Esas No
E. 2022/12576
Karar No
K. 2024/1530
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/12576 E.  ,  2024/1530 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Beraat eden ve hükümleri temyizde hukuki yararı bulunmayan sanık hakkında müdafiinin süresinde verdiği süre tutum dilekçesinin ardından 18.01.2021 tarihli dilekçesi ile sehven temyiz isteğinde bulunduğunu beyanla temyizden vazgeçtiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen ceza miktarına göre, 1412 sayılı Kanun'un 318 ... maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2013/313 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararının katılan ..., suçtan zarar gören ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2017/1140 Esas, 2018/1918 Karar sayılı ilâmı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 1412 sayılı Kanun'un mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, bir kısım duruşma tutanaklarının zabıt katibi ... ... tarafından elektronik olarak ve fiziken imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle sair yönler incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2018/344 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılanlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği özetle; katılanların suça sürüklenen çocuğun eylemlerinden bahsetmediğinden, suça sürüklenen çocuk olay yerinde olmadığından ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde ... ilçesi ... ve ... köylerinde ikamet eden ..., ... ve ... aileleri ile ... köyü ... köyünde ikamet eden ... ve ... aileleri arasında ... yıllar öncesine dayanan husumetin bulunduğu, ancak tarafların ... süreden beri ... içerisinde oldukları ve aynı veya komşu köylerde ikamet ettikleri, olay tarihinden yaklaşık bir yıl öncesinde taraflar arasındaki husumetin yeniden baş gösterdiği ve 2008 yılı Kurban Bayramı'nın son gününde taraflardan... ...'ın ... ...'un küçük oğlu ... ...'a kullanmış olduğu araçla çarpması nedeniyle taraflar arasında tartışma yaşandığı, gerginliğin arttığı ve aradaki husumetin yeniden başladığı, 12.12.2008 tarihinde ... ve ... ailelerinin başlatmış olduğu olay neticesinde ... ve ... ailelerinden iki kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin ise yaralandığı, bu olaylar neticesi taraflar arsasında husumetin sürdüğü, olay günü ... ailesinin ikamet ettiği mezrada önceki olayda vefat eden şahısların taziyesinin olduğu, olayların yaşanmasından hemen önce tanık ... ..., ..., sanık ..., katılanlar ... ve ...'ün 12.12.2008 tarihinde meydana gelen olayda ölen şahısların kabrini ziyaret etmek maksadı ile iki mezra arasındaki mezarlığa gittikleri, mezarlığa giden şahısların hemen arkasında taziye ziyaretini tamamlayan ... ve katılan ...'ın mezarlığa giden bayanların yanından feribota binmek üzere geçtikleri sırada mezarlığa taziye ziyaretine giden bir kısım bayanlar ile ... ve ... ailelerine mensup bayanlar arasında tartışma yaşandığı, bunun üzerine mezarlık ziyaretine giden bayanların ... ve ... ailelerinin ikamet ettiği mezraya doğru hareket ettiği, katılan ...'ın mezarlığın yanında tarafları ayırmak için girişimlerde bulunduğu, bayanların ... mezrasına doğru gitmeleri üzerine bu bayanların diğer mezraya gitmelerini önlemek için peşinden kısa bir mesafe gittiği, taraflar arasında silahlı çatışma başladığı, suça sürüklenen çocuğun ve yanında bulunan kimliği tam olarak tespit edilemeyen kişilerin özellikle erkeklerin bulunduğu (... ve ...) tarafa doğru ateş açtığı, bu ateş neticesinde iki merminin ...'a isabet ettiği, yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, aynı atışlar neticesinde isabet alan ...'ın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, aynı atışlar neticesinde isabet alan ...'ın sol ayakta diz altında ayağının orta kısmında kurşun girişi olduğu, fibula kemik kırığına neden olan yaralanması sonucunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği, suça sürüklenen çocuk hakkında Mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulduğu, incelemeye konu somut olayda katılanlar ... ve...'in av tüfeği ile, katılan ...'nin ise kurşun girişi oluşacak şekilde yaralandığı, olay yerinde 7,65 mm ve 9 mm tabancalarla atılmış kovanlar, beş ayrı kaleşnikoftan atılmış kovanlar ve üç farklı av tüfeğinden atılmış kovanların ele geçirildiği, katılan ...'ın olay sonrası alınan 16.12.2008 tarihli beyanında kendilerine ... ile ...'ın ateş ettiğini beyan ettiği, olay tarihinden yaklaşık yedi yıl sonra alınan beyanında ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... mezarlığa gelerek taş sopa ve ... namlulu silahlarla ateş ettiğini beyan ettiği, yargılamanın 12.01.2010 tarihli celsesinde "...silahla bize doğru ateş ettiler. Bu kişiler ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... isimli kişilerdi." dediği, 13.01.2014 tarihli talimat beyanında "Ben ..., ... ile mezarlığa gitmiştik, ..., ... ve ... ile yanında tam olarak seçemediğim bir kaç kişi ile birlikte üzerimize ateş açtılar.", 11.01.2016 tarihli talimat beyanında ise "Olayın asıl failleri ..., ..., ..., ... ve ...'tır." şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu, katılan ...'ın olay sonrası alınan 16.12.2018 tarihli beyanında kendilerine av tüfeği ile ateş edenlerin ... ve ... olduğunu beyan ettiği, yargılama aşamasındaki beyanlarında ise "..., ... ..., ... ile ... bize doğru ateş etmeye başladılar." şeklinde beyanda bulunduğu, katılan ...'ın aşamalarda kendilere üç kişinin ateş ettiğini, ateş edenleri tanımadığını beyan ettiği, olay anında katılan ...'in yanında yer alan ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında ..., ...ve ...'ı olay yerinde gördüğünü, ellerinde silah olduğunu bildikleri şeklinde anlatımda bulunduğu, yine 12.01.2010 tarihli beyanında "...Bu sırada ..., ... ve ... ... üzerimize ateş etmeye başladılar. Yani bu kişiler bana ateş ettiler. Üçünün elinde de av tüfeği vardı." ve 11.01.2016 tarihli talimat beyanında "Ateş eden kişiler ..., ... ve ... idi." şeklinde beyanlarda bulunduğu, ...'nın 20.07.2015 tarihli beyanında "..., ..., ..., ..., ..., ... taş sopa ve silahlarla saldırdılar.", 11.01.2016 tarihli talimat beyanında ise "Olay günü mezarlıkta idik. Üzerimize doğru ateş açıldı. Ateş eden kişiler ..., ... ve ... idi." şeklinde anlatımda bulunduğu ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda suçlamaları kabul etmediği gözetildiğinde katılanların ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, hangi delile ve beyana neden üstünlük tanındığı, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine esas alınan kanıtlar açık şekilde kararda açıklanmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

2.Kabul ve uygulamaya göre; katılan ...'ın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, katılan ...'ın fibula kemiğinde hayat fonksiyonlarını orta(2) derecede kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı, katılan ...'ın ise yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, katılanlarda meydana gelen yaralanmaların niteliği ve zararın ağırlıkları gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen "12 yıl hapis cezası" şeklinde aynı cezanın belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Sanık müdafiinin 18.01.2021 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Başkaca yönleri incelenmeyen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2018/344 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.