5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2008/7069 E. , 2012/5039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca 53/1-a maddesinde sayılan hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken dava takip memurluğu hak ve yetkisini kullanmasından yoksun bırakılmasına karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre; soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın,
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 26/07/2004 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
Sanığın zimmetine geçirdiği, 3.875.780.000 liranın suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az ve hafif olduğu, temellük zimmetinde değer kavramına faizin dahil olmadığı nazara alınıp hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249 ve 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddeleri uygulanarak tayin edilen cezalarından indirim yapılması ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.