7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/16061 E. , 2024/114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/1040 Esas, 2021/1946 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrilme 3.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin anılan kararının sanık ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/3139 Esas, 2022/9812 Karar sayılı ilâmıyla; "..Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin münhasıran nakil vasıtasına yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Araç maliki olduğu belirtilen ...'nın adresi tespit edilip malen sorumlu sıfatı ile duruşmadan haberdar edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hüküm verildiği gözetilerek; nakil aracının kayden maliki dinlenerek ve aracın ... niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/770 Esas, 2023/453 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, lehe olan 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun' un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği hapis cezasından çevrilme 3.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.08.2023 tarihli ve 7-2023/76692 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, beraat karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ... ve temyiz dışı diğer sanıkların Suriye ülkesinden kaçak eşya getirecekleri bilgisi üzerine, .........., gümrük kapısı çıkışında; 01.04.2012 tarihinde sanığın sürücüsü bulunduğu malen sorumlu adına kayıtlı Lada marka otomobilin takip sonucu yakalanmasından sonra arama kararına istinaden yapılan aramada, gizli bölme içerisinde toplam 31 adet çeşitli marka oto yedek parçası ile bagaj kısmında 1 adet dikiş makinası geçirilmiştir.
2.Sanık bozma öncesinde savunmasında; suça konu eşyayı Suriye ülkesinden satın aldığını, aracın muhtelif yerlerine yerleştirdiğini ve Gümrük kapısından geçtiğini, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini beyan ederek suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi imkanının bulunmadığını belirtmiştir.
3.Bozma sonrasında malen sorumlu beyanında; suçta kullanılan nakil aracını sanığa sattığını, devir ve tescilini yaptırmadığını, davaya katılmak istemediğini bildirmiştir.
4.Nakil aracı ile ilgili yapılan keşif icrasında bilirkişi byanında, araçta gizli bölme bulunduğu, taşıma kapasitesine göre eşyanın ağırlıklı bölümünü oluşturduğunu, piyasa değerinin 2.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.
5.Olay tutanağı, savunma ve dosya kapsamına göre suça konu eşyanın gümrük kaçağı olduğu belirlenmiştir.
6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV.GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
2.Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması isabetli bulunmamış, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/770 Esas, 2023/453 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında nakil aracının müsaderesine ilişkin bendindeki "...MÜSADERESİNE..." ibaresinden önce gelmek üzere "....5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.