Esas No
E. 2023/14096
Karar No
K. 2024/16000
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/14096 E.  ,  2024/16000 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/398 E., 2016/81 K.
SUÇLAR: 1. Taksirle öldürme, 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. Onama (Taksirle öldürme suçu yönünden)

2.Ek tebliğname ile Onama (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden)

Sanıkların "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan beraatlarına ilişkin hükümlerin katılanlar vekilince temyiz edilmesi üzerine yapılan ön incelemede; "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ikinci kitabının "topluma karşı suçlar" başlıklı üçüncü kısmının "kamunun sağlığına karşı suçlar" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiş olması; belirtilen özelliği gereğince, kişilerin ve kurumların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesi uyarınca mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılmalarına olanak bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin bu suç yönünden temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddinin gerektiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında "taksirle öldürme" suçuna hasren inceleme yapılmıştır.

Sanıklar hakkında "taksirle öldürme" suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile sanıkların "uyuşturucu madde ticareti yapma" ve "taksirle öldürme" suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verildiğine,

2.Delil değerlendirilmesinin hatalı yapıldığına,

3.Tahkikatın genişletilmesi gerektiği halde kamera kayıtları incelenmeden ve tanıklar dinlenmeden karar verildiğine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Her ne kadar sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın, askerde olan arkadaşları maktül ...'ı ziyaret ettikleri esnada uyuşturucu madde verdikleri, ...'ın bu uyuşturucu maddeyi kullandıktan sonra fenalaşarak yaşamını yitirdiği iddia edilerek sanık ile suça sürüklenen çocuğun taksirle ölüme neden olma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonunda sanık ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanıkların "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan beraatlarına ilişkin hükümler katılanlar vekilince temyiz edilmiş ise de; "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun 5237 sayılı Kanun'un ikinci kitabının "topluma karşı suçlar" başlıklı üçüncü kısmının "kamunun sağlığına karşı suçlar" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiş olması; belirtilen özelliği gereğince, kişilerin ve kurumların, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi uyarınca mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılmalarına olanak bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin sanıklar hakkındaki bu suç yönünden temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddinin gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar hakkında " taksirle öldürme" suçu yönünden kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklandığı üzere, katılanlar vekilinin sanıklar hakkındaki bu suç yönünden verilen hükümlere yönelik temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar hakkında "taksirle öldürme" suçu yönünden kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog