Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/145
Karar No
K. 2020/145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/145 Esas - 2022/215

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2020/145 Esas
KARAR NO: 2022/215
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: 1- .... A.Ş - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: 2-.... A.Ş - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALILAR: 3- .... A.Ş - ...

4.... A.Ş. - ... A.Ş. - ...

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 03/08/2016
KARAR TARİHİ: 03/03/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile önce davalı .... A.Ş arasında daha sonra .... A.Ş ... A.Ş ve ... A.Ş. arasında sayaç okuma açma kapama hizmetlerinin alınması ile ilgili olarak imzalanan sözleşme gereği davalı şirketin davacı müdürlük adına ve kendi çalışanları ile su kapama açma sayaç değiştirme hizmeti yürüttüklerini, söz konusu hizmet sözleşmesi gereğince davalı şiretlere bağlı olarak çalışan işçi ...'un hizmet sözleşmesinen emeklilik nedeniyle sona erdiğini, ancak davalı şirketlerde çalıştığı süre ile ilgili olarak davacı kuruma karşı kıdem tazminatı, fazla mesai, izin ücreti, bayram ve genel tatil ücreti talebi ile ilgili Adana 4. İş Mahkemesi'nin 2013/... Esas sayılı dosyasından alacak talebi ile dava açtığını yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 13/05/2015 tarih ve 2015/... Kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek verilen kararın Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, kurum tarafından ilgili icra dosyasına ödeme yapıldığını tüm bu nedenlerle işçiye 07/09/2015 tarihinde ödenen 117.890,58.-TL 'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin kendilerinde çalıştığı dönem açısından haklarının ödendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın yetkisizlik yönünden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul asliye hukuk mahkemelerine gönderilmesine, Adana 4. İş mahkemesi dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davalı ... vekili dilekçesinde özetle öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine dava dilekçesinin açıklatılmasına aksi halde dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. YARGILAMA USULÜ: 15/03/2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince , mahkememizde açılan 117.890,58 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işçilik tazminatı ödeme sebebiyle davalılardan rucüen alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.

Adana 4.İş Mahkemesinin 2013/... E. 2015/... K. sayılı dosyasının incelenmesinden; davacısının ... olduğu, davalısının mahkememiz davacısı ... Genel Müdürlüğü, mahkememiz davalılarının ise ihbar olunan olduğu, davanın kıdem tazminat, yıllık izin alacağı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti yönünden ksımen kabul edildiği, dosyanın Yargıtay incelemesi neticesinde onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı takip dosyası incelenmesinden; dava dışı işçi vekilinin davacı kurum aleyhine işçilik alacakları yargılama gideri ve vekalet ücreti için ilamlı takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 102.583,95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edildiği, davacı idarenin 07.09.2015 tarihinde icra takibi dosya borcunu harç ve masraflar dahil olmak üzere 117.890,58 TL olarak ödediği dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu dosya yönünden bilirkişi incelemesi yapılmış, tarafların itirazları ve beyanları üzerine kök ve ek raporlar alınmıştır. En son olarak hükme esas alınan 06/12/2021 tarihli raporda özetle; dava dışı işçinin 01/08/1987-01/10/2013 tarihleri arasında davalı taşeron şirketler bünyesinde çalıştığını işçinin İş Mahkemesinde açmış olduğu dava neticesinde verilen karar üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığına icra dosyasında asıl dosyaya yönelik yapılan ödeme dikkate alınarak yapılan hesaplamada; davalı ... A.Ş'nin sözleşmelerde işçinin sosyal haklarından davacı tarafın sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından 20.438,02 TL olarak sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ... A.Ş'nin sözleşmelerde işçinin sosyal haklarından davacı tarafın sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından 12.680,02 TL sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ... A.Ş'nin sözleşmelerde işçinin sosyal haklarından davacı tarafın sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmaması ayrıca davalı şirketin son işveren olup iş akdinin de bu davalı tarafından feshedilmesi sebebiyle yıllık izin alacağının ve ferilerinden sorumlu olması sebebiyle toplam 23.726,48 TL, diğer davalı .... A.Ş'nin dava dışı işçiyi işten çıkarken haklarını ödeyerek ibraname alması sebebiyle sorumlu olduğu bir miktarın olmadığını, geriye kalan günlerde dava dışı işçinin taşeron firmalarda hizmeti bulunmadığından kalan bedellerden ...'nin sorumlu olduğunu rapor etmiştir.

Davacı vekili ile davalı Sistemli vekili işbu hesap raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

Dava konusu olayda da davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.

İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.

Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz.

Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, 2014/38758 E., 2015/35433 K.)

Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; davacı şirket ile davalı şirketler arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında hizmet alımına dair sözleşme ile bu sözlemelere ait teknik şartnameler bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücu talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sözleşme hükümlerine, bundan sonra varsa yine aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla verilmiş mahkeme kararlarına ve genel prensiplerine göre sonuca gidildiği, bu cümleden olmak üzere taraflar arasında işçilere ödenecek ücretlerin kimin tarafından ödeneceği açıkça belirtilmemiş ise ancak ihale kapsamına dahil giderler arasında olmakla davacının davalılardan bu miktarı tam sorumluluk kapsamında talep edebileceği ( Yargıtay 23. Hukuk 2019/1400 E. 2020/2512 K.), dava dışı işçinin çalıştığı diğer dönemlerde kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı asıl işverende olduğunun sözleşmede açıkça belirtilmediği, bu nedenle davalıların tazminat sorumluluğunun tam sorumluluk hesabına göre bilirkişi hesabında ayrı ayrı belirlendiği, davalı ... A.Ş'nin dava dışı işçinin ayrılışını yaparken haklarını ödediği hususunun tespit edildiği,

06/12/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu gözetilerek, ödeme tarihleri de dikkate alınmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR

1.Davanın aşağıdaki davalılar yönünden kısmen kabulü ile, a)23.726,48 TL'nin 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, b)20.438,02 TL'nin 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, c)12.680,02 TL'nin 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

2.Davalı ... A.Ş.'ne karşı açılan davanın reddine,

3.Fazlaya dair istemin reddine,

4.Alınması gereken 3.883,04 TL karar ve ilam harcından, 2.013,28 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.869,76 TL harcın davalı ... A.Ş. dışındaki davalılardan (bu miktarın 946,65 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin, 725,03 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin, 195,08 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin sorumlu tutulmasına) tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 2.013,28 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.042,48 TL'nin davalı ... A.Ş. dışındaki davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

6.Davacı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 8.189,79 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş. dışındaki davalılardan (bu miktarın 3.418,35 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin, 2.944,58 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin, 1.826,86 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT 13/3 Maddesi uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,

8.Davalı .... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 3.418,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,

9.Davacı tarafından yapılan 52 tebligat gideri 728,50 TL, 3 müzekkere gideri 19,50 TL, bilirkişi ücreti 1.150,00 TL olmak üzere toplam 1.898,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 915,17 TL'nin davalılardan (bu miktarın 381,98 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin, 329,04 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin, 204,14 TL'sinden davalı ... AŞ.'nin sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

10.Davalı ... A.Ş. yönünden harcaması yapılan 15 adet tebligat gideri olan 144,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

11.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair,davacı vekili ile davalı Sistemli ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog