Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/247
Karar No
K. 2024/236
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/247
KARAR NO: 2024/236
DAVA: Konkordato Tasdiki
DAVA TARİHİ: 15/04/2024
KARAR TARİHİ: 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin örgü ve tığ işi kumaşların imalatı işi ile iştigal ettiğini, şirketin ... Ticaret Sicil Memurluğundaki sicil numarasının ... olduğunu, şirketin 29.02.2024 tarihinde sermayesinin 30.000.000 TL olduğunu, ekonomik ve finansal sıkıntılar nedeniyle faaliyetleri önemli derecede sekteye uğrayan müvekkili şirketin hazırladığı işbu konkordato ön projesinin amacı şirketin gelirlerini artırmak, hizmet kalitesini ve kapasitesini düşürmeden giderlerini azaltmak, finansal kaynak yapısını düzeltmek, nakit akışını sağlıklı bir hale getirmek ve yeniden varlık borç dengesini düzeltmek için alınacak tedbirleri açıklamak ve bu tedbirler sonucunda oluşacak kaynak tutarı ile söz konusu tedbirlerin finansal etkilerini proforma finansal tablolar yoluyla somutlaştırmak olduğunu, Yönetim Kurulunun talimatı ile aktiflerin satış fiyatları üzerinden ara bilanço hazırlandığını, rayiç değerli ara bilançoya göre, müvekkili şirketin ödeme güçlüğüne düştüğünün tespit edildiğini, böylece şirket nezdinde konkordato sebebinin gerçekleştiğini, bu tespit üzerine Yönetim Kurulu 08.04.2024 tarihli toplantısında oy birliği ile mali durumun iyileştirilebilmesi ve faaliyete devam edilebilmesi için İİK m.285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunulmasına karar verdiğini, müvekkili şirket hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...

E. Sayılı dosyası ile 09.11.2023 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühlet kararının 2 ay uzatılmış ve komiser heyetinin nihai raporunda müvekkili şirkete bir yıl kesin mühlet kararının verilmesinin uygun olduğu ortaya konulduğunu, mahkemece dava tarihi 09.11.2023 tarihi itibariyle müvekkili şirketin muamele merkezinin ... olması dolayısıyla 04.04.2024 tarihinde yetkisizlik kararı verildiğini, müvekkili şirket geçici mühlet döneminde reorganizasyonunu tamamlamış ve hali hazırda merkezi ve muamele merkezi olan ... adresinde faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, müvekkili şirketin ortaklık ön protokolü uyarınca, şirketin yapısında reorganizasyon yapılarak, şirketin merkezinin kumaş ve iplik için uygun bölge olan Bayrampaşa bölgesinde yapılması ve fabrikasının şube olarak kullanılması ve yine Boyahane yatırımı yapılarak ... olarak ...'da da şube kuruluşu yapılması kararlaştırıldığını, bu kararlar neticesinde şirketin fabrikasının bulunduğu yer şube olarak yapılandırılmış ve şirketin merkezi Bayrampaşa bölgesine taşındığını, bu suretle alınan ... 45. Noterliği'nin ... tarih ... sayı ile tasdikli, ... tarihli ... sayılı Genel Kurul Kararı'yla ...adresine taşınıldığını, akabinde ise yeni ve shoowroom olarak da kullanılacak olan ...adresine taşınıldığını, bu adrese merkezin taşınmasına ilişkin tescil ve ilan işlemi de ... Tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkili şirketin 29.02.2024 tarihli rayiç değerli bilançosunda da görüleceğe üzere, kısa ve uzun dönemde satılabilir aktif değerleri dikkate alındığında, nakde çevrilebilir rayiç değer toplamı (TTK 376/3 çerçevesinde) 429.936.198,65 TL ve borç tutarının ise 326.984.982,19 TL olduğu, buna göre şirketin özvarlığının (+)102.951.216,19 TL olduğu, aktiflerinin rayiç değerlerinin borçları karşıladığı, aktifin pasiften fazla olduğu ve şirketin TTK 376/3 maddesi çerçevesinde borca batık olmadığının anlaşıldığını, müvekkili şirketin, konkordato projesiyle, konkordatoya tabi alacakların % 100’ ünün, 2026 yılı Ocak ayından itibaren 36 ay vadede aylık eşit taksitler halinde ödenmesini teklif ettiğini belirterek; Tensip kararı ile birlikte, İ.İ.K. 287. maddesi muvacehesinde müvekkili şirkete ve şirketin borçlarının müteselsil kefili şirket ortağı hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, Konkortado teklifine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkili şirkete ve şirket ortağına bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesine, Komiser tayinine ve gerekli sürecin yürütülmesine, Mühlet boyunca şirket tarafından üçüncü kişilere verilen banka teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine;

Müvekkillerine ait malvarlıklarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, şirket malvarlığının korunması amacı ile, konkordato mühletinin sonuna kadar, 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere şirkete karşı icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine (ödeme emri gönderilmemesine); İşbu konkordato talebinden önce müvekkillerine karşı 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durdurulmasına; Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına; İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına; Mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde şirkete yapılmasına (İİK m.294/6); Şirketin keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine; Alacaklı bankalardaki şirket hesaplarında mevcut blokajların kaldırılmasına; Mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen, müstakbel (doğacak) alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve hesaplarda şirket lehine doğacak alacakların şirkete ödenmesine;

Geçici mühlet kararı ile birlikte, mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine; Konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden, şirket malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyla kaldırılarak şirkete yed-i emin olarak teslimine ihtiyati tedbir yoluyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Talep, İİK 285-308 maddeleri kapsamında borçlu tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.

İİK 285/3. maddesinde "yetkili ve görevli mahkeme, iflasa tabi olan borçlu için 154. maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazlı yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir" denilmiştir.

Uyuşmazlık, borçlu tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki talepli davada İİK 286. maddede sayılan belgelerin sunulması halinde derhal geçici mühlet kararı verilmesi gerekip gerekmediği ve yine borçlu şirket tarafından adi konkordatonun tasdiki istemli başka bir davada verilen ret kararına karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmasına rağmen yeni bir dava ve mühlet talebinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır. Borçlu şirket tarafından sunulan dava dilekçesinde; borçlunun daha önce adi konkordatoya başvurduğu, mahkemece talebin kesin yetki/dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği belirtilmiştir. ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası dosya içinde celp edilmiş, tetkiki neticesinde; davacı şirket lehine 09/11/2023 günü saat 10:00 dan itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühletin 09/02/2024 tarihi saat saat 10:00 dan itibaren 2 ay süre ile uzatıldığı, geçici Komiser Heyetinin 27.03.2024 tarihli nihai raporunda, davacı şirket hakkında kesin mühlet verilmesi için gereken koşulların mevcut olduğu, davacı şirketin ticaret sicil/ vergi kayıtlarına göre şirketin merkez adresinin ... olmasına rağmen ticari ve yönetim faaliyetlerinin büyük bir çoğunluğunu...adresinden yönetildiği, bu adresin İİK. m.285/f.3 ve İİK. m.154/f .1 kapsamında muamele merkezi olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine mahkemece 08/04/2024 tarihli duruşmada davanın kesin yetki/dava şartı yokluğu nedeni ile reddine ve süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ve geçici mühlet ve tedbirlerin kaldırılmasına dair karar verildiği, ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında verilen karar kesinleşmeden işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde dava şartları sayılmıştır. Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Dava şartları gerçekleşmeden davanın esası incelenemez. Bu nedenle davanın incelenip karara bağlanabilmesi, dava şartlarının varlığı yada yokluğuna bağlıdır. Hakim dava şartı eksikliğini kendiliğinden dikkate alır, tarafların bu konuda talepte bulunmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez / Prof. Dr. Oğuz Atalay / Prof. Dr Muhammet Özekes, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, sayfa 290).

HMK'nun 114.maddesinde düzenlenen dava şartları mahkemeye, taraflara ve dava konusuna (müddeabihe) ilişkin olmak üzere, üçe ayrılır. Mahkemeye ilişkin dava şartları; "yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki", taraflara ilişkin dava şartları; "davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davayı takip yetkisi", dava konusuna ilişkin dava şartları ise; "davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi, kesin hüküm bulunmaması, hukuki yarar (menfaat) bulunması, davanın derdest olmaması" olarak sıralanmaktadır. Yine HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir.

HMK'nun 114/1.h maddesi ile davacının, dava açmakta hukuki yararının olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava konusuna ilişkin dava şartları arasında yer alan "hukuki yarar", diğer dava şartları gibi Mahkemece re'sen nazara alınarak değerlendirilecek, davacının hukuki yararının olmaması halinde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilecektir.

Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli olmayıp davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi, Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır. Bilindiği ve 07/12/1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere; dava, mahkemeden verilecek bir hükümle, bir iddia üzerinde hukuki korunmanın sağlanması dileğidir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07/06/2021 tarihli 2020/1812 E. 2021/3073 K. sayılı ilamı). Dava açmaktaki yarar ideal veya ekonomik değil korunmaya değer hukuki bir yarar olmalı, davacı hakkına kavuşmak için mahkemenin kararına ihtiyaç duymalıdır. Dava yolu ile ulaşılmak istenen amaç, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Dava şartları, dava açılması anından hükmün verilmesine kadar mevcut olmalıdır. ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edilen...Esas sayılı dosyasında borçlu şirket hakkında geçici mühlet ve geçici mühletin uzatılması kararı verildiği, borçlu şirketin kesin mühlet isteminin değerlendirilmesi aşamasında davanın kesin yetki/dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verildiği , emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 2022/865 Esas ,2022/857 K sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı doğrultusunda işlem yapılması halinde yetkili mahkeme olarak belirlenen ... Ticaret Mahkemesince davacı şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesi ihtimali bulunduğu gibi davacının anılan karara karşı kanun yoluna başvurması ve yetkisizlik kararının kaldırılması halinde de borçlu şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesi ihtimali bulunduğundan borçlu şirketin geçici mühlet talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılmakla borçlu tarafından ikame edilen işbu davanın HMK 114/1-h ve HMK 115/2 maddeleri gereği usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın usulden REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcı peşin alınmış olmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davacı tarafça yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi/İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.