80,70.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.690,9‬0.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan 1.560,00.-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

6.Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.