Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/9
Karar No
K. 2023/9
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/9 Esas - 2024/308

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/9 Esas
KARAR NO: 2024/308
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2023
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 13/12/2021 tarihli ve ... no.lu fatura karşılığında alınan 3090 adet ... ... ve 05/01/2022 tarihli ... no.lu fatura karşılığında 500 adet toplamda 3590 adet ... Contanın ayıplı mal olması nedeniyle uğranılan zararın, ayıplı olarak satılan ve teslim edilen ürünlerin yerine ... vasıflı yeni ürün siparişi verilmesi nedeniyle oluşan fiyat farkı olan 4.656,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalı taraftan tazmin talepleri olduğunu, müvekkili şirket .... LTD. ŞTİ. Unvanından da açıkça anlaşılabildiği üzere akıllı otomasyon sistemi ile toptan akaryakıt satışı yapan bir firma olduğunu, müvekkili tarafından kurulumu gerçekleştirilen akıllı otomasyon sisteminde araç tanımlamaları depo girişlerine yerleştirilen ... (Depo Filtre Sistemi) ile gerçekleştirilmekte olduğunu, ... sisteminin davacı müvekkili şirketin hizmet verdiği müşterilerinin araçlarına montajı sırasında ise ... adı verilen özel bir ... türüne ihtiyaç duyulmakta olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin, davalı tarafın faaliyet gösterdiği alan olan kauçuk plastik sanayisinde üretilen ... adı verilen özel bir ... türünü gerçekleştirdiği pazar araştırması sonucu davalı taraftan temin etmeye karar verdiğini, müvekkili tarafından davalı tarafa özellikle ... vasfına haiz olan contalardan olması isteğiyle 2 defa satın alım işi yapıldığını, akaryakıt işinde özellikle ... contalarının tercih edildiğini, müvekkili tarafından satın alınan contaların müşteri araçlarına montaj ile yerleştirildiğini, takılan contaların sızdırma yapmaya ve aşınmaya başladığını, davalı tarafından ... vasıflı olduğu belirtilerek temin edilen toplam 3590 adet contanın bir kısmı müvekkili şirketin müşterilerinin araçlarına ... sisteminin montajı sırasında kullanıldığını, ancak montajdan sonra müşterilerden olumsuz geri dönüşler olduğunu, yaşanan sorun araştırılınca sorunun kaynağının contaların çürümesi olduğu anlaşıldığını, davalı tarafından teslim edilen contaların vadedilen özelliklerin aksine akaryakıt karşısında tamamen dayanıksız, kolayca parçalanan ve bozulan bir nitelikte olduğunu, diğer bir deyişle davalı tarafından teslim edilen contaların ... vasfını taşımamakta olduğunu, veya üretim sürecinin hatalı olduğunu, bu sebeple kullanılmayan 3229 adet ürünün iade alınması talep edilmişse de davalı tarafça iade alınmadığı gibi bedelinde iade edilmediğini, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 13/12/2021 tarihli 20.214,29 TL bedelli faturaya temerrüt tarihi olan 11.11.2022'den itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, 05/01/2022 tarihli 5.900 TL bedelli faturaya temerrüt tarihi olan 11.11.2022'den işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, davalı tarafça ayıplı olarak satılan ve teslim edilen ürün yerine ... vasıflı yeni ürün siparişi verildiğini, oluşan fiyat farkı nedeniyle yapılan fazlaca ödeme olan 4656 TL'nin taraflarına ödenmesini, ayıplı mal montajından kaynaklı demontaj ve montaj maliyetlerinin, montaj yapılması akabinde ayrıca rücu etme hakları ve müvekkili şirket zararlarının karşılanmaması halinde ayrıca munzam/aşkın zararların tazmini yoluna gitme yolunu saklı tutmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddiaları ve taleplerinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretimi yapılan tüm contaların ... vasfı taşımakta olduğunu, bu hususun ham madde raporları ve kalite belgeleri ile de sabit olduğunu, davacı tarafın contaların ayıplı mal olduğunu iddia etmesine rağmen bir ay sonra tekrar sipariş verdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte contaların ... vasfı taşımadığı düşünülse bile contalarda iddia edilen ayıp bu süre içinde açıkça anlaşılabilecek olup davacının yaklaşık 1 ay sonra tekrar sipariş vermesinin contalarda herhangi bir ayıbın mevcut olmadığının kanıtı olduğunu belirterek kullanılan ürünlerin hangi üreticiye ait olduğunun tespit edilebilmesi ve sızıntıların hangi sebepten kaynaklandığının tespiti için bilirkişi incelmesine yapılmasını ve haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda;

Davacı tarafından ayıplı oldukları iddia edilen contaların öncelikle davalı ... firmasınca üretilen contalar olup olmadıkları yönünde kesin delillere ihtiyaç duyulduğu, davaya konu ürünlerin (contaların) ... vasfını taşıyıp taşımadığı konusu muayene ile tespit edilemeyeceği, ürünün yapısında kullanılan bileşenlerin yakıta karşı mukavemetinin kimyasal inceleme yapan laboratuvarlarca belirlenebileceği, söz konusu contaların kullanıldıkları yer ve konum itibariyle değerlendirildiğinde, contalar iki metal parça arasından sızdırmazlığı sağlamak amacıyla sıkıştırılmak suretiyle kullanıldıkları, iki metal yüzey arasında sıkıştırılan contanın akaryakıt ile temasının olamayacağı için kopma, aşınma, yıpranma veya dağılma gibi sorunlar oluşmayacağı, ancak iki metal arasında sıkışan contanın metaller dışında kalan dış kenar yüzeyi kısmen akaryakıt ile temas edeceğinden, uzun sürede ... malzemesinde bir erime olup olamayacağı hususunun laboratuvar sonuçlarıyla belirlenebileceği, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere yapılması gerektiği belirtilen laboratuvar testlerden sonra çıkan sonuca göre ürünlerin açık ayıplı/gizli ayıplı olup olmadıkları yönünde değerlendirme yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;

Davacı vekilinin dava dilekçesi ile, 13/12/2021 tarihli ve ... no.lu fatura karşılığında alınan 3090 adet ... ... ve 05/01/2022 tarihli ... no.lu fatura karşılığında 500 adet toplamda 3590 adet ... Contanın ayıplı mal olması nedeniyle uğranılan zararın, ayıplı olarak satılan ve teslim edilen ürünlerin yerine ... vasıflı yeni ürün siparişi verilmesi nedeniyle oluşan fiyat farkı olan 4.656,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalı taraftan tazminini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, dava konusu yapılan contaların kendi ürünleri olduğunun tespit edilememesi nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.

Davacı tarafça, davalıdan ... alınığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık satılan contaların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve ayıplı olduğu iddia edilen contaların davalı tarafından satılan contalar olup olmadığına ilişkindir.

Her ne kadar " "iki metal arasında sıkışan contanın metaller dışında kalan dış kenar yüzeyi kısmen akaryakıt ile temas edeceğinden, uzun sürede ... malzemesinde bir erime olup olmayacağı" hususunda contolar üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilip edilemeyeceği yönünde araştırma yapılması yönünde ara karar kurulmuş ise de, dosyaya sunulan contaların davalı tarafından satılan contalar olup olmadığının tespit edilememesi nedeniyle bu ara karardan dönülmüştür.

Dosyada alınan bilirkişi raporunda davacı ... ... firması tarafınca incelemeye getirilen contalar üzerlerinde herhangi bir yazı, numara, amblem veya herhangi bir işaret bulunmamakla, bu contaların davaya konu olan contalar olduklarının belirlenmesi mümkün olmadığını bildirmişlerdir.

Davalı tarafça da incelemeye konu olan contaların kendileri tarafından satılan contalar olduğuna yönelik bir kabul dosyada bulunmamaktadır. Bu haliyle davacının davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu ispatlayamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 525,48 TL harcın mahsubu ile 97,88 TL TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

6.Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog