Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/172
Karar No
K. 2024/288
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/172 Esas
KARAR NO: 2024/288

BİRLEŞEN İZMİR 6. ATM 2023/228 E - 2023/250 K

BİRLEŞEN DAVADA DAVALI

BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)

BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 20/03/2023

BİRL. DAVA KARAR TARİHİ : 23/03/2024

ASIL DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)

ASIL DAVA TARİHİ : 27/02/2023

DAVA KARAR TARİHİ : 28/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin davanın konusunu teşkil eden dava dilekçesinde özetle; “…Davalı yanca İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak işbu takip açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalı şirket tarafından söz konusu takibe dayanak olarak gösterilen faturanın da hiçbir hukuki dayanağı ve gerçekliğinin bulunmadığı, müvekkili şirket aleyhine hiçbir yasal dayanak belirtilmeden icra takibi başlatıldığı ve takip talebinde ise borcun sebebi olarak 29/09/2022 tarihli faturanın gösterildiği, icra takibine konu fatura içeriğine bakıldığında "temel ve kazı çalışma bedeli" olduğunun görüldüğü, ancak davalı tarafın fatura içeriğindeki iş ve işlemleri yerine getirmediği uzun süre müvekkili şirketi oyaladığı, müvekkili şirketinde birebir yapılan görüşmelerden netice alamayınca fatura içeriği işlemleri haricen yaptırmak zorunda kaldığı, müvekkili şirketin anılı işlemleri başka firmalara yaptırdığına ilişkin faturaların dilekçe ekinde sunulduğu, zira müvekkilinin davalı şirketle defalarca iletişime geçmesine rağmen, davalı şirketin müvekkilini her defasında oyaladığı, müvekkilinin davalı şirketten hiçbir şekilde geri dönüş alamadığı ve müvekkili şirketin işlerinin aksamasına sebebiyet verdiği, bu sebeple müvekkilinin başka firmalar ile iletişime geçip başka firmalarla anlaşma sağladığı,bahse konu hizmetleri başka firmalara yaptırdığı, bir başka anlatımla müvekkili şirketin davalı şirketten ne haksız ve kötü niyetli takibe dayanak olarak gösterilen faturada belirtilen hizmetleri ne de başkaca herhangi bir hizmet almadığı, müvekkili şirketin davalı yana hiçbir borcu bulunmadığı, davalı yanın müvekkili şirketten herhangi hak ve alacağının söz konusu olmadığı, arz ve izah edilen nedenlerle davalarının kabulü ile; müvekkili şirketin herhangi bir hak kaybı yaşamaması ve mağduriyetinin doğmaması adına, her şeyden önce ivedilikle teminatsız olarak ve ya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takibin durdurulmasına ve dosyada uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, müvekkili, aleyhine başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...

E. Sayılı icra takip dosyasına konu faturadan kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkil aleyhine başlatılan takip haksız ve kötüniyetli olduğundan 2004 sayılı İİK 72/5. Maddesi uyarınca davalı yan aleyhine takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi…” şeklinde talep ve dava etmiştir.

Davalı... Lojistik İnş.Taah.Tahmil San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; “…Müvekkili şirket tarafından dava konusu fatura bedelinin ödenmesi için uzun zaman beklenilmesine rağmen davacı şirket tarafından ödeme yapılmayınca, 29/09/2022 tarihli, 354.000,71-TL tutarlı... numaralı fatura alacağının bir kısmının İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, bakiye alacağı olan 257.700,70-TL tutarındaki asıl alacak ve ferilerine istinaden ise davacı (borçlu) şirket aleyhine, İzmir... İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı… Müvekkili şirketin lojistik, inşaat, taahhüt ve tahmil işleri yaptığı, bu doğrultuda değişik yerlerde inşaat taahhütlerinde bulunduğu, işler yaptığı, müvekkili şirketin bu işleri gerek kendisine ait araçlar, gerekse kiralama yoluyla edindiği araçlarla yaptığı, ayrıca müvekkili şirkete ait ... ...,... ve başka araçların olduğu, bunlarla birlikte iş makinesi de kiraladığı ve işler yaptığı, davacı şirketinde inşaat taahhüt işleri yaptığı, resmi kurumlardan aldığı ihaleler sonucu işler yaptığı, bu şekilde davacı tarafından yüklenici olarak üstlenilen... Belediyesi'ndeki işin, toplam 9.000 m3 temel ve kazı çalışması için müvekkili şirketle irtibat kurduğu ve varılan mutabakat sonrası bu işlerin yapılması konusunda anlaşıldığı, varılan anlaşma sonrası müvekkili şirketin üstlendiği işi yaptığı, davacı şirket yetkilisinin isteği üzerine ve istediği şekilde e-Arşiv Fatura düzenlediği ve muhataba iletildiği, davacı şirketin söz konusu faturayı aldığı, ticari kayıtlarına işleyip, bağlı bulunduğu vergi dairesine de bildirdiği, hatta bundan dolayı KDV mahsubundan da yararlandığı, davacının hakkında başlatılan icra takibi ve bu davaya kadar herhangi bir itirazının da olmadığı, ancak fatura bedelinin ödenmediği… Davacı şirket tarafından fatura içeriğine itiraz edilmemiş olup, davacı tarafın fatura içeriğini açıkça kabul ettiği, dolayısıyla taraflarınca icra takibi açıldıktan ve kesinleştikten sonra böyle bir borcun olmadığını öne sürmelerinin doğru olmadığı gibi, haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkili şirketin verdiği 'temel ve kazı çalışma bedeli' hizmetinin bedelini almak istemekte, fakat davacının itirazları ve süreci uzatması sonucu alacağına kavuşamadığı, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde başka şirket veya kişilerden almış olduğu değişik faturalar sunduğu görüldüğü, bu faturalar incelendiğinde, ne amaçla, hangi iş nedeniyle alındığı belli olmadığı gibi, gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da bilinmediği, ancak bunun müvekkili şirket ve onun yaptığı işle hiçbir ilgisi bulunmadığı, icra takibi konusu müvekkil tarafından düzenlenen faturanın alt bölümünde ise "Tokat Niksar Çalışması" için düzenlendiğinin yazıldığı… İzah edilen ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle; müvekkillerinin alacağının sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan işbu davanın öncelikle usulden reddine, bu talepleri yerinde görülmediği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, haksız ve kötüniyetle açılan dava nedeniyle %50 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesine ve diğer yasal sonuçlarına karar verilmesi…” şeklinde talep etmiştir.

Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanca İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak bu takip usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalı yanca söz konusu takibe dayanak olarak gösterilen faturanın da hiçbir hukuki dayanağı ve gerçekliği bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine hiçbir yasal dayanak belirtilmeden icra takibi başlatılmış ve takip talebinde ise borcun sebebi olarak 29/09/2022 tarihli fatura gösterildiğini, icra takibine konu fatura içeriğine bakıldığında "temel ve kazı çalışma bedeli" olduğunu, ancak davalı taraf fatura içeriğindeki iş ve işlemleri yerine getirmemiş, uzun süre müvekkili şirketi oyaladığını, müvekkili şirket de davalı yan ile birebir yapılan görüşmelerden netice alamayınca fatura içeriği işlemlerini haricen yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket, davalı yanla defalarca iletişime geçmesine rağmen, davalı yan müvekkili her defasında oyalamış, müvekkili davalıdan hiçbir şekilde geri dönüş alamamış ve davalı yan müvekkili şirketin işlerinin bir hayli aksamasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple müvekkili, başka firmalar ile iletişime geçip başka firmalarla anlaşma sağlamış ve bahse konu hizmetleri başka firmalara yaptırdığını, müvekkili şirket davalı şirketten ne haksız ve kötü niyetli takibe dayanak olarak gösterilen faturada belirtilen hizmetleri ne de başkaca herhangi bir hizmet almadığını, müvekkili şirketin davalı yana hiçbir borcu bulunmamakta olup, davalı yanın müvekkili şirketten herhangi hak ve alacağı söz konusu olmadığını, davalı yanca haksız kazanç elde etmeye çalışılarak adeta ya tutarsa düşüncesi ile müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takip başlatıldığını, müvekkili şirket ise kendisine usulüne uygun şekilde tebligat çıkartılmamış olması sebebi ile aleyhine başlatılan işbu takipten çok sonradan haberdar olduğunu, öte yandan, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı yan bahse konu faturaya ilişkin müvekkili şirket aleyhine 2 ayrı icra takibi başlatmış olup, bahse konu icra takibine de itiraz ettiklerini, davalı yan müvekkili şirket aleyhine ilk olarak 01/12/2022 tarihli işbu davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...

E. Sayılı dosyasıyla fatura alacağı açıklaması ile 96.300,00-TL tutarında bir takip başlatmış, akabinde tam bir hafta sonra (08/12/2022 tarihinde) ise yine aynı faturayı dayanak göstererek 29/09/2022 tarihli fatura bakiye alacağı açıklamasıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile 257.700,71-TL tutarında ikinci bir takip başlatıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için aksi düşünülse dahi, davalının aynı faturayı dayanak göstererek fatura alacağını parça parça takibe koyması da davalının tamamen kötü niyetli olduğunun ve sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünün açık bir göstergesi olduğunu, mükerrer icra vekalet ücretine de sebebiyet verdiğini, tüm bunlara ek olarak, davalı yanca tamamen kötü niyetli olarak başlatılan ve usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil eden işbu takip neticesinde haciz işlemleri uygulanmış ve müvekkilinin banka hesaplarına, alacaklı olduğu icra dosyalarına, aracına ve tüm hak alacaklarına haciz konulduğunu, bu husus ticaretin devamlılığını, müvekkilinin itibarını oldukça olumsuz etkilediği gibi, müvekkili açısından telafisi imkansız ve geri dönüşü olmayan zararlara da sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin herhangi bir hak kaybı yaşamaması ve mağduriyetinin doğmaması adına, her şeyden önce ivedilikle teminatsız olarak veya gerek İİK'nın 72. Maddesinde gerek ise Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında açıkça belirtildiği gibi uygun görülecek uygun görülecek bir temimat karşılığında bir teminat miktarı belirlenerek, belirlenen teminat miktarının depo edilmesi karşılığında ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takibin durdurulmasına ve dosyada uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, mahkemeniz dosyası ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyasının birleştirilmesine, müvekkili, aleyhine başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı icra takip dosyasına konu faturadan kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili aleyhine başlatılan takip haksız ve kötüniyetli olduğundan 2004 sayılı İİK 72/5. Maddesi uyarınca davalı yan aleyhine takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı ... Lojistik İnş.Taah.Tahmil San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; " Mahkemenizce öncelikle davanın usulden reddini talep etmekteyiz.

Davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk müessesine başvuruda bulunulmamıştır. Müvekkil şirket lojistik, inşaat, taahhüt ve tahmil işleri yapmakta, bu doğrultuda değişik yerlerde inşaat taahhütlerinde bulunmakta, işler yapmaktadır. Müvekkil şirket bu işleri gerek kendisine ait araçlar, gerekse kiralama yoluyla edindiği araçlarla yapmaktadır. Ayrıca müvekkil şirkete ait ... ,...,...,... ve başka araçlar da vardır. Bunlarla birlikte iş makinesi de kiralamakta ve işler yapmaktadır. Davacı-borçlu şirkette inşaat taahhüt işleri yapmakta, resmi kurumlardan aldığı ihaleler sonucu işler yapmaktadır. Bu şekilde davacı-borçlu tarafından yüklenici olarak üstlenilen Tokat Niksar Belediyesi'ndeki işin, toplam 9.000 m3 temel ve kazı çalışması için müvekkil şirketle irtibat kurmuş ve varılan mutabakat sonrası bu işlerin yapılması konusunda anlaşmışlardır. Varılan anlaşma sonrası müvekkil şirket üstlendiği işi yapmış, davacı-borçlu şirket yetkilisinin isteği üzerine ve istediği şekilde e-Arşiv Fatura düzenlenmiş ve muhataba iletilmiştir. Davacı şirket söz konusu faturayı almış, ticari kayıtlarına işleyip, bağlı bulunduğu vergi dairesine de bildirmiş, hatta bundan dolayı KDV mahsubundan da yararlanmıştır. Davacının hakkında başlattığımız icra takibi ve bu davaya kadar herhangi bir itirazı da olmamıştır. Ancak fatura bedelini ödememiştir. Davalı şirket tacir olup, taraflar arasındaki ilişki de ticari ilişkiden kaynaklanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, bu içeriği kabul etmiş sayılır. Davacı-borçlu tarafından fatura içeriğine itiraz edilmemiş olup, davacı taraf fatura içeriğini açıkça kabul etmiştir. Dolayısıyla tarafımızca icra takibi açıldıktan ve kesinleştikten sonra böyle bir borcun olmadığını öne sürmeleri doğru olmadığı gibi, haksız ve kötüniyetlidir, hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Müvekkil şirket verdiği 'temel ve kazı çalışma bedeli' hizmetinin bedelini almak istemekte, fakat davacının itirazları ve süreci uzatması sonucu alacağına kavuşamamaktadır.

Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde başka şirket veya kişilerden almış olduğu değişik faturalar sunduğu görülmektedir. Bu faturalar incelendiğinde, ne amaçla, hangi iş nedeniyle alındığı belli olmadığı gibi, gerçeği yansıtıp yansıtmadığını da bilememekteyiz. Ancak bunun müvekkil şirket ve onun yaptığı işle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İcra takibi konusu müvekkil tarafından düzenlenen faturanın alt bölümünde ise "Tokat Niksar Çalışması" için düzenlendiği yazılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafından sunulan, ne olduğu belli olmayan bu faturaların, davalı müvekkilimiz tarafından söz konusu hizmetin verilmediğine karine oluşturamaz. Bu faturaların açıklamaları da bulunmamakta olup, faturalar gerçek olsa dahi davacı-borçlunun başka işleri nedeniyle de düzenlenmiş olabilir. Nitekim davacı şirket Türkiye çapında faaliyet göstermektedir. Örneğin Manisa Şehzadeler, Akhisar, Turgutlu, Alaşehir, Sarıgöl, Soma, Antalya Alanya gibi yerlerde işler yaptığı müvekkil tarafından bilinmektedir. Bu yüzden davacı tarafça sunulu faturalara itibar edilmemesi, mahkemenizce dikkate alınmaması gerekmektedir. Davacı-borçlu taraf, sanki iş yapılmamış, faturadan haberdar değilmiş gibi hareket etmektedir. Davacı şirketin, müvekkilin edimlerini yerine getirmediği konusundaki iddiaları tamamen gerçek dışı olup, kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davalı müvekkil şirkete yöneltilen hukuki dayanaktan ve gerçeklikten yoksun huzurdaki davanın reddini talep etme gerekliliği hasıl olmuştur. Bu davanın haksız ve kötüniyetle, sırf borçtan kurtulmak veya borç ödemesini geciktirmek amacıyla açıldığı ortadadır.

Davacı taraf haksız ve kötüniyetlidir. Mahkemeniz tarafından verilen İhtiyati Tedbir Kararı gereğince icra dosyasına ödenen para alacaklı müvekkilime ödenememekte, müvekkilim alacağını alamadığı için oldukça mağdur olmaktadır. Zaten davacı-borçludan olan ve bir kısım başka kişilerden alacağını alamadığı için araçlarını satmak zorunda kalmış, şirket zor durumda kalmıştır. Bu nedenle, müvekkilimin uğradığı mağduriyette nazara alınarak, davacıdan en %50 oranında icra inkar tazminatı alınmasına karar verilmesini de istiyoruz." şeklinde talep etmiştir.

Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Asıl davaya konu; İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine 29/09/2022 tarihli fatura bedelinin bir kısmı ile işlemiş faiz olmak üzere toplam 265.262,28 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ve süresinde itiraz olmadığından takibin kesinleştiği görülmüştür.

Birleşen davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine 29/09/2022 tarihli fatura bedelinin bir kısmı ile işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.834,80 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ve süresinde itiraz olmadığından takibin kesinleştiği görülmüştür.

Davalı vekili arabuluculuk dava şartına ilişkin itirazını belirtmiş ise de; 6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen TTK'nın 5/A maddesinde; "B(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükümleri düzenlenmiştir.

TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anılan hükümde menfi tespit davaları sayılmamıştır. Yorum yolu ile de, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu sonucuna varılamaz.

Kural olarak, [alacak ve tazminat] talep hakkının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla bir dava açıldığı zaman, bu bir edim (eda, ifa) davası (Leistungsklage) olacaktır. Şu var ki, bütün dâvalar, edim dâvası gibi, karşı tarafın bir şey yapmaya ("verme"yi de içine alacak biçimde geniş anlamda kullanılıyor) veya yapmamaya mahkûmiyetini sağlamak amacıyla açılmaz. Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor). Fakat bu dâvalar (edim davasından farklı olarak) Maddi Hukuk (Medeni Hukuk) anlamında bir talep hakkına dayanmazlar. Ortada sadece usule ilişkin bir talep vardır. Zira, maddî hukuk (Medenî Hukuk) yönünden, bir sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptalini sağlamak isteyen kişi, karşı taraftan bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına istemde bulunmamaktadır (Borçlar Hukuku Genel Bölüm Birinci Cilt [Kocayusufpaşaoğlu/Hatemi/ Serozan/Arpacı], Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu, 7. Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s:40). Menfi tespit davalarında da bir talep var ise de bu talep maddi hukuk anlamında bir talep değildir. Başka bir söyleyişle, menfi tespit davalarında bir alacağın tahsili talep edilmediği gibi bu davanın sonucunda verilecek hüküm de bir alacağın tahsili sonucunu doğuran eda hükmü niteliğinde değildir. Tüm bu açıklamalara göre; dava tarihi itibari ile eldeki dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olmadığı ihtilafın menfi tespitten kaynaklandığı görüldüğünden arabuluculuk dava şartına ilişkin itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir.

Her ne kadar asıl ve birleşen dava iki ayrı dava olup gerekçesinin de ayrı yazılması gerekmekte ise de, menfi tespit davalarına konu takip dosyalarında alacağa dayanak teşkil eden fatura bir adet olduğundan ve alacaklı/davalı tarafından fatura bedelleri ayrıştırılarak takip yapıldığından mahkememizce tek bir gerekçe yazılması uygun bulunmuştur.

Takibe dayanak fatura incelendiğinde içeriğinin temel ve kazı çalışma bedeli olduğu görülmektedir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili faturaya konu işin yerine getirilmediğini ve yerine getirilmeyen işin 3. Kişilere yaptırıldığını iddia etmekte, asıl ve birleşen davada davalı vekili ise, karşı taraf aldığı ihale sonucu müvekkili ile iletişim kurduğunu ve Tokat Niksar Belediyesi' ndeki işin toplam 9.000 m2 temel ve kazı çalışmasının müvekkili tarafından yerine getirildiğini savunmaktadır.

Asıl ve birleşen dava, faturaya dayalı takipte menfi tespit talebini içerdiğinden ispat yükü asıl ve birleşen davanın davalısı üzerine düşmektedir. Bu nedenle tarafların ticari defterleri bilirkişiler aracılığıyla incelenmiş olup davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu Bilirkişiden alınan 01/08/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"Davacı... İnşaat Oto Gıd.Teks.Med.Tem.San. Tic.Ltd.Şti.’nin 2022 yılı yasal defterlerinin tarafımca incelenememiş olması sebebi ile yapılan incelemeler uyap ortamındaki icra dosyaları, dava dosyası ve davalının 2022 yılı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda işbu raporun inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği üzere, -Davalı... Lojistik İnş.Taah.Tahmil San.Tic.Ltd.Şti’nin 2022 yılına ait Yevmiye ve Envanter defterlerinin açılış ve kapanış onayının yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kebir defterinin bulunmaması sebebi ile yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterinin uyumlu olup olmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılamadığı, -Davalı ...Lojistik İnş.Taah.Tahmil San.Tic.Ltd.Şti. tarafından 29.09.2022 tarih... no.lu kdv dahil 354.000,71-TL tutarında bir adet fatura düzenlendiği, *Davacının yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile işbu faturanın davacı yasal defterlerinde kayıt altına alınıp alınmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılamadığı, -Davalının 2022 yılı yasal defterlerinde işbu faturaya istinaden davacı... İnşaat Oto Gıd. Teks.Med.Tem.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından yapılmış bir ödemeyi gösterir herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, *Davacının yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile davacı yasal defterlerinde kayıtlı bir ödeme olup olmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılamadığı, -Davalı yasal defterlerinde, davacı... İnşaat Oto Gıd.Teks.Med.Tem.San.Tic.Ltd.Şti.’nin işbu davaya esas 01.12.2022 takip tarihi ve 08.12.2022 takip tarihi itibari ile 354.000,71-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, -Davalı yanca faturadan kaynaklı 96.300TL tutarındaki bir asıl alacağın işbu davaya esas İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiği, -Davalı yanca 29.09.2022 tarih ... no.lu 354.000-TL’lik faturadan kaynaklı 257.700,71-TL tutarındaki bir asıl alacağın işbu davaya esas İzmir...İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiği, -İşbu raporun Dava Konusu Fatura Üzerinde Yapılan İncelemeler başlıklı bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği üzere işbu fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilip verilmediği hususunda tarafımca herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, -Dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde 29.09.2022 tarih... no.lu 354.000,71-TL tutarındaki işbu dava konusu faturanın davacı yanca tebliğ alınarak ilgili dönem BA bildirim formu ile vergi dairesine beyan edildiği, Ancak dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerden davacının 6102 sayılı T.T.K.’nun 21/2. maddesine istinaden işbu faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde yapılmış bir itirazının bulunup bulunmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılamadığı, -Sayın Mahkemenin gerekli görmesi halinde davalı yanca düzenlenen 29.09.2022 tarih ... no.lu 354.000,71-TL tutarındaki dava konusu işbu fatura muhteviyatı Temel ve Kazı Çalışması hizmetinin davacıya verilip verilmediği, davacının işbu fatura bedelinden sorumlu olup olmadığı hususunun teknik bir bilirkişi tarafından yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkabileceği, -Tüm bu hususlar ışığında Sayın Mahkeme tarafından davalının yasal defterlerinin doğru olduğuna ve 29.09.2022 tarih ... no.lu işbu dava konusu fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verildiğine karar verilmesi durumunda, *Davacı... İnşaat Oto Gıd.Teks.Med.Tem.San.Tic.Ltd.Şti.’nin işbu davaya esas İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına istinaden davacının talebi ile bağlı kalınarak 08.12.2022 takip tarihi ve 27.02.2023 dava tarihi itibari ile davalı... Lojistik İnş.Taah.Tahmil San.Tic.Ltd.Şti’ne dava konusu faturadan kaynaklı 257.700,71-TL tutarında bir borç bakiyesi bulunacağı, -Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davacının yasal defterleri ile birlikte konusunda uzman bir teknik bilirkişi vasıtası ile yapılacak inceleme ve değerlendirme sonrasında nihai sonuca varılabileceği değerlendirilmiştir.Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Davalı tarafın incelenen ticari defterleri sonucu bilirkişiden alınan 20/09/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " Dosya kapsamından ve Davacı ...nşaat San Tic Ltd Şti. Ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede davacının davalı firmaya Ticari defterlerine işlenmiş ve ödenmemiş 354.00,71 TL. Borcu bulunduğu, Borcunu 2023 yılına devrettiği,Davacının dava dilekçesinde sunduğu, altı adet başka kişilerden kendi şirketine kesilmiş faturaların, icra takip dosyalarındaki faturalarla aynı olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların aynı işi kapsayıp kapsamadığı sadece fatura içerigine bakılarak tespitinin mümkün olmadığı,bu 6 adet faturanın bedelinin 228.800,00TL.Olduğu ve ticari defterlere işlenmiş bulunduğu,bu fatura bedellerine istinaden 2022 yılı Ticari defterlerine işlenmiş 260.800,00TL. Ödeme bulunduğu tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Tüm bu nedenler ile, asıl ve birleşen davada davalı vekili takibe dayanak faturada yer alan temel ve kazı işleminin yapıldığını, yapılan işe karşılık fatura düzenlendiğini bu nedenle alacaklı olduğunu, asıl ve birleşen davada davacı vekili ise faturaya konu edimin yerine getirilmediğini işin 3. Kişilere yaptırıldığını iddia etmektedir. İncelenen taraf ticari defterlerine göre takiplere dayanak yapılan faturanın taraf ticari defterlerine işlendiği bu hali HMK' nun 222. Maddesi gereği asıl ve birleşen davada davalının edimini yerine getirdiğini kesin delil ile ispat ettiği, buna karşılık davacının iddiasına konu 3. Kişilere yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılara göre 3. Kişilerin temel ve kazı çalışması yapmadıkları, kaldı ki davalının düzenlediği faturanın davacının kendi tasarrufu altında bulunan ticari defterlerine işlendiği görüldüğünden kesin delile karşılık gelmeyen yazı cevabının beklenmesine gerek görülmeyerek kullanılan yemin delilinde de aksi ispat edilmediğinden asıl ve birleşen davanın reddine, şartları oluşmayan tazminat istemininde ayrıca reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

ASIL DAVA YÖNÜNDEN

1.Davanın REDDİNE,

2.Davalının tazminat talebinin reddine,

3.Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan 4.102,42 TL harcın davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yatırılan ve harcanan 192,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 41.789,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' NİN 2023/228 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN

1.Davanın REDDİNE,

2.Davalının tazminat talebinin reddine,

3.Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan 1.260,26 TL harcın davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.