Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/356
Karar No
K. 2024/281
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/356 Esas

KARAR NO: 2024/281
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26/09/2022
KARAR TARİHİ: 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA :

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; davalı borçlu hakkında İzmir ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalı borçlunun müvekkili şirketin yetki alanında olan sayaç okumaya göre elektrik enerjisini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesine göre aykırı kullanımın tespit edildiğini ve bunun tutanağa bağlandığını, bu tutanakların aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olan belge olduğunu, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahakkuk ettirilmiş olmasına rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını davalı borçlu adına bu nedenle takip başlatıldığını, itirazın yerinde olmadığını savunarak haksız itirazın iptaline takibin devamına ve %20 'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden de davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin ... tehsisat numarasıyla ...Menderes İzmir adresinde bulunan kafede davalı...Anonim Dağıtım Şirketi üzerinden elektrik aboneliğinin bulunduğunu iş bu aboneliğe istinaden müvekkiline 25/10/2021 tarihli fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete böyle bir borcunun olmadığını, müvekkilinin taşınmazı otel olarak işletmek üzere açtırdığını, henüz faaliyete başlanmadan davaya konu faturanın tanzim edildiğini, müvekkilinin elektrik tüketiminde bulunmadığı gibi bulunsa dahi bunun 135.368,27TL bedelli bir tüketim olamayacağını müvekkili tarafından haricen öğrenilen bilgiye göre müvekkilinin iş bu faturaya konu aboneliği açtırmadan önce aynı elektrik sayacı üzerinden kullanılan abonelik sahibine de kaçak elektrik bedeli olarak fatura tanzim etmiş olduğunu, müvekkili aboneliğini açtırdığında davalı şirketin personellerince adeta müvekkile tuzak kurarcasına aynı elektrik sayacının kullanıma tahsis edildiğini, saatin değiştirilmediğini, bu faturanın ardından müvekkili tarafından aynı yerdeki farklı numarataja anneleri adına abonelik başvurusu yapıldığını, yine kaçak elektrik kullanım bedeli olarak fahiş miktarlı fatura tanzim edildiğini, düzenlenen faturanın normal tarife üzerinden değil kaçak elektrik tarifesi üzerinden fatura edildiğini ancak müvekkilinin kaçak elektrik kullanmasının söz konusu olmadığını, müvekkiline tehsis edilen elektrik sayacının normal bir elektrik sayacı olarak temin edilip mühürlenip veya kullanım dışı bir sayaç da olmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla açmış oldukları menfi tespit davasının bulunduğunu iddia ederek haksız açılan davanın reddini istemiştir.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE; Dava; kaçak elektrik kullanımına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali talebidir. Görev kamu düzeninden olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından resen dikkate alınmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.

TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.

Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.

Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 18.04.2022 tarihinde faaliyetini sonlandırdığı, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim olunduğu 2021 yılında defterlerini İşletme Hesabı Usulüne göre tutmuş olduğu belirtilmekte olup, beyan edilen gelirin miktarı nazara alındığında davalının tacir olmadığı; Ticaret Siciline yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıdan davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı görülmekle davalının tacir olduğunu ortaya koyacak bir dayanak bulunmadığı anlaşılmıştır.

Somut olayda; davacı şirketin tacir olduğu şüphesiz ise de, davalının yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ile tacir olmadığının anlaşıldığı, bu hali ile söz konusu davanın mutlak/nisbi ticari dava olmadığı, davacı tacir olsa da davalı tacir olmadığından mahkememizin söz konusu davaya bakmakta görevli olmadığı, tesisatın bulunduğu adresin kaçak elektrik tutanağında ve kayıtlarda ticarethane olarak anılmakta olmasının işbu davaya ticari dava niteliği kazandırmayacağı, bu nedenle uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla,

HMK’nun 114/1-c ve 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (İstanbul BAM 3. HD 2020/697 E 2020/1708 K, Yargıtay 20. HD 2016/6760 E, 2016/8201 K, Yargıtay 20. HD 2016/9773 E, 2016/9963 K, İzmir BAM 14. HD 2017/194 E, 2017/262 K, Adana BAM 9. HD 2019/375 E, 2019/608 K.)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1..DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,

2.Dosyanın daha önce İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğinden dosyanın yargı yeri belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/03/2024 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.