Esas No
E. 2023/1185
Karar No
K. 2023/7720
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/1185 E.  ,  2023/7720 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2022/202 Esas, 2022/255 K.

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVADA DAVACI : Bim Birleşik Mağazaları A.Ş. vekili Avukat ...

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 16.09.2014 (Asıl dava), 11.02.2015 (Birleşen dava)
HÜKÜM: Asıl dava ret, birleşen dava kısmen kabul
BİRLEŞEN DAVA: Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/85 Esas

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava yönünden; markanın hükümsüzlüğü, davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan, temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki davanın bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 ... maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 05.06.1995 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edilerek kurulduğunu, iştigal konusunun "Her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi” olduğunu, ... marketçilikte ... ve tanınmış bir marka haline geldiğini, ürünlerinin tüketiciler tarafından çok iyi bilindiğini ve tanındığını, davacı şirketin 2000/03474 sayılı “FİLE” ve 2009/66046 sayılı “FİLE” markalarının 29, 30 ve 35 ... sınıf mal ve hizmetler için, 2008/21134 sayılı “FİLE” markasının 02, 06, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 33, 34, 36, 38, 39, 40, 41, 42, 44 ve 45 ... sınıf mal ve hizmetler için, 2008/64273 sayılı “FİLEM” markasının 29, 30, 31 ve 35 ... sınıf mal ve hizmetler için, 2008/14663 sayılı “BOLFİLE” markasının 03, 05, 16, 23, 24, 25, 27, 29, 30, 31, 32 ve 35 ... sınıf mal ve hizmetler için tescil edildiğini, davalı şirketin, davacının "FİLE" ibareli markasına tecavüz oluşturacak şekilde "FİLE MAR" ibaresini aynı sınıfta yer ... hizmetler için (mağazacılık hizmeti) kullandığını, davalı şirket kullanımında yer ... "MAR" hecesinin mağazanın kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığından markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, davalı markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan bu kullanımının durdurulması için ihtarname keşide ettiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, davalı yanın “FİLE MAR” ibaresini mağazacılık sektöründe kullanmasının davacı şirketin 35 ... sınıfta tescilli “FİLE” ibareli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, asıl davada davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının “FİLE”, “FİLE MAR” ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, hükmün gazetede ilanına karar verilmesini, birleşen davada ise; 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi kapsamında davalı şirket adına kayıtlı 27.03.2012 tarih, 2012/28808 sayılı “FİLEMAR” marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2011 yılında kendi adına markalarını tescil ettiğini, davacı şirketin bu tescile yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, iltibas yaratacak bir benzerliğin bulunmadığını, davacının, farklı anlamlara gelecek şekilde “FİLE” kelimesini kullanmak suretiyle kendi adına tescil ettirdiğini, iyi niyetli olmadığını, davalının kullandığı mananın, davacının kendi adına tescil ettirdiği şekillerle iltibasa yol açacak bir ihtivaya sahip olmadığını belirterek, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 17.10.2017 tarih ve 2014/696 E. ve 2017/294 K. sayılı kararı ile davalı adına 2012/28808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tecavüz bulunduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kulanımın haksız rekabet olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit, ... totem ve sair emtia ve evrakların toplatılmasına ve imhasına, birleşen davanın kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 27.03.2012 tarih ve 2012/28808 sayılı "FİLEMAR" marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine davanın karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2018 tarih ve 2018/937 E., 2018/945 K.

sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 18.09.2019 tarih, 2018/4092 E. ve 2019/5567 K. sayılı kararıyla asıl dava marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, Dairemiz’in yerleşik kararları uyarınca (23/01/2019 tarih 2017/3588 E. – 2019/642 K., 06/03/2018 tarih 2016/8877 - 2018/171) 35/6. sınıf hizmetler bakımından piyasaya sunulacak malları sayılmak suretiyle başvuru konusu yapılan mağazacılık hizmetinin, daha önceki tarihte 35 ... sınıfın 6 ncı alt grubu mallar sayılmaksızın genel perakendecilik ve mağazacılık hizmetleri için tescil edilmiş bir marka ile aynı ya da benzer tür hizmetler olduğunun kabulü için yeterli olmayıp, tescilli önceki marka sahibinin, sonraki tarihi başvuru kapsamında sayılan malların kendisi tarafından da bu hizmet altında satışa sunulduğunu da kanıtlaması gerektiği somut olayda mahkemece, davalı adına tescilli “FİLEMAR” ibareli markanın 35 nci sınıf 01-05 alt gruptaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi isabetli ise de, davacının kendi markalarındaki 35/06. sınıfta tescilli genel mağazacılık hizmetlerine dayanarak davalı adına tescilli tüm malların parekendecilik ve mağazacılık hizmetlerinde kullanılması ve tescil olunmasına karşı çıkamayacağı dikkate alındığında, davalı marka kapsamındaki 35 ... sınıfın 6 ncı alt grupta yer ... parekendecilik ve mağazacılık hizmetlerine, davacının sadece adına tescilli markalar kapsamında yer ... mallar ile varsa davacının fiilen parekendecilik ve mağazacılığını yaptığı mallar ve bu mallarla sektörel ilişkilendirme yapılacak malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu husus tartışılmaksızın doğrudan taraf markaların aynı ya da benzer tür hizmetlere ilişkin olduğunun kabulü ile tüm mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarih ve 2019/473 E. ve 2020/138 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, 35 ... sınıfın 6 ncı alt grubu hizmetler bakımından piyasaya sunulacak mallar sayılmak suretiyle başvuru konusu yapılan mağazacılık hizmetinin, daha önceki tarihte 35 ... sınıfın 6 ncı alt grubunda yer ... mallar sayılmaksızın genel perakendecilik ve mağazacılık hizmetleri için tescil edilmiş bir marka ile aynı ya da benzer tür hizmetler olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, tescilli önceki marka sahibinin, sonraki tarihli başvuru kapsamında sayılan malların kendisi tarafından da bu hizmet altında satışa sunulduğunu da kanıtlaması gerektiğinden birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescillli "FİLEMAR" ibareli marka sınıfı 01-05 alt gruptaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, davalı adına tescillli "FİLEMAR" ibareli marka sınıfı 35 ... sınıfın 6 ncı alt grupta yer ... perakendecilik ve mağazacılık hizmetlerine, davacının adına tescilli markalar kapsamında yer ... mallar ile davacının fiilen perakendecilik ve mağazacılığını yaptığı mallar ve bu mallarla sektörel ilişkilendirme yapılacak malların perakendecilik ve mağazacılık hizmetleri yönünden sınırlı olmak üzere hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada, her ne kadar davalı tarafın “FİLEMAR” ibaresini kullanmış olmasının, davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmesi istenilmiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması (05.02.2018 tarih 2016/6790 -2018/731) haline geldiği üzere, olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK döneminde kötü niyetli tescil olmadığı sürece tescile uygun şekilde kullanımın başkalarının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

4.Dairemizin 14.02.2022 tarih, 2020/7335 E. ve 2022/1080 K. sayılı kararıyla, mahkemece bozmaya uyulduğuna göre davacının markasının 35 ... sınıfın 6 ncı alt grubunda yer ... mal ve hizmetlerin, davalının markasının aynı sınıf aynı grupta yer ... mal ve hizmetler ... ... belirlenip, aynı mal ve hizmetler “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Elektronik satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elektronik araçlarla görmeleri ve sipariş vererek satın alabilmeleri için çeşitli malların elektronik ortamda bir araya getirilmesi hizmetleri. Katalogla satış hizmetleri yani, müşterilerin malları görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir katalog vasıtasıyla bir araya getirilmesi hizmetleri. Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davalı adına tescillli 2012/28808 sayılı "FİLEMAR" ibareli markanın 35 ... sınıf 01-05 alt gruptaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, Davalı adına tescillli 2012/28808 sayılı "FİLEMAR" ibareli markanın davacı markasının kayıtlı olduğu 35 ... sınıf 6 ncı alt gurubunda yer ... aynı mal ve hizmetler “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Elektronik satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elektronik araçlarla görmeleri ve sipariş vererek satın alabilmeleri için çeşitli malların elektronik ortamda bir araya getirilmesi hizmetleri. Katalogla satış hizmetleri yani, müşterilerin malları görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir katalog vasıtasıyla bir araya getirilmesi hizmetleri. Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden sınırlı olmak üzere hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir markanın ayırt edici karakterini ve bu ayırt ediciliğin yüksek olup olmadığını değerlendirirken; markanın tescile konu malları veya hizmetleri belirli bir firmadan gelen mal ve hizmetler olarak gösterebilme yeterliliğinin bütünsel olarak incelenmesi gerektiğini, bir marka seçilirken yenilik, orijinallik ve yaratıcılık gerekmemekle birlikte, seçilen işaretin reklam kabiliyetine sahip olması, halkın ilgisini çekmesi, gözde ve kulakta kalıcı iz bırakması ve kullanılacağı mal ve hizmetle ilgili bir fikir uyandırmasına dikkat edileceği, FİLE kelimesinin mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediği, yani ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, 12.07.2017 tarihli son bilirkişi raporunda davalı taraf markası ile müvekkil şirket markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer ve karıştırılma ihtimali olduğu her ne kadar markaya tecavüz eylemi bulunsa da öncelikle davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiği şeklinde görüşte bulunduğunu, davalının kullandığı markanın, davacının kullandığı marka ile arasında gerek benzerlik gerekse kullanma biçimi açısından bulunan benzerliğin seri marka biçiminde algılanmasına neden olacağını, davacı şirketin seri markalarından biri olarak algılayabilirler ya da iki işletme arasında idari ve ekonomik anlamda bir bağlantı kurulacağını, benzer davalarda lehlerine ... verildiğini, tüketicinin markayı, markada geçen ibarelere göre hatırlayacağını ve bu etki altında birbirine tavsiye edeceklerini düşünürsek 2012/28808 sayılı markanın, müvekkil firmanın “FİLE” esas unsurlu markalarına benzer olduğundan ve halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğundan, başvuru markanın 35 ... sınıf hizmetlerin tümü bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, bozma ilamına göre tescilli önceki marka sahibinin, önceye dair kullanımı olduğunu ve yani sonraki tarihli tescil sahibinden önce bu malları bu hizmet adı altında satışa sunduğunu ispat etmesi gerektiğini, mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, her iki bozma ilamı da 35 ... sınıfta yer ... 6 ncı alt grup mal ve hizmetlerin hükümsüzlüğü ile ilgili olduğunu, davacı tarafın buna ilişkin bir beyanları olmadığını, keza sunmuş oldukları bir bilgi ve belgede dosyada bulunmadığını, dolayısıyla bu mal ve hizmetlerin tamamı bakımından hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i istemine, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8, 9, 42 ve 61 ... maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 ve 56 ncı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Mahkemece bozma ilamlarına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairemizin 18.09.2019 tarih, 2018/4092 E. ve 2019/5567 K. sayılı kararında ve 14.02.2022 tarih, 2020/7335 E. ve 2022/1080 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, davacının markasının 35 ... sınıfın 6 ncı alt grubunda yer ... mal ve hizmetlerin, davalının markasının aynı sınıf aynı grupta yer ... mal ve hizmetlerin ... ... belirlenmesi gerektiği, bu hususta ek bilirkişi raporu da alınarak aynı mal ve hizmetler “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Elektronik satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elektronik araçlarla görmeleri ve sipariş vererek satın alabilmeleri için çeşitli malların elektronik ortamda bir araya getirilmesi hizmetleri. Katalogla satış hizmetleri yani, müşterilerin malları görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir katalog vasıtasıyla bir araya getirilmesi hizmetleri. Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, davacı adına kayıtlı 35. sınıf 6. alt grubunda yer alıp da davalı markasının aynı sınıf aynı grupta yer ... mal ve hizmetler ... ... belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilin tüm, davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog