3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete 2007 yılında %10 ortak gösterildiğini, ortaklığından hiç bir maddi manevi kazanç sağlamadığını, şirketteki ortaklarından hiç birinin tanımadığını, vergi yapılandırmasından faydalanıp %10 olan ortaklık borcundan sorumlu olduğu kısmın ödemesini yaptığını, fakat şirketin halen aktif gözüktüğünü, diğer ortaklara ulaşamadığını ve tanımadığı şirket ortaklığının riskli olacağından şirketin sonraki borçlarından yükümlü olmamak adına şirket ortaklığının sonlandırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz 23/11/2023 tarihli celsesinde hazır bulunan davacı asil; "ben askere gitmeden önce 2006 Kasım ayından önce oto kiralama işinde çalışıyordum. Yanında çalıştığım kişi olan ... bir şirket var devralacağız sen imzala ben 2-3 ay sonra ben senden devir alacağım dedi. Sonra ben askere gittim süreç uzadı. Şirkette halen %10 hissem görülmektedir. Tarafıma vergi borçları gelmiştir. Şirketin aktif olup olmadığını, borca batık olup olmadığını bilmiyorum. Ben askerden geldikten sonra kendileri ile hiç görüşmedim. Aradığımda da ulaşamadım. Ben yalnızca bu şirket ortaklığından çıkmak istiyorum herhangi bir ayrılma akçesi talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptı davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmiş olup davalının dilekçeler aşamasında davaya cevap vermediği, duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
1.Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... mersis nolu davalı şirketin ana sözleşmesi ile ortaklarının kimlerden oluştuğunun, şirketi yetkile temsilcisinin kim olduğunun, şirketin ana muamele merkezinin neresi olduğunun Mahkememize bildirilerek ilgili belgelerin gönderilmesi hususunda yazılan müzekkereye verilen cevabi yazanın incelenmesinde; Merkez ... sicil numarasında kayıtlı ... Turizm Gıda İnşaat Taahhüt Hafriyat Nakliye Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin faal olduğu, adresinin... İzmir olduğu, ortaklarının Ali Tezcan, ... ve ..., şirket temsilcisinin ... olduğunun bildirilerek şirket ana sözleşmesi örneği yazı ekinde Mahkememize sunulmuştur.
2.SGK Kayıtları
Davalı şirketin borcunun bulunup bulunmadığı hususunda İzmir SGK İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 22/01/2024 tarihli cevabi yazı ile,... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine ... ..., ... sayılı dosyalar ile icra takibi yürütülmekte olduğu, borçlu işyerinin 19.01.2024 tarihi itibariyle 767.795,80-TL borcunun bulunduğu bildirilerek ödeme emirleri ile tebliğ alındı evrakı yazı ekinde Mahkememize sunulmuştur.
3.Vergi Dairesi Kayıtları
Davalı şirketin borcunun bulunup bulunmadığı ve şirketin son 5 yıla ait bilançolarının Mahkememize gönderilmesi hususunda yazılan müzekkereye Kadifekale Vergi Dairesi tarafından verilen 04/12/2023 tarihli cevabi yazı ile davalı şirketin yazı tarihi itibariyle toplam 1.751.306,51-TL vadesi geçmiş borcunun bulunduğu bildirilerek borç dökümü yazı ekinde Mahkememize sunulmuştur.
4.Kolluk Araştırması
Mahkememizce, davalı şirketin sicilde kayıtlı adresinde araştırma yapılarak davalı şirketin faal olup olmadığı hususunda Mahkememize bilgi verilmesine yönelik yazılan müzekkereye, Şirinyer Polis Merkezi Amirliği tarafından verilen 29/12/2023 tarihli cevabi yazıda, ... Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin bildirilen adreste bulunmadığı, adreste... Partisi İlçe Başkanlığının faaliyet gösterdiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK nun 638. maddesine dayalı olarak açılan şirket ortaklığından çıkma davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının şirket ortaklığından çıkma talebinin dayanağı olarak ileri sürülen iddiaların ispatlanıp ispatlanamadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir. 6102 sayılı Kanun'un 638/1 inci maddesi “Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, limited şirket sözleşmesi ile ortaklara şirketten çıkma hakkının tanınması veya bu hakkın kullanılmasının belirli şartlara bağlanması mümkündür. Ayrıca bu hakkın kullanılması için sözleşme özgürlüğü kapsamı içinde bazı şartların varlığı da gerekli kılınabilir.
Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6102 sayılı Kanun'un 638/2 nci maddesinde yer alan “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindeki düzenlemedir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir.
Kanun'da çıkma davası açılabilmesi için mevcut olması gereken haklı sebeplerin ne olduğu örnekseme yoluyla dahi olsa sayılmamıştır. Haklı sebepler somut olayın niteliğine göre belirlenecek olup bu sebepler şahsi yahut maddi nitelikte olabilir. Önem arz eden husus, haklı sebeplerden dolayı ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak yönünden çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Zira hiç bir ortaktan haklı nedenlerle çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 561). Aksi hâlde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hâllerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür (madde gerekçesi).
Haklı sebep şirketin yönetimine, ticari faaliyetlere, şirketin ekonomik durumuna, ortağın diğer ortaklarla kişisel ilişkilerine ilişkin olabilir. Ayrıca haklı sebep ortağın kendisi yanında şirket tüzel kişiliğinden yahut diğer ortaklardan da kaynaklanmış olabilir. Ancak burada önemle belirtilmelidir ki; çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olması durumunda bu sebeplere dayalı çıkma davası açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık teşkil eder. Burada önemli olan husus; ortaklık ilişkisinin ve şirket sözleşmesinin dürüstlük kuralına göre devam edebilmesinin çıkma isteyen ortak bakımından imkânsız hâle gelmesidir (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara, 2014, s. 2247; Mustafa Yasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Editör Kemal Şenocak, Cilt IV, Ankara, 2022, s. 4958, 4959; Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, Bursa, 2013, s.765).
Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur. Hemen belirtilmelidir ki, ortak tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davasında davacının ortaklık sıfatının kararın kesinleştiği tarihe kadar devam etmesi gerekmektedir. Zira haklı sebebe dayalı çıkma davasında verilen çıkma kararı, sonuçlarını kararın kesinleştiği tarih itibariyle doğuracağından davacının bu tarihte ortak olması gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nın 2022/11-63 E. 2023/722 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının %10 hisse (50'şer pay), dava dışı ...'ın %10 hisse (50'şer pay) ve...' nun %80 hisse (400'er pay) ile birlikte davalı şirketin ortağı olduğu, Çeşme Noterliği'nin 29/03/2006 tarihli ve ... yevmiye numaralı şirket ana sözleşmesi ile davalı şirketin kurulduğu, davalı şirketin 04/04/2006 tarihinde İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ... sicil numarasıyla tescil edildiği, İzmir ....Noterlkiğinin 14.02.2008 tarih ... yevmiye sayılı Ortaklar Kurulu kararı ile dava dışı diğer ortak ...' ın kuruluştaki şirket Müdürlüğünün iptali ile dava dışı diğer ortak...'nun 20 yılk süre ile müdür olarak tayin edildiği, şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce toplanan deliller kapsamında, davalı şirketin vergi ve SGK borçlarının olduğu, sicil adresine gönderilen tebligatın adresinde bulunmadığından iade edildiği ve T.K.35. Maddesine göre tebligat yapıldığı, kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmediği, şirketin sicile kayıtlı olduğu adreste faal durumda olmadığı, dolayısı ile fiilen şirketin halen faaliyette olduğunun anlaşılamadığı, davacının şirket ortakları ile olan irtibatının ve güven ilişkisinin ortadan kalktığını ileri sürdüğü, böylelikle ortaklığı devam ettirme arzusunun kaybolduğu anlaşılmıştır.
Şirketler kâr amacıyla kurulur. Gayri faal olma durumunun süreklilik arzetmesi halinde, ekonomik amacını yitirdiğinin kabulü gerekir. Bu durum ortaklıktan çıkma talebi bakımından da haklı neden oluşturur. (Aynı yönde; Yargıtay 11 HD'nin 2013/2984 E. 2013/19604 K. Sayılı kararı) Davalı şirketin fiilen faaliyetine son vermiş olması, davacının diğer ortaklara güvenini yitirmiş olması ve ortaklık yapma arzusunu kaybetmiş olması, ortaklıktan çıkma talebi yönünden haklı sebep olarak kabul edilerek, davacının TTK 638/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
1.Davanın KABULÜNE, davacının ortağı olduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ortaklığından TTK 638/2 maddesi uyarınca haklı nedenlerle ÇIKMASINA,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça peşin harç olarak yapılan 179,90-TL, başvurma harcı olarak yapılan 179,90-TL olmak üzere toplam 359,80-TL ve davacının iş bu dosyada yaptığı ve karşıladığı toplam 351,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 710,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının davacıya iadesine, Dair, davacı asilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 21/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)