13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından kambiyo senedine dayalı olarak müvekkili taraf aleyhine, ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan bu icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrine konu 150.000 TL'lik borç, müvekkili tarafından ödenmiş olduğundan ve miktardan sorumlu olmadığından mütevellit borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ayrıca karşı tarafın imzalanan senede istinaden yüklendiği sorumluluklarını ve taahhütlerini henüz yerine getirmediğini ve yapması gerekenlerin çoğunu yanlış ve eksik yapmış olup kötü niyetli olarak borcun tamamı üzerinden haksız kazanç peşine düştüğünü, müvekkilinin davalı tarafa 110.000-TL'yi ödediğini ve bu hususunun belgelerle sabit olduğunu belirterek, müvekkili hakkında başlatılan kötü niyetli icra takibinin geri döndürülemez zararlara yol açmaması için öncelikle teminatsız biçimde, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde uygun bir oran üzerinden belirlenerek ivedi bir surette takibin durdurulmasına ve dava neticesinde iptaline, .... sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senet borcunun müvekkili tarafından ödenmesi ve karşılıklı sözleşme ilişkisi davalı tarafın kusurlu fiilleri sebebiyle sona ermesi ve edimini yerine getirmemesi sebebiyle ortada muaccel bir borç kalmaması hasebiyle müvekkilinin borçlu olmadığı tespitine, kötü niyetli hareket ederek ödenmiş bir borç üzerinden kasten icra takibi başlatan ve müvekkilini zor bir duruma sokan davalı hakkında en az %20 oranında olmak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu, varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa bu durumda doğal olarak ispat yükünün kendisine düşeceğini, bu nedenle eldeki davada da ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontlarında ödemelerin dava konusu bonoya istinaden yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığını, açıklama kısmında elden alınan borç iadesi yazdığını, takibe konulan bononun ödendiğine ilişkin iddiasını davacının yazılı deliller kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, İİK md. 72/4. uyarınca müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine özgü icra takibine ilişkin olarak bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, ... sayılı takip dosyası ile takibe konu bono sureti, ödemelere dair banka kayıtları celp edilmiş, uyuşmazlığının çözümünün teknik incelemeyi gerektirmediği görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. ... sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinden, davalının 30/12/2022 tarihinde davacı aleyhine 150.000,00 TL miktarlı, 29/07/2022 tanzim tarihli, 03/08/2022 vade tarihli bono dayanak gösterilmek suretiyle 150.000,00 TL asıl alacak, 9.514,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 159.514,73 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği ve derdest olduğu anlaşılmıştır. Davaya ve icra takibine konu edilen bononun incelenmesinden, keşidecisinin davacı, lehdarının davalı olduğu, 29/07/2022 tanzim, 03/08/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli olduğu ve nakden kaydını içerdiği görülmüştür.
Davacının ödeme iddiası bakımından dayanılan banka dekontları ile ... T.A.Ş.'den celp edilen hesap ektrelerinden, davacının davalıya 29/07/2022 tarihinde 95.000,00 TL ve 15.000,00 TL olmak üzere iki ayrı toplam 110.000,00 TL ödeme yaptığı, ödeme açıklamalarında "elden alınan borç iadesi" ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Davacı özetle; icra takibine konu 150.000,00 TL miktarlı bonoya ilişkin olarak 110.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiyenin ise davalının sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise takibe konu bono nedeniyle ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Kambiyo senedi ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle mükelleftir (Emsal: ... .'nin 06/02/2020 tarih ve .... sayılı ilamı). Bu bağlamda eldeki davada davalıya borçlu olmadığını iddia eden davacı ispat yükü altındadır.
Tüm bu ilkeler ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından davaya konu bonoya dayalı olarak yapıldığı savunulan ödemelere dair havale dekontlarında takip dayanağı bonoya, vade ve tanzim tarihi ve miktar yönünden herhangi bir atfın bulunmadığı, davalı tarafından da ilgili ödemelerin takibe konu bono nedeniyle yapıldığının kabul edilmediği, mevcut durumda, ilgili ödemelerin takibe konu bono nedeniyle yapıldığının kabulüne olanak bulunmadığı ve ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı, yine davacı tarafından dava dilekçesinde davalının sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmediğinden bahsedilmiş ise de bono ile ilişkilendirilebilecek bir sözleşmenin varlığının da davacı tarafından kanıtlanamadığı, son tahlilde davacı tarafından takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığı yazılı delillerle kanıtlanamadığından delil listesine göre yemin delilinin hatırlatılması üzerine davalı tarafından da yemin kabul edilerek 110.000,00 TL miktarlı ödemenin takibe konu bono nedeniyle yapılmadığı hususunda yemin edilmiş olup mevcut hukuki durum karşısında davacı, 150.000,00 TL asıl alacak yönünden haklılığını kanıtlayamamış, işlemiş faiz bakımından da davalının takip konusu bononun 03/08/2022 vade tarihinden 30/12/2022 takip tarihi arasında %15,75 avans faizi talep edilebileceği, bunun ise icra takibinde talep edildiği gibi 9.514,73 TL işlemiş faize denk geldiği görülmekle işlemiş faiz yönünden de davalının icra takibinde haklı olduğu görülmüş ve son tahlilde davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.724,63 TL'den mahsubu ile fazla kalan 2.297,03 TL harcın davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinden bırakılmasına,
4.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 24.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansın iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)