7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/16205 E. , 2023/11538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanıkların duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/592 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrili 5.400,00 TL ve doğrudan verilen 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/1504 Esas, 2022/4226 Karar sayılı ilâmıyla; "...1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK'nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle,
TCK'nun 7. ve CMK'nun 251. maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK'nun 54/4. maddesi, suçta kullanılan nakil aracının ise 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK'nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrili 5.400,00 TL ve doğrudan verilen 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, aracın iade edilmesi gerektiğine, suçsuz olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Sanık ...'in temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, verilen cezanın ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, suçsuz olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 20.40 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yapılan ring uygulamasında, Cizre-Nusaybin Caddesi üzerinde 73 ... 419 plakalı aracın durumundan şüphelenilerek durdurulmak istendiği, aracın durması için defalarca "Dur" ihtarında bulunulduğu, ancak aracın kaçmaya başladığı, bunun üzerine aracın sağ ön ve arka lastiklerine silahla ateş edilmesi suretiyle durdurulduğu, araç sürücüsünün sanık ... olduğu, sağ ön yolcu koltuğunda ise sanık ...'in bulunduğu, sanıklara önleme araması kararı gösterilerek neden kaçtıkları sorulduğunda, sanıkların araç içerisinde kaçak cep telefonu olduğu için kaçtıklarını beyan ettikleri, araca dışarıdan bakıldığında, arka koltuk üzerinde bulunan iki adet çanta içerisinde çok sayıda kaçak cep telefonu olduğunun görüldüğü,
Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden saat 21.30 sıralarında yapılan aramada, aracın ... ve sağ ön koltuğu altındaki paspasların altı ile sağ ve sol arka stop lambası boşluklarında toplam 848 adet gümrük kaçağı cep telefonu ile iki adet çanta içerisinde toplam 20 adet ekran parçası ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Suça konu cep telefonları için düzenlenen 30.01.2014 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu raporunun dosya kapsamında bulunduğu ve ele geçen cep telefonlarının gümrük kaçağı olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık ...; telefonların kaçak olduğunu bilmediğini, sanık ...; telefonlardan haberinin bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Sanıklara 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtarının usulüne uygun olarak yapıldığı belirlenmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanıklar hakkındaki hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentlerinde taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması ile suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, suçta kullanılan nakil aracının ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentlerinde yer alan "5 eşit taksitle" ve "15 eşit taksitle" ifadelerinden önce gelmek üzere "birer ... ara ile" ifadesinin eklenmesi, suça konu kaçak eşyaların müsaderesine ilişkin bendinden "TCK'nın 54 maddesi" ifadesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ifadesinin eklenmesi, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ilişkin bendinden "5607 sayılı Kanun'un 13 maddesi ve TCK 54 maddesi" ifadesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.