5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan cari hesabın tahsil edilemediğini, davacı şirket adına--------sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalının herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davalının itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan borcun varlığının sabit olduğunu, davacı şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın haklılığının ortaya çıkacağını, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak tüm nedenlerle: davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılmış bulunan --------- sayılı takip dosyasına davalı adına tarafınca vekil sıfatıyla itiraz edildiğini, ticari dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri tarafınca vekil sıfatıyla takip edilmiş olmasına rağmen mezkur itirazın iptali davasının asile tebliğ edildiğini, bu nedenle bahse konu tebligatın usulsüz olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde ifade edilen beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacının yapmış olduğu takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiğinin belirtildiğini, buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olduğunu, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiğini, anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmasını, davalıya gönderilen ödeme emrinde yukarıda sayılan unsurlar eksik olduğundan takibin iptali gerektiğini, davalı şirket üzerine düşen taşıma yükümlülüğünü yerine zamanında ve uygun şekilde getirmediğini, davalı firmayı zarara uğrattığını, buna ilişkin dava haklarının saklı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede taşımaya konu ürünün teslim zamanı ile ilgili uzlaşmaya varıldığını ancak davacının bu sürenin üzerinden çok uzun süre sonra teslim yerine ulaştığını, bu nedenle dava dışı firmanın malları teslim almayarak müvekkiline ödemeyi gerçekleştirmediğini, taşıyıcının eşyanın teslimindeki gecikmeden sorumlu olduğunu, söz konusu konulara ilişkin haklılıklarını ispat edecek yazışmaları ibraz edileceğini, davacının, davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediklerini, kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, tüm bu nedenlerle; usul ve yasaya aykırı kötü niyetli huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davalının ------ sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı vekili; davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesaba dayalı alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davacının taşıma işini gereği gibi ve zamanında yapmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunun ihtilafsız olduğu, dava konusu uyuşmazlığın; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle faturaya ve cari hesaba dayalı alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.İtirazın iptali istemine konu,------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu; takibin fatura ve cari hesaba dayalı olarak 2.290,00-EURO asıl alacağın tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, davanın 28/04/2023 tarihinde 45.868,07-TL asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca tarafların 2022-2023 yılına ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 16/12/2023 tarihli raporunda özetle; "...Davacının yasal ticari defterlerinin açılış kapanış noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K ’nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin incelenen kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davalı vekilinin 24/11/2023 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye “Yerinde İnceleme” talebinde bulunduğu, bu kapsamda Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile davalı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu yerin sorumlusu olarak bildirilen --------- davalı şirketin ticari defterlerin incelemeye hazır edilmesi ve tarafıma bilgi verilmesi hususları----- yazılı olarak bildirmiş v------- telefonla aramış olmama rağmen tarafıma olumlu geri bildirimde bulunulmadığı, ticari defter ve belgelerinin tarafıma ibraz edilmediğinden defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır... Davacı şirketin raporun 4.b.bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında, davalı açık hesabından takip tarihi itibariyle 2.290,00 EUR karşılığı 45.450,09 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamınca celp edilen ve raporun 4.c.bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen 2023 yılına ilişkin ------ formlarında; davacının davalıya 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 119.08,20 TL tutarında “satış”, davalı şirketin de aynı dönemde davalı taraftan 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 119.083,20 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın------ bildirimlerinin uyumlu olduğu, davalı şirketin 2023 yılı -------- bildirimlerinin davacının incelenen kendi defterlerinde davalı açık hesabında davalı aleyhine borç kaydedilen takip konusu faturadan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının -------asıl alacak talebine ilişkin hizmeti ifası yönünden karinelerinin oluştuğu..." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ------ formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda; davalının defterlerini sunmadığı, davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, ayrıca tarafların ----- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından --------- bildirildiği, başka bir deyişle davalının, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına ilişkin ifayı kabul edip ----- bildirdiği anlaşılmaktadır. O halde davalı, beyanname vermekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.---------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. --------- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı --------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
1.Davacının davasının KABULÜ İLE,
-Davalının ---------- takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak olan 2.220,00-EURO'ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince faiz işletilmesine,
2.Asıl alacak miktarı olan 2.220,00-EURO'nun dava tarihindeki karşılığı olan 45.868,07-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.133,25-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 553,96-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 229,36-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.349,93-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4.Davacı tarafından yatırılan 783,32-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.446,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından vekalet harcı gideri olarak sarf edilen 25,60-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7.Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------------bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12.03.2024